Tahsil edilemeyen alacaklarda ödenen KDV’nin iadesi mümkün, ancak şartlar var. 2019 düzenlemesiyle değersiz alacaklarda KDV indirimi yapılabiliyor. Peki, hangi belgeler gerekli? İşte detaylar.

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Şevket Koç, tahsil edilemeyen alacaklarda KDV uygulamasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Ticari hayatın en büyük risklerinden biri olan tahsil edilemeyen alacaklar, sadece ana para kaybı değil, aynı zamanda ödenen KDV yüküyle de işletmeleri zorluyor. Peki, daha önce devlete ödenen bu KDV geri alınabilir mi? İşte cevabı.
KDV sisteminde vergi, mal teslimi veya hizmet ifası anında doğar. Yani fatura kesildiği anda KDV beyan edilip ödenmek zorundadır. Bedelin tahsil edilip edilmediği bu aşamada önem taşımaz. Örneğin, 100.000 TL’lik bir hizmet faturası kesildiğinde KDV ödenir, ancak müşteri ödeme yapmazsa işletme hem alacağını hem de KDV’yi kaybeder. 2019 yılında yapılan düzenleme bu mağduriyeti gidermeyi hedefliyor.
7104 sayılı Kanun ile tahsil edilemeyen alacaklara ilişkin KDV’nin indirim konusu yapılabilmesi mümkün hale geldi. Ancak her alacak aynı kapsamda değerlendirilmiyor. Mevzuat iki kavram öngörüyor: şüpheli alacak ve değersiz alacak.
Alacağın tahsilinde sorun yaşanmakta ancak tamamen kaybedilmiş sayılmamaktadır. Dava açılması, icra takibi gibi hukuki süreçler devam ediyorsa alacak şüphelidir. Bu durumda KDV indirimi mümkün değildir, ancak KDV tutarı gider olarak yazılabilir, böylece dolaylı vergi avantajı sağlanır.
Tahsil imkânı tamamen ortadan kalktığında ve bu resmi belgelerle kanıtlandığında alacak değersiz hale gelir. Mahkeme kararı, aciz vesikası, iflas belgesi gibi evraklarla ödenmiş KDV’nin indirimi mümkün. Ancak daha önce şüpheli alacak olarak gider yazılmışsa, indirim öncesinde bu tutarın gelir kaydedilmesi gerekir. Mükerrer fayda yasaktır.
Fiili durum hukuki durumla karıştırılmamalıdır. Borçlunun telefonlara çıkmaması veya işyerini kapatması yeterli değildir. Vergi mevzuatı resmi belge arar. Şüpheli alacak için dava dosyası, değersiz alacak için mahkeme kararı gibi evraklar zorunludur. Belgesiz işlemler vergi incelemesinde risk oluşturur.
Tahsil edilemeyen alacaklar işletmelerin nakit akışını bozar ve vergi yükünü artırır. Ancak 2019 düzenlemesiyle, değersiz hale geldiği resmi olarak ispatlanan alacaklarda ödenmiş KDV’nin iadesi mümkün. Doğru hukuki nitelik tespiti ve belge temini kritik. Unutmayın, her tahsil edilemeyen alacak için KDV geri alınamaz, ancak şartlar sağlanırsa yol açıktır.
Kaynak: BHA