İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TBMM’de bakanların yemin törenini engellemeye çalışan CHP grubuna sert tepki gösterdi: “Devlet ciddiyetinden yoksun bir saygısızlık.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yeni atanan bakanların yemin töreni sırasında yaşanan protestolar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın sert tepkisiyle karşılaştı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yemin merasimi öncesinde CHP Grubu tarafından sergilenen tutumu yazılı bir açıklamayla kınadı. Duran, ana muhalefet partisinin sergilediği bu tavrın milli iradeye ve demokratik teamüllere bir saldırı niteliği taşıdığını vurguladı.
Olayın Meclis Safhası: Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yemin töreni sırasında CHP’li milletvekillerinin engelleme girişimi.
Burhanettin Duran’ın Nitelemesi: “Demokratik teamüllerle bağdaşmayan, devlet ciddiyetinden yoksun bir saygısızlık.”
Siyasi Rekabet Tanımı: Duran, meşru süreçleri sabote etmenin siyasi rekabet değil, demokrasiye saldırı olduğunu belirtti.
Gazi Meclis Vurgusu: Meclis vakarının korunmasının tüm siyasi partilerin ortak görevi olduğu hatırlatıldı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TBMM Genel Kurulu’nda yaşanan olayların ardından yaptığı değerlendirmede, parlamenter sistemin işleyişine vurgu yaptı. Yeni atanan bakanların anayasal bir zorunluluk olarak kürsüye çıkıp yemin etmelerinin engellenmeye çalışılmasını “sorumluluktan uzak bir yaklaşım” olarak tanımlayan Duran, bu tür eylemlerin Gazi Meclis’in ruhuna zarar verdiğini ifade etti.
TBMM yemin töreni tepkisi kapsamında açıklama yapan Duran, demokratik toplumlarda eleştirinin meşru olduğunu ancak devlet mekanizmalarının işleyişini sekteye uğratmanın kabul edilemez olduğunu belirtti. Duran, “CHP grubunun, Adalet ve İçişleri Bakanlarımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yemin etmesini engellemeye yönelik girişimi; demokratik teamüllerle bağdaşmayan bir tutumdur” sözleriyle, siyasetin sınırlarının devlet gelenekleri tarafından çizilmesi gerektiğine işaret etti.
Duran’ın açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri de “Meclis Vakarı” oldu. TBMM’nin milli iradenin tecelligahı olduğunu hatırlatan İletişim Başkanı, hiçbir siyasi grubun kendi ideolojik veya konjonktürel çıkarları uğruna Meclis’in çalışma düzenini bozmaya hakkı olmadığını savundu. Siyasi partilerin asıl görevinin Gazi Meclis’in demokratik ortamını korumak olduğunu belirten Duran, meşru süreçlerin sabote edilmesinin demokrasiye olan güveni sarsacağını dile getirdi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, açıklamasını milli irade vurgusuyla tamamladı. Hiçbir girişimin Meclis çalışmalarını gölgelememesi gerektiğini belirten Duran, kamuoyunun bu tür yaklaşımları ferasetle değerlendirdiğini kaydetti. Bakanların görevlerine başlaması için gerekli olan hukuki sürecin engellenmeye çalışılmasının toplumsal kutuplaşmayı artırabileceği uyarısında bulunan Duran, tüm siyasi aktörleri devlet ciddiyetine davet etti.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın açıklamaları, Ankara’daki siyasi atmosferde “devlet adamlığı” ve “parlamenter gelenek” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Duran, Adalet ve İçişleri Bakanlarının yemin törenindeki protestoyu sadece bir muhalefet biçimi olarak değil, doğrudan devletin işleyişine yönelik bir aksatma girişimi olarak nitelendirdi. TBMM yemin töreni tepkisi çerçevesinde, anayasal bir sürecin icrasına fiziksel veya sözlü engelleme getirilmesinin, seçmen iradesine dayanan yürütme erkinin meşruiyetine gölge düşürme çabası olduğu vurgulandı.
İletişim Başkanı, siyasi rekabetin Meclis çatısı altında kanun teklifleri, önergeler ve genel kurul konuşmalarıyla yürütülmesi gerektiğini belirterek; törensel süreçlerin sabote edilmesinin siyasi etiğe aykırı olduğunun altını çizdi. Duran’a göre, milletin temsilcilerinin bulunduğu bir platformda nezaket kurallarının hiçe sayılması, parlamentonun itibarını zayıflatan bir unsur olarak kayıtlara geçmektedir.
Burhanettin Duran, açıklamasının satır aralarında muhalefetin bu tutumunun “demokrasiye bir saldırı” olduğunu ifade ederek çıtayı yükseltti. Seçimle iş başına gelmiş bir Cumhurbaşkanı tarafından atanan kabine üyelerinin, mecliste yemin etme haklarının engellenmesinin, aslında halkın seçimine duyulan bir saygısızlık olduğu mesajını verdi. Duran, “Meşru süreçleri sabote etmeye çalışmak siyasi rekabet değil, demokrasimize saldırıdır” diyerek, protestoların sınırının hukuk ve meşruiyet olması gerektiğini savundu.
Bu durumun, Türkiye’nin uluslararası alandaki demokratik imajına da zarar verebileceğine dikkat çeken İletişim Başkanı, Gazi Meclis’in huzurunun her şeyin üzerinde tutulması gerektiğini belirtti. Duran’ın bu sert çıkışı, önümüzdeki günlerde iktidar ve muhalefet arasındaki diyalog kanallarının nasıl şekilleneceğine dair önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın “Hiçbir girişim, millî iradenin tecelligahı olan Gazi Meclis’imizin çalışmalarını gölgelememelidir” şeklindeki kapanış cümlesi, devletin kurumları arasındaki hiyerarşinin ve karşılıklı saygının önemini bir kez daha hatırlattı. Duran, siyasi partileri Meclis’in vakarına uygun davranmaya ve demokratik olgunluk sergilemeye davet ederek; gerilim siyasetinin değil, hizmet ve çözüm odaklı siyasetin kazandığı bir zemin arzusunu dile getirdi.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı