Milli Savunma Bakanlığı duyurdu: Suriye hükümeti Halep’te kontrolü tamamen sağladı. Operasyon başarıyla tamamlanırken, Türkiye’den “Tek Devlet, Tek Ordu” vurgusu ve iş birliği mesajı geldi. İşte detaylar…

Orta Doğu’nun kalbi olarak nitelendirilen ve uzun süredir istikrarsızlıkla boğuşan Suriye’de, dengeleri değiştiren çok önemli bir gelişme yaşandı. Türkiye’nin hemen yanı başında cereyan eden ve sınır güvenliğimizi doğrudan etkileyen olaylara dair Milli Savunma Bakanlığı (MSB), kamuoyunu aydınlatan kapsamlı bir açıklama yaptı. Suriye hükümetinin, ülkenin en büyük ikinci şehri olan Halep’te kamu düzenini sağlamak adına başlattığı Halep operasyonu, başarıyla sonuçlandı. MSB’nin resmi bilgilendirmesine göre, bölgedeki terör unsurlarına karşı yürütülen bu kararlı mücadele neticesinde şehirde kontrol tamamen Suriye hükümetinin eline geçti. Bu gelişme, bölgedeki güvenlik mimarisinin yeniden şekillenmesi ve “tek devlet” otoritesinin sağlanması adına tarihi bir dönemeç olarak nitelendiriliyor.
Operasyon Tamamlandı: Suriye hükümeti, Halep’teki terörle mücadele operasyonunu başarıyla tamamlayarak şehrin kontrolünü sağladı.
Hedef Sadece Teröristler: MSB, operasyonun yalnızca terör unsurlarını hedef aldığını ve kamu düzenini tesis etmeyi amaçladığını bildirdi.
Türkiye’den Destek Mesajı: “Tek devlet, tek ordu” ilkesi çerçevesinde, talep edilmesi halinde terörle mücadeleye destek verileceği vurgulandı.
Yıllardır iç savaşın ve terör örgütlerinin gölgesinde kalan Halep, stratejik konumu ve tarihsel derinliğiyle her zaman bölgenin kilit noktalarından biri olmuştur. Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Suriye hükümetinin Halep’te yürüttüğü operasyonun temel amacının “kamu düzeni ve can güvenliğini sağlamak” olduğu özellikle belirtildi. Bir devletin asli görevi olan vatandaşının can ve mal güvenliğini koruma refleksi, bu operasyonun meşruiyet zeminini oluşturuyor.
Bakanlık kaynakları, operasyonun sahadaki yansımasını değerlendirirken, hedefin sivil halk veya belirli bir etnik grup olmadığının altını çizdi. Aksine, Suriye hükümetinin ülkedeki tüm etnik gruplara karşı “eşitlik ilkesi” çerçevesinde yaklaştığı ve toplumsal birlik ile bütünlüğü yeniden inşa etmeye yönelik faaliyetlerini sürdürdüğü ifade edildi. Halep sokaklarında devlet otoritesinin yeniden hissedilmesi, kaosun yerini düzene bırakması açısından bölge halkı için de yeni bir umut ışığı anlamına geliyor. Terör unsurlarının temizlenmesiyle birlikte, şehrin ticari ve sosyal hayatının da normalleşme sürecine girmesi bekleniyor.
MSB’nin açıklamasındaki en dikkat çekici vurgulardan biri de Türkiye’nin güvenlik perspektifine dairdi. Sınır komşumuzda yaşanan her türlü güvenlik zafiyetinin veya terör yapılanmasının, doğrudan Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit ettiği gerçeği bir kez daha hatırlatıldı. Bakanlık, “Suriye’nin güvenliğinin Türkiye’nin güvenliğinden ayrı görülmediği” tezini güçlü bir şekilde işleyerek, iki ülke arasındaki kader birliğine işaret etti.
Bu yaklaşım, Ankara’nın sınırın öte tarafına sadece “dış politika” olarak bakmadığını, meseleyi bir “iç güvenlik” hassasiyetiyle ele aldığını gösteriyor. Halep’te sağlanan istikrarın, Türkiye’ye yönelebilecek göç dalgalarını önleme ve sınır hattındaki terör koridorunu parçalama noktasında hayati bir rol oynayacağı aşikar. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, aslında Türkiye’nin güney sınırlarının da güvence altına alınması demektir.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
- Halep’in Önemi: Halep, tarih boyunca İpek Yolu’nun en önemli duraklarından biri olmuş, Osmanlı döneminde de bölgenin ticaret merkezi sayılmıştır. Türkiye sınırına sadece 50-60 km mesafede olması, şehri stratejik açıdan hayati kılar.
- Tek Ordu İlkesi: Bir ülkede, devletin silahlı kuvvetleri dışında hiçbir silahlı grubun (milis, terör örgütü vb.) barınamaması prensibidir. Bu, egemenliğin ve istikrarın temel şartıdır.
Açıklamanın diplomatik ve askeri doktrin açısından en kritik bölümü ise “Tek devlet, tek ordu” ilkesine yapılan vurguydu. Milli Savunma Bakanlığı, Suriye’nin parçalı yapıdan kurtulup, merkezi otoritenin hakim olduğu üniter bir yapıya kavuşmasını desteklediğini net bir dille ifade etti. Bir ülkede birden fazla silahlı gücün, terör örgütünün veya otonom yapının bulunması, o ülkenin toprak bütünlüğünü tehdit eden en büyük unsurdur.
Türkiye, bu ilke doğrultusunda Suriye hükümetine açık bir çek de uzattı. Bakanlık, Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle yürütülen mücadeleye “talep edilmesi halinde” destek verilmeye devam edileceğini belirtti. Bu ifade, Türkiye’nin terörle mücadelede uluslararası iş birliğine ve bölgesel mekanizmalara ne kadar açık olduğunu gösteriyor.
Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamasında üzerinde durulan “toprak bütünlüğü” kavramı, sadece diplomatik bir temenni değil, bölgedeki terör tehdidini kaynağında kurutacak en etkili formüldür. Yıllardır otorite boşluğundan faydalanarak palazlanan terör örgütleri, parçalanmış haritaları ve gri alanları severler. Halep’te Suriye hükümetinin kontrolü tam anlamıyla sağlaması, bu gri alanların yok edilmesi anlamına geliyor. Bir devletin kendi egemenlik sahasında kontrolü ele alması, o bölgeyi üs olarak kullanmaya çalışan yasa dışı yapıların hareket alanını sıfıra indirir.
Türkiye’nin “Tek Devlet” vurgusu, sınırımızın hemen güneyinde oluşturulmaya çalışılan yapay devletçiklere ve terör koridorlarına karşı da en net cevaptır. Suriye’nin kuzeyinde veya iç kesimlerinde, merkezi hükümetten bağımsız hareket eden silahlı yapıların varlığı, Türkiye için her zaman potansiyel bir tehdit unsuru olmuştur. MSB’nin bu son açıklaması, Türkiye’nin tercihinin kaotik bir parçalanmadan yana değil, muhatap alınabilecek, sınırlarına hakim, güçlü ve üniter bir Suriye’den yana olduğunu gösteriyor. Halep’teki bu başarı, bu vizyonun sahada uygulanabilir olduğunu kanıtlaması açısından kritik bir emsal teşkil ediyor.
Operasyonun askeri başarısı kadar, sonrasında kurulacak toplumsal düzen de kalıcı istikrar için hayati önem taşıyor. MSB’nin açıklamasında yer alan “tüm etnik gruplara karşı eşitlik ilkesi” ibaresi, Halep’in geleceği için bir yol haritası niteliğinde. Bir şehrin veya ülkenin huzura kavuşması, sadece silahların susmasıyla değil, o coğrafyada yaşayan Arap, Kürt, Türkmen ve diğer unsurların devlet şemsiyesi altında eşit haklara sahip olmasıyla mümkündür.
Suriye hükümetinin Halep’te bu prensiple hareket etmesi, geçmişte yaşanan acıların sarılması ve toplumsal dokunun onarılması adına büyük bir fırsat sunuyor. Türkiye, bölgedeki demografik yapının değiştirilmesine veya belirli bir grubun diğerleri üzerinde tahakküm kurmasına her zaman karşı çıkmıştır. Halep örneğinde olduğu gibi, kapsayıcı bir yönetim anlayışının sergilenmesi, göç eden sivillerin evlerine dönmesi için de en güçlü motivasyon kaynağı olacaktır. Huzurun olduğu yere dönüş başlar; bu da Türkiye’nin üzerindeki sığınmacı yükünün hafiflemesi anlamına gelir.
Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklaması, satır aralarında çok güçlü bir diplomatik sinyal de barındırıyor. “Talep edilmesi halinde desteğe devam edileceği” yönündeki ifade, Türkiye’nin terörle mücadele konusunda Suriye ile koordinasyona kapalı olmadığını, aksine ortak tehditlere karşı ortak akılla hareket etmeye hazır olduğunu gösteriyor. Bu yaklaşım, iki ülke arasındaki buzların erimesi ve güvenliğin ortak paydada buluşması adına atılmış yapıcı bir adım olarak okunabilir.
Terör, sadece Türkiye’nin veya sadece Suriye’nin sorunu değil; tüm bölgenin ortak düşmanıdır. Sınırın bir tarafında güvenliğin sağlanıp diğer tarafında kaosun sürmesi, sürdürülebilir bir durum değildir. Türkiye’nin uzattığı bu el, aslında bölgeyi kan gölüne çevirmek isteyen emperyalist planlara karşı “Biz sorunlarımızı kendi içimizde, komşuluk hukukuyla çözebiliriz” mesajını taşıyor. Halep operasyonu, bu potansiyel iş birliğinin ilk meyvelerinden biri olarak tarihe geçebilir.
Bizler de Trakyalife ailesi olarak, sınırımızın hemen yanı başında, Halep gibi kadim bir şehirde silah seslerinin yerini huzura bırakmasını memnuniyetle karşılıyor; “Tek Devlet, Tek Ordu” ilkesinin tüm Suriye sathına yayılarak bölgeye kalıcı barış getirmesini temenni ediyoruz. Güçlü bir Türkiye, ancak istikrarlı ve güvenli komşularla mümkündür.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı