THY, 2,9 milyar dolarlık marka değeriyle tarihi bir zirveye ulaştı. Genel Müdür Ahmet Olmuştur, dünyanın en değerli 100 markası arasına giren ilk Türk markası olmayı hedeflediklerini açıkladı. Premium Ekonomi kabini ve bölgesel uçaklarla büyüme stratejisi nasıl şekillenecek?

Türk Hava Yolları Genel Müdürü Ahmet Olmuştur, 2025 yılında 2,9 milyar dolara ulaşan marka değerini daha da artırmayı hedeflediklerini açıkladı. Şirketin, dünyanın en değerli 100 markası arasına giren ilk Türk markası olma hedefi, havacılık sektöründe büyük yankı uyandırdı. Peki THY bu iddialı hedefe nasıl ulaşacak? İşte detaylar…
THY, son 9 yıldır Türkiye’nin en değerli markası olarak öne çıkıyor. 2025 yılında 2,9 milyar dolarlık marka değeriyle kendi tarihinin en yüksek seviyesine ulaşan şirket, şimdi gözünü daha büyük bir hedefe dikti. Ahmet Olmuştur, bugüne kadar hiçbir hava yolu markasının dünyanın en değerli 100 markası arasına giremediğine dikkat çekerek, bu hedefin iddialı olduğunu ancak başarılabilir olduğunu vurguladı.
Olmuştur, THY’nin hacim odaklı büyümenin yanı sıra değer odaklı büyümeye de ağırlık vereceğini belirtti. Marka değerinin uzun sürede inşa edilen ve kolayca kopyalanamayan bir değer olduğunu ifade eden Olmuştur, müşteri memnuniyetini ve net tavsiye skorunu artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. THY’nin yolcularla temas ettiği 122 deneyim noktası bulunduğunu belirten Olmuştur, internet sitesinden havalimanı işlemlerine, uçak içi deneyimden bagaj teslimine kadar tüm süreçlerin bu stratejinin önemli parçaları olduğunu söyledi.
Marka değerini artırmanın önemli unsurlarından biri de yolcuya sunulan ürünlerin çeşitlendirilmesi. Bu kapsamda THY, Premium Ekonomi kabini üzerinde çalışıyor. Business ve Ekonomi kabinleri arasında konumlandırılacak bu yeni kabin için fizibilite ve hazırlık çalışmaları tamamlandı. Premium Ekonomi‘nin tüm geniş gövde uçak filosunda yaygınlaştırılması hedefleniyor.
THY filosunun gelecekteki ihtiyaçlarına göre yeniden değerlendirildiğini belirten Olmuştur, bölgesel uçak projesinin öncelikli stratejik gündemlerinden biri olduğunu söyledi. Bölgesel uçak ihalesi sürecinin başladığını ve temmuz ayında üreticilere şartnamenin gönderildiğini açıkladı. Bu uçaklar, İstanbul’un coğrafi konumunun sağladığı avantajla Avrupa’da daha sınırlı yolcu potansiyeline sahip şehirlere ulaşımı mümkün kılacak ve İstanbul Havalimanı‘nın aktarma merkezi konumunu güçlendirecek. Bölgesel uçakların filoya katılması için 2028’in ikinci yarısı hedefleniyor.
THY, uçuş ağını genişletmeye devam ediyor. Çin’in Chengdu kentine 11 Kasım’da sefer başlatılacak, Belarus’un başkenti Minsk’e ise 20 Eylül itibarıyla seferler yeniden başlayacak. Çin’deki uçuş sayılarını artırdıklarını ifade eden Olmuştur, Pekin, Şanghay ve Guangzhou’da haftalık 14’er frekansa ulaştıklarını söyledi. Ayrıca THY, geçen yılın aynı dönemine kıyasla ilk kez seyahat eden 1,2 milyon yeni yolcuyu ağırladı.
Kargo, THY için önemli bir gelir ve değer üretim alanı olmaya devam ediyor. Kapasitenin talebin güçlü olduğu pazarlara yönlendirilmesine odaklandıklarını belirten Olmuştur, fiyat dengesini de yakından takip ettiklerini söyledi. Dijital dönüşümde ise TK Asistan uygulaması öne çıkıyor. 100’den fazla dilde kesintisiz hizmet veren uygulama, ilk 7 ayda 2 milyondan fazla konuşma gerçekleştirdi.
Miles&Smiles sadakat programı 25 milyon üyeye ulaştı. Programın sunduğu avantajları daha da zenginleştirmeyi planladıklarını ifade eden Olmuştur, müşteri sadakatinin sürdürülebilir büyüme açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Turkish Airlines Holidays ile uçuş, otel ve transfer hizmetlerinin tek platformda sunulduğu hatırlatıldı.
Ahmet Olmuştur, kariyer yolculuğundan da bahsederek, 2000 yılında Çağrı Merkezi’nde başladığı THY serüveninde Gelir Yönetimi Başkanlığı’nda uzman olarak devam ettiğini ve farklı kademelerde görev aldığını anlattı. Çalışanların fikir ve hayallerinin müşteri deneyimini geliştirmede önemli rol oynadığını belirten Olmuştur, THY’nin dünyanın en çok tavsiye edilen hava yolu markası olma hedefinde çalışanların katkısının büyük olduğunu kaydetti.
THY’nin dünyanın en değerli 100 markası arasına girme hedefi, markanın iddialı büyüme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Değer odaklı büyüme, yeni ürünler, küresel ağ genişlemesi ve dijital dönüşüm yatırımlarıyla THY, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli hava yolu markalarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Marka değerini artırmaya yönelik bu kapsamlı çalışmalar, şirketin gelecekteki performansına da olumlu yansıyacak gibi görünüyor.
Kaynak: BHA Ekonomi