23 yaşındaki Olivia Rodrigo, üçüncü albümü ‘you seem pretty sad for a girl so in love’ ile aşkın ve umudun iniş çıkışlarını anlatıyor. Albüm, bir ilişkinin ilk heyecanından son hayal kırıklığına kadar olan süreci samimi bir dille işliyor. Rodrigo ayrıca kadın sanatçıları desteklemek için Daisy Chain Fields festivalini hayata geçiriyor.

Saat tam altıda geliyor. Siyah yıpranmış Doc Martens‘leri, mavimsi gri ipek bebek elbisesi, siyah Ray-Ban’ları ve mavi Chateau Marmont şapkasıyla içeri süzülüp yanıma oturuyor. Olivia Rodrigo, Brooklyn’deki küçük bir Fransız restoranında spritz içip tabaklar paylaşırken, her şeyi anlamak istiyor: beyninizi, benim beynimi, hepimizin beynini. Yeni albümü “you seem pretty sad for a girl so in love”, bir ilişkinin ilk çiçeklenmesinden son çürüyüşüne kadar olan süreci bir takvim hassasiyetiyle anlatıyor. 23 yaşındaki Rodrigo, kariyerinin hayranlarının beklediği gibi parıltılı ve 1 numaralarla dolu olmayabileceğini, ama yine de onunla kalmaları gerektiğini kanıtlıyor.
Rodrigo’nun ilk albümü “SOUR” 2021’de yayınlandığında henüz 17 yaşındaydı ve o saf haliyle büyük bir çıkış yakaladı. Ardından gelen “GUTS” ile Weezer, The Cars ve Joan Didion’dan ilham alan bir pop-rock sound’u yakaladı. Şimdi ise üçüncü albümüyle ars gratia artis (sanat sanat içindir) modunda olduğunu gösteriyor. David Byrne, onu “çok dürüst, gerçek, yapmacık değil” olarak tanımlarken, Kim Deal “nevrotik olmayı eğlenceli gösteriyor” diyor.
Rodrigo, “GUTS”ı yazarken çok zorlandığını ve sürekli eleştirileri kafasında duyduğunu itiraf ediyor. “Piyanonun başına oturup Twitter ve Reddit’in ne diyeceğini düşünüyordum” diyor. Ancak bu zorluklar onu daha da güçlendirdi ve yeni albümünde daha derin bir duygusal samimiyet yakalamasını sağladı.
“you seem pretty sad for a girl so in love” klasik bir hikaye anlatıyor: İki kişi derin bir aşk yaşar, sonra aşkları biter. Albümün ilk yarısı baştan çıkarıcı, rüya gibi aşk şarkılarıyla dolu. İkinci yarıda ise bağlılık takıntıya dönüşüyor; kaygılar ve takıntılar iyi bir şeyi yüke çeviriyor. Rodrigo, albümün umutla ilgili olduğunu söylüyor: “İlk yarıda umutlarınız çok yüksek, geleceği hayal ediyorsunuz. Son yarı ise umutlarınızın gerçekleşmeyeceğini anladığınız o ezici duygu.”
Albümün ikinci yarısındaki şarkılar, Rodrigo’nun kendi hatasını sorguladığı parçalar. “the cure” adlı şarkıda, iyi bir ilişkinin kendi güvensizliğini düzeltemeyeceğini anlatıyor. “Birini çok yakından tanıdığınızda, kendinizin sevmediğiniz yönleri ortaya çıkıyor” diyor. Bu, daha önceki albümlerinde olgun bir ilişki deneyimi olmadığı için yazamadığı bir şarkı.
Rodrigo, uzun süredir hayalini kurduğu Daisy Chain Fields festivalini bu yıl hayata geçiriyor. Festivalde kadın sanatçılar ve kadınların öncülük ettiği gruplar yer alacak. Kadroda Chappell Roan, Garbage, Doechii, Bikini Kill gibi isimler var. Net gelirler, Johns Hopkins Center for Indigenous Health, Planned Parenthood ve National Women’s Law Center gibi kuruluşlara bağışlanacak. Rodrigo, “Bunu bir şekilde çağrım olarak hissediyorum” diyor.
Olivia Rodrigo, üçüncü albümüyle hem sanatsal olgunluğunu hem de kişisel gelişimini gözler önüne seriyor. “you seem pretty sad for a girl so in love”, sadece bir aşk albümü değil; aynı zamanda umut, hayal kırıklığı ve kendini keşfetme üzerine derin bir yolculuk. Rodrigo, pop yıldızlığının getirdiği beklentilere meydan okuyarak, kendi kalbinin sesini dinlemeye devam ediyor. Ve belki de en önemlisi, “Hiçbir şey gerçekten o kadar önemli değil” diyerek hayatın hafifliğini hatırlatıyor.
Kaynak: Haber Merkezi