Malatya’da düzenlenen Gastronomi Festivali, Türkiye’de bir ilke sahne olmaya hazırlanıyor. 160 parçalık tarihi koleksiyonla kurulacak olan Yoğurt Müzesi için ilk adımlar atıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve Vali Seddar Yavuz’un katılımıyla gerçekleşen festival, sadece ilk gününde 180 bin ziyaretçiyi ağırlayarak kendi rekorunu kırdı.

Anadolu’nun kadim lezzet duraklarından biri olan Malatya, tarih sahnesinde yepyeni bir kültürel atılıma imza atmaya hazırlanıyor. Gastronomi Festivali coşkusunun tüm şehri sardığı bu günlerde, hem yöresel mutfak kültürünün tanıtılması hem de tarihi mirasın korunması adına, etki alanı tüm Türkiye’ye yayılacak dev bir adım atıldı.
Madde Başlığı 1: Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Yoğurt Müzesi, Malatya’nın kültürel hafızasını ve gastronomik zenginliğini ulusal arenaya taşıyacak.
Madde Başlığı 2: 160 nadide parçadan oluşan geleneksel yoğurt yapım ve saklama araçları koleksiyonu, bu özel müzenin temel envanterini oluşturacak.
Binlerce yıllık geçmişiyle farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan, Doğu Anadolu Bölgesi’nin kadim kenti Malatya, bugünlerde eşine az rastlanır bir festival heyecanı yaşıyor. Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından büyük bir vizyon ve titizlikle organize edilen, şehrin dört bir yanından yoğun katılıma sahne olan Gastronomi Festivali, kentin tarihi dokusunu, yüksek turizm potansiyelini ve son derece zengin Anadolu mutfak kültürünü yerel halkla ve dışarıdan gelen misafirlerle buluşturmaya devam ediyor.
Özellikle etkinliklerin kalbinin attığı geniş yeşil alanlara sahip Yüzüncü Yıl Kent Parkı içerisinde, proje kapsamında özel olarak tasarlanan ve inşa edilen Gastronomi ve Kültür Sokağı, festivalin en çok ziyaretçi akınına uğrayan ve en çok ilgi gören alanlarının başında geliyor. Ziyaretçiler, özenle kurulan bu sokakta, geçmişten günümüze uzanan köklü bir gastronomik yolculuğa çıkarken, kentin kültürel ve sosyolojik kodlarını da yerinde, çok daha yakından tanıma fırsatı buluyorlar.
Kentin tanıtımı açısından büyük önem taşıyan bu Gastronomi Festivalini şehre kazandıran ve tüm hazırlık sürecini yakından takip eden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile kentin mülki idare amiri Malatya Valisi Seddar Yavuz, dev etkinlik alanını bizzat ziyaret ederek vatandaşların yoğun ilgisine ve coşkusuna ortak oldu. Gastronomi ve Kültür Sokağı güzergahı boyunca konumlandırılan, kentin farklı ilçe belediyeleri tarafından kurulan ve desteklenen yöresel ürün stantlarını tek tek gezen yerel yöneticiler; esnaftan, üreticilerden sergilenen ürünler ve yürütülen kültürel çalışmalar hakkında kapsamlı bilgiler aldılar.
Festival alanında, geleneğin teknoloji ile harmanlandığı dikkat çekici bir an da yaşandı. Başkan Sami Er ve Vali Seddar Yavuz, stant ziyaretleri esnasında etkinlik meydanında sergilenen, Türkiye’nin yerli ve milli otomobili TOGG’un yeni model aracını da incelediler.
Dev organizasyonun sadece yeme-içme stantlarından ibaret olmadığını, derin bir felsefi ve tarihi alt yapısı olduğunu gösteren en kıymetli etkinliklerden biri de düzenlenen akademik paneller oldu. Stant ziyaretlerinin hemen ardından protokol üyeleri, etkinlik resmi takvimi kapsamında organize edilen, ‘İpek Yolu’nun Malatya Durağında Tahıl ve Yoğurdun Hikâyesi’ konulu çok özel panele katılım sağladı.
Panelin ana konuşmacısı olarak kürsüye çıkan, saygın gastronom ve araştırmacı Süleyman Dilsiz, salonu dolduran katılımcılara derinlikli bir tarihi perspektif sundu. Konuşmasında, Malatya’nın tarih boyunca sahip olduğu jeopolitik önemi vurgulayan uzman isim, kentin çok önemli ulaşım ve uluslararası ticaret yollarının tam kesişim noktasında bulunduğuna dikkati çekti. Dilsiz, bilhassa tarihin en büyük ticaret ağı olan İpek Yolu üzerindeki kilit rolün, Malatya mutfağının zenginleşmesindeki baş aktör olduğunu kaydetti.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Düzenlenen panelin en vizyoner ve dikkat çekici açıklaması ise araştırmacı yazar Süleyman Dilsiz’in kamuoyuyla paylaştığı büyük müjde oldu. Yıllara yayılan titiz etnografik araştırmalar sonucunda toplanan, geçmiş dönemlere ait tam 160 parçadan oluşan devasa bir yoğurt yapım ve kullanım araçları koleksiyonu olduğunu belirten Dilsiz, bu eşsiz kültürel mirasın artık gün yüzüne çıkması gerektiğini savundu.
Bu paha biçilemez tarihi koleksiyonun sergileneceği, alanında Türkiye’de bir ilk olma unvanını taşıyacak olan yeni bir Yoğurt Müzesi kurulması hedefi büyük heyecan yarattı. Bu dev müzecilik projesi için kentin inşasına büyük emek veren Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile stratejik ve ortak bir çalışma yürütebileceklerini açıklayan Dilsiz, kentin kültürel belleğine yapılacak bu büyük katkının, turizm farkındalığı açısından da bir mihenk taşı olacağını vurguladı.
Araştırmacı Süleyman Dilsiz’in paneldeki konuşmasında dikkat çektiği en hassas ve umut verici hususlardan biri de şüphesiz Malatya’nın deprem sonrası yeniden toparlanma süreci oldu. Yaşanan büyük felaketin ardından, kentin gösterdiği olağanüstü direnç ve yerel yönetimlerin hızlı reaksiyonu, dışarıdan gelen misafirlerin de takdirini topluyor. Şehre adım attığı andan itibaren “deprem geçirmiş bir şehre geldim hissine kapılmadığını” açıkça ifade eden Dilsiz, yürütülen iyileştirme ve altyapı çalışmalarının ne denli kıymetli ve başarılı olduğunu vurguladı.
Bu tür geniş çaplı kültürel organizasyonlar, sadece kentin ekonomisine can suyu olmakla kalmıyor, aynı zamanda bölge halkının sosyolojik iyileşme ve moral motivasyon süreçleri için de son derece kritik bir rehabilitasyon işlevi görüyor. Gündelik yaşamın rutinine hızla dönen kent, sosyal etkinlikler ve festivaller aracılığıyla yaşama sıkı sıkıya tutunduğunu tüm ülkeye kanıtlıyor.
Panel etkinliklerinin sona ermesinin ardından ise kültürel kaynaşmanın güzel bir örneği sergilendi. Yöresel lezzetlerin başrolde olduğu festivalde, katılımcı vatandaşlara yönelik sürpriz bir pizza ikramında bulunulması, etkinliğin sadece yerel değil, küresel mutfak kültürlerine de açık, kucaklayıcı gastronomik vizyonunu gözler önüne serdi.
Festivalin ve kentin yeniden yapılanma sürecinin mimarlarından olan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, şehrin tanıtımı ve küresel turizm pastasından alacağı pay açısından gastronomik unsurların taşıdığı devasa potansiyele dikkat çekti. Şehrin yeniden inşa ve ihya sürecinde hayata geçirilen bu tür geniş çaplı etkinliklerin, bölgede ciddi kalıcı bir turizm farkındalığı oluşturduğu belirtildi.
Başkan Er’in vizyoner yaklaşımıyla öne çıkan en önemli somut kurumsal adımlardan biri de yakın zamanda kente kazandırılan Gastronomi Merkezi ve Malatya Mutfak Sanatları Merkezi oldu. Bu stratejik merkezler, sıradan birer sunum alanı olmanın çok ötesinde konumlanıyor. Malatya mutfağının bilimsel bir zeminde incelendiği, kaybolmaya yüz tutmuş yüzlerce yıllık geleneksel tariflerin arşivlendiği ve kentin gastronomi turizmine hizmet edecek yeni nesil uzmanların, şeflerin yetiştirildiği birer kültür akademisi olarak Malatya’yı geleceğe taşıma misyonunu üstleniyor. Başkan Er, tüm bu projelerin ve Gastronomi Festivali’nin nihai amacının, kentin sahip olduğu benzersiz değerleri daha geniş, uluslararası kitlelere ulaştırmak olduğunun altını çizdi.
Etkinliğin ulaştığı muazzam kitle ve organizasyonun hacmi hakkında en çarpıcı istatistiksel veriler ise Malatya Valisi Seddar Yavuz tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda bu yıl ikincisi organize edilen ve Türkiye’nin en büyük, en kapsamlı sanatsal rotalarından biri haline gelen Kültür Yolu Festivali, Malatya durağında bu sene yöresel gastronomi konseptiyle daha da zenginleştirildi.
Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen organizasyonda tüm festival süreci boyunca toplam 400 bin katılımcı ağırlanırken, bu yıl elde edilen ilk veriler kentin turizm potansiyelinde muazzam bir sıçramaya işaret ediyor. Vali Yavuz’un paylaştığı resmi rakamlara göre, festivalin sadece ilk gününde yaklaşık 180 bin vatandaş etkinlik alanlarına akın ederek büyük bir coşkuya ortak oldu. Matematiksel olarak bu tablo, festivalin kalan günlerinde geçmiş yılların rakamlarının katlanarak aşılacağının ve kırılması zor bir ziyaretçi rekoruna ulaşılacağının en net ve sevindirici göstergesi olarak okunuyor.
Binlerce yıllık birikimiyle şekillenen şehrin geleneksel mutfağını, zengin tarihi değerlerini ve sahip olduğu benzersiz kültürel mirası tüm dünyaya tanıtmayı amaçlayan Gastronomi Festivali, ilerleyen günlerde de çok çeşitli paneller, tadım etkinlikleri, atölye çalışmaları ve renkli şovlarla kentin nabzını tutmaya, Malatya’yı bir lezzet ve kültür başkenti yapma yolunda hızla ilerlemeye devam edecek.
Kaynak: BHA