Mart ayı ihracat rakamları açıklandı! Otomotiv sektörü 3,3 milyar dolarla liderliğini korurken, gemi ve yat sektörü %179,7’lik artışla rekor kırdı. En çok ihracat yapılan ülke ise Almanya oldu.

Türkiye’nin dış ticaret rotasında Mart ayı verileri netleşirken, ihracatın lokomotifi bir kez daha otomotiv endüstrisi oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan güncel verilere göre, küresel pazarlardaki dalgalanmalara rağmen Türk otomotiv sektörü, sergilediği performansla zirvedeki yerini korudu. Mart ayında gerçekleştirilen devasa dış satım rakamları, sanayi grubundaki stratejik önemi bir kez daha tescillerken, bazı alt sektörlerde yaşanan rekor artışlar dikkat çekti.
Sektörel Lider: Otomotiv endüstrisi, Mart ayında 3,3 milyar dolarlık ihracatla birinci sırada yer aldı.
Takipçi Sektörler: Kimyevi maddeler 3 milyar dolarla ikinci, çelik sektörü 1,6 milyar dolarla üçüncü oldu.
Rekor Büyüme: Gemi, yat ve hizmetleri sektörü, yüzde 179,7’lik devasa artış oranıyla ayın en hızlı büyüyen kalemi oldu.
Ana Pazar: Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke 1,6 milyar dolarla yine Almanya oldu.
Türkiye’nin üretim gücü ve kalitesiyle dünya devleriyle yarıştığı otomotiv endüstrisi, 2026 yılı Mart ayında 3,3 milyar dolarlık dış satıma imza atarak ihracat listesinin en üst basamağına yerleşti. Sektör, teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarının karşılığını küresel taleple almaya devam ediyor. TİM verilerine göre, sanayi grubunun amiral gemisi olan otomotiv, toplam ihracat rakamları içerisinde belirleyici rol oynamayı sürdürüyor.
Otomotiv sektörünü yakından takip eden kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü ise 3 milyar dolarlık ihracat hacmiyle gücünü korudu. Türkiye’nin endüstriyel çeşitliliğini yansıtan bu tabloda, çelik sektörü 1,6 milyar dolarlık performansıyla üçüncü sıradaki yerini aldı. Ancak Mart ayının asıl sürprizi, oransal bazda yaşanan muazzam sıçrama ile denizcilik sektöründen geldi. Gemi, yat ve hizmetleri sektörü, geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla yüzde 179,7 büyüyerek ihracatın en dinamik alanı olarak kayıtlara geçti.
Türkiye ihracatının genel yapısını incelediğimizde, Mart ayında karmaşık bir tabloyla karşılaşıyoruz. Toplam ihracatın yüzde 81,9‘unu göğüsleyen sanayi grubu, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 3,3‘lük bir daralma yaşayarak 15,9 milyar dolar seviyesinde kaldı. Küresel ekonomik yavaşlama ve talep daralması, sanayi ihracatındaki bu hafif düşüşün temel nedeni olarak görülüyor.
Benzer bir durum tarım grubunda da yaşandı. İhracatın yüzde 15,2‘sini temsil eden tarım sektörü, yüzde 5,3’lük bir azalışla 3 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Buna karşın, madencilik grubu Mart ayında parlayan bir diğer alan oldu. İhracatın yüzde 2,9‘unu oluşturan bu grup, yüzde 16 artış göstererek 571,4 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdi. Madencilikteki bu ivme, ham madde fiyatlarındaki değişimler ve artan dış talebin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Türkiye’nin dış ticaretindeki geleneksel ağırlığı, Mart ayında da değişmedi. En fazla ihracat yapılan ülkeler listesinin başında, güçlü ticari bağlarımızın bulunduğu Almanya yer aldı. Alman pazarına gerçekleştirilen 1,6 milyar dolarlık satış, Türkiye’nin Avrupa ekonomisindeki stratejik ortaklığını pekiştirdi. Almanya’yı sırasıyla 1,2 milyar dolarla İtalya ve 1,1 milyar dolarla Amerika Birleşik Devletleri takip etti.
Pazar çeşitliliği açısından bakıldığında, Türkiye’nin küresel bir oyuncu olduğu net bir şekilde görülüyor. Mart ayı boyunca 125 ülkeye yapılan ihracat artarken, 98 ülkede ise düşüş yaşandı. Bu durum, Türkiye’nin tek bir pazara bağımlı kalmadan, jeopolitik riskleri dağıtarak yoluna devam ettiğini gösteriyor. Otomotiv sektörü ve diğer sanayi kollarının bu geniş coğrafyadaki etkinliği, yılın geri kalanı için de umut verici bir sinyal olarak okunuyor.
Türkiye’nin sanayi ve ticaret başkenti İstanbul, Mart ayı ihracat rakamlarında da rakiplerine dev bir fark atarak liderliğini sürdürdü. İller bazında yapılan değerlendirmeye göre İstanbul, tek başına 7,3 milyar dolarlık dış satım gerçekleştirerek Türkiye toplam ihracatının neredeyse yarısına yakınına imza attı. İstanbul’u, otomotiv ve yan sanayinin merkezi konumundaki Kocaeli 2,2 milyar dolarla takip ederken, savunma sanayii ve teknoloji yatırımlarıyla öne çıkan Ankara 1,7 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı.
Bu üç ilin performansı, Türkiye’nin üretim aksının Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde ne kadar güçlü bir şekilde kümelendiğini bir kez daha kanıtladı. Özellikle Kocaeli’deki otomotiv fabrikalarının Mart ayındaki yoğun mesaisi, sektörün genel birinciliğinde anahtar rol oynadı. Ankara ise yüksek katma değerli ürün ihracatıyla dikkat çekerek, geleneksel sanayi illeri arasındaki yerini sağlamlaştırdı.
Mart ayı verilerinin en çarpıcı noktası, hiç şüphesiz gemi, yat ve hizmetleri sektöründe yaşanan yüzde 179,7’lik rekor artış oldu. Türkiye’nin tersanelerinde üretilen yüksek teknolojili balıkçı gemileri, römorkörler ve lüks yatlar, dünya pazarında aranan markalar haline geldi. Sektör temsilcileri, bu devasa büyümenin tesadüf olmadığını, uzun vadeli siparişlerin teslimat dönemine denk gelmesiyle bu rakamların yakalandığını belirtiyor.
Otomotiv sektörü 3,3 milyar dolarla hacimsel liderliğini korurken, gemi ve yat sektörünün oransal bazdaki bu atağı, Türkiye’nin ihracat kompozisyonunun çeşitlendiğini gösteriyor. Savunma sanayiinden madenciliğe kadar geniş bir yelpazede süren bu hareketlilik, dış ticaret açığının kapatılması noktasında umut verici bir tablo sunuyor. Ayrıca, Mart ayında döviz paritesindeki (Euro/Dolar) değişimlerin ihracatçının lehine işlemesi, toplam rakama 682 milyon dolarlık ek bir katkı sağladı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Mart ayı verileri, Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki güvenilir liman olma özelliğini koruduğunu gösteriyor. Almanya, İtalya ve ABD gibi dev ekonomilere yapılan ihracatın milyar dolar sınırlarını aşması, Türk ürünlerine olan talebin nitelikli bir şekilde devam ettiğini kanıtlıyor. TİM yetkilileri, yılın ikinci çeyreğinde özellikle sanayi grubundaki hafif daralmanın yerini yükselişe bırakacağını öngörüyor.
Otomotiv endüstrisi, yılın geri kalanında elektrikli araç üretimi ve yeni nesil mobilite çözümleriyle ihracattaki şampiyonluğunu perçinlemeyi hedefliyor. Madencilik grubundaki yüzde 16’lık artış ise, Türkiye’nin ham madde ve işlenmiş cevher ihracatında yeni pazarlara açıldığının sinyalini veriyor. Türkiye, 125 ülkeye yaptığı ihracatı artırarak jeopolitik risklere karşı direncini ölçmüş oldu. İhracatçıların ana hedefi, katma değeri yüksek ürünlerle kilogram başına düşen ihracat birim değerini yukarı çekmek olacak.
Kaynak: BHA