Gökçeada Belediyesi ve TEMA Vakfı iş birliğiyle Cumhuriyet İlkokulu öğrencileri, kendi yetiştirdikleri meşe palamutlarını Arıtma Tesisi alanında toprakla buluşturarak adanın geleceğine nefes oldu.

Gökçeada Belediyesi ve TEMA Vakfı iş birliğiyle düzenlenen anlamlı etkinlikte, ilkokul öğrencileri aylar süren emeklerinin karşılığını meşe palamutlarını toprakla buluşturarak aldı. Doğanın korunması ve çevre bilincinin aşılanması amacıyla gerçekleştirilen bu proje, ekolojik sürdürülebilirlik noktasında çocukların aktif rol almasını sağlayarak adanın geleceğine yeşil bir miras bıraktı.
Ekolojik Farkındalık: TEMA Vakfı iş birliğiyle yürütülen projede, öğrencilerin kendi elleriyle yetiştirdiği meşe palamutları adanın verimli topraklarıyla buluştu.
Geleceğe Miras: Belediye Başkan Vekili Salih Direk ve gönüllülerin katılımıyla gerçekleşen etkinlik, yerel yönetimlerin doğa koruma vizyonunu bir kez daha vurguladı.
Gökçeada Belediyesi, çocuklara çevre bilinci kazandırmak ve doğa sevgisini pratik uygulamalarla pekiştirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Bu kapsamda, 5 Aralık Dünya Toprak Günü gibi anlamlı bir tarihte temelleri atılan proje, meyvelerini vermeye başladı. Cumhuriyet İlkokulu 3/D sınıfı öğrencileri, yaklaşık beş ay önce okul ortamında başlattıkları meşe palamudu yetiştirme sürecini, fidanlarını toprakla buluşturarak taçlandırdılar. Sabır ve özenle yürütülen bu yetiştirme süreci, öğrencilerin bir canlının büyüme aşamalarına tanıklık etmesini sağlarken, doğaya sahip çıkmanın önemini de bizzat deneyimlemelerine olanak tanıdı.
Etkinlik, Gökçeada Belediyesi‘ne ait olan Arıtma Tesisi alanındaki ağaçlandırma sahasında gerçekleştirildi. Belediye Başkan Vekili Salih Direk’in de katılım sağladığı programda, yerel yönetimin çevre politikaları ve gelecek nesillere daha yeşil bir ada bırakma hedefi ön plandaydı. TEMA Vakfı Gökçeada İlçe Sorumluluğu koordinesinde düzenlenen bu buluşma, mülki idare, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarının ortak paydada nasıl bir araya gelebileceğinin başarılı bir örneğini sergiledi. Bülent Ecevit Atalay liderliğindeki belediye yönetimi, çocukların doğayla kurduğu bu bağın, kentin uzun vadeli ekolojik dengesi için en büyük yatırım olduğunu savunuyor.

Etkinlik boyunca çocuklara eşlik eden TEMA Vakfı Gökçeada İlçe Sorumlusu Gökçen Deveci, öğrencilere doğanın işleyişi hakkında hayati bilgiler aktardı. Sadece fidan dikmekle kalmayan öğrenciler, meşe ağaçlarının ekosistem içindeki kritik rolünü, su tutma kapasitelerini ve diğer canlılara sağladığı yaşam alanlarını yerinde öğrendiler. Meşe palamutlarını toprakla buluşturan miniklerin yüzündeki heyecan ve mutluluk, çevre bilincinin küçük yaşlarda kazanılmasının ne denli etkili olduğunu bir kez daha kanıtladı. Gökçeada, sahip olduğu özgün coğrafi yapısı ve biyolojik çeşitliliği ile bu tür projelere en uygun zeminlerden birini sunuyor.
Bu tür etkinlikler, çocukların sadece teorik bilgilerle değil, toprağa dokunarak ve sorumluluk alarak öğrenmelerini sağlıyor. Çevreyi korumanın gerekliliği üzerine kurulan bu pedagojik yaklaşım, ileride doğaya duyarlı, atık yönetimini bilen ve karbon ayak izini minimize etmeye çalışan bireylerin yetişmesine zemin hazırlıyor. Gökçeada Belediyesi, eğitim kurumlarıyla olan iş birliğini artırarak, adanın her bir noktasını çocuklar için birer doğa laboratuvarına dönüştürmeyi amaçlıyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Belediye Başkan Vekili Salih Direk, dikim alanında yaptığı incelemelerde, bu alanın seçilmesinin tesadüf olmadığını, Arıtma Tesisi çevresindeki yeşil kuşak oluşturma projesinin bir parçası olduğunu belirtti. Belediye çalışmaları kapsamında değerlendirilen bu bölge, zamanla büyüyecek meşe fidanları sayesinde hem görsel bir estetik kazanacak hem de tesisin çevresel etkilerini dengeleyen bir doğal bariyer işlevi görecek. Gelecek nesiller için hazırlanan bu yeşil hat, belediyenin “Sıfır Atık” ve “Yeşil Ada” vizyonuyla tam bir uyum içerisinde ilerliyor.

Gökçeada Belediyesi, çocukların sadece teorik bilgilerle donatılmasını değil, aynı zamanda bu bilgileri sahada uygulayarak içselleştirmesini sağlayan bir eğitim modeli üzerinde duruyor. Cumhuriyet İlkokulu 3/D sınıfı öğrencilerinin aylar süren meşe palamudu yetiştirme serüveni, aslında bir “ekolojik okuryazarlık” dersidir. Bir tohumun topraktan çıkışını, ilk yaprağını verişini ve fidan haline gelişini izleyen çocuklar, doğanın hızına ve döngüsüne saygı duymayı öğreniyor. Bu süreçte kazanılan çevre bilinci, ileride doğaya sahip çıkan ve çevresine duyarlı nesiller oluşmasının en sağlam temelini oluşturmaktadır.
Belediye Başkan Vekilimiz Salih Direk, dikim esnasında çocuklarla kurduğu diyaloglarda, bu fidanların sadece adayı yeşillendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda çocukların kendi büyüme yolculuklarına eşlik edeceğini ifade etti. Yerel yönetimler ile TEMA Vakfı arasındaki bu güçlü koordinasyon, çocukların heyecanını ve merakını sürekli canlı tutan bir itici güç oldu. Gökçeada, izole bir ekosisteme sahip olması sebebiyle dışarıdan gelecek müdahalelere karşı hassastır; bu nedenle adada yaşayan çocukların, kendi coğrafyalarının koruyucusu olarak yetişmesi hayati bir önem taşımaktadır.
TEMA Vakfı Gökçeada İlçe Sorumlusu Gökçen Deveci rehberliğinde gerçekleştirilen bilgilendirme seanslarında, meşe ağacının neden seçildiği üzerine teknik detaylar paylaşıldı. Meşeler, erozyonla mücadele konusunda doğanın en güçlü silahlarından biridir. Derine inen kök yapıları sayesinde toprağı adeta bir ağ gibi sararak kaymasını engellerler. Gökçeada‘nın engebeli arazilerinde ve özellikle rüzgarın etkili olduğu yüksek bölgelerde, meşe fidanlarının toprakla buluşması, adanın toprak tabakasını korumak adına atılmış stratejik bir adımdır.
Öğrenciler, dikim alanında kendi elleriyle çukurlar açarken, meşe palamudunun neden “geleceğe nefes” olduğunu daha iyi kavradılar. Ağaçların doğadaki önemi sadece oksijen üretmekle sınırlı değildir; meşeler aynı zamanda pek çok kuş ve böcek türü için besin kaynağı ve sığınaktır. Doğaya katkı sunmak, bir palamudu toprağa bırakmaktan çok daha fazlasını ifade eder; bu eylem, tüm bir ekosistemin yaşam zincirini desteklemek anlamına gelir. Cumhuriyet İlkokulu öğrencilerinin gösterdiği bu ilgi ve heyecan, adadaki diğer okullar ve sınıflar için de motivasyon kaynağı olmaktadır.

Etkinliğin Belediyemize ait Arıtma Tesisi alanında gerçekleştirilmesi bilinçli bir planlamanın ürünüdür. Arıtma tesisleri, doğadan alınan suyun temizlenerek tekrar doğaya kazandırıldığı, çevresel döngünün en kritik noktalarından biridir. Bu alanın ağaçlandırılması, tesisin çevresel etkilerini minimize etmek ve bölgeyi bir “yeşil kuşak” haline getirmek amacıyla Gökçeada Belediyesi tarafından önceliklendirilmiştir. Salih Direk, tesis çevresindeki bu yeni ormanlaşma alanının, adadaki biyolojik çeşitliliği artıracağını ve sanayi-doğa dengesini koruyacağını belirtmektedir.
Bülent Ecevit Atalay liderliğindeki belediye vizyonu, kamuya ait alanların işlevsel olmasının yanı sıra çevreci olmasını da şart koşmaktadır. Çevreyi korumanın gerekliliği, sadece söylemlerde değil, bu tür somut projelerle adanın her karışına yayılmaktadır. Gelecek nesillerin meşe ağaçlarının gölgesinde serinleyeceği, temiz su kaynaklarına ve zengin bir doğaya sahip bir Gökçeada’da yaşaması için bu fidanlar birer umut sembolüdür. Doğaya sahip çıkmanın değeri, bugün o palamutları diken minik parmakların hafızasına silinmez bir anı olarak kazınmıştır.
Psikolojik ve pedagojik araştırmalar, çocukların 7-12 yaş aralığında doğayla kurdukları bağın, onların gelecekteki çevreci kimliklerini şekillendirdiğini göstermektedir. Gökçeada Belediyesi olarak bu bilimsel gerçekten yola çıkarak, ilkokul çağındaki miniklerimizi projelerimizin odağına alıyoruz. Çocuklarımıza çevre bilinci kazandırmak adına yapılan bu meşe palamudu etkinliği, onların doğayı “korunması gereken bir yabancı” değil, “içinde yaşadıkları evleri” gibi görmelerini sağlıyor.
Gökçeada, izole ekosistemi ve sınırlı kaynakları nedeniyle doğayı koruma çalışmalarının en hassas yürütülmesi gereken bölgelerimizden biridir. Gökçeada Belediyesi ve TEMA Vakfı tarafından hayata geçirilen bu proje, adanın ekolojik direncini artırmak adına atılmış stratejik bir adımdır. Dikilen her bir meşe palamudu, sadece bugün için değil, yüzyıllar boyu adanın su dengesini koruyacak, toprağını yerinde tutacak ve yerel faunaya sığınak olacaktır. Belediyemiz, bu tür faaliyetlerin sadece belirli günlerle sınırlı kalmaması, kentin gündelik yönetim anlayışının bir parçası haline gelmesi için çalışmalarını sürdürmektedir.
Bülent Ecevit Atalay’ın yönetim vizyonu, adanın sahip olduğu “Sakin Şehir” (Cittaslow) kimliğini, çevre yatırımları ve eğitim projeleriyle desteklemeyi esas almaktadır. Doğaya sahip çıkmanın değeri, yerel halkın ve özellikle çocukların bu süreçlere dahil edilmesiyle çok daha kalıcı bir hale gelmektedir. Arıtma Tesisi alanında oluşturulan bu yeni yeşil kuşak, adanın sanayileşirken dahi doğayla nasıl barışık kalabileceğinin somut bir kanıtı olarak yerini almıştır. Çocuklarımıza çevre bilinci kazandırmak, aslında adanın yarınlarını teminat altına almaktır.
Etkinlik sonunda Belediye Başkan Vekilimiz Salih Direk, öğrencilerin mutluluğunu ve doğaya olan bağlılığını yerinde gözlemleyerek, bu tablonun Gökçeada için en büyük kazanç olduğunu ifade etti. Cumhuriyet İlkokulu öğrencilerinin toprakla kurduğu bu sıcak bağ, kentin sosyal dokusunda çevre duyarlılığının ne kadar köklü olduğunu göstermiştir. Doğaya sahip çıkan ve çevresine duyarlı nesiller yetiştirmek, bir belediyenin sadece altyapı görevi değil, aynı zamanda bir sosyal sorumluluk ve vefa borcudur. Gökçeada Belediyesi, çocukların diktiği bu fidanların gelişimini periyodik olarak takip edecek ve büyüme süreçlerini yine çocuklarla birlikte izleyecektir.
TEMA Vakfı Gökçeada İlçe Sorumluluğu tarafından sağlanan teknik destek ve gönüllü katılımı, projenin toplumsal tabana yayılmasında kilit rol oynamıştır. Gökçen Deveci ve ekibinin rehberliğinde doğayı tanıyan minikler, artık çevrelerinde gördükleri her ağaca, her toprağa daha farklı bir gözle bakacaklardır. Meşe palamutlarını toprakla buluşturarak geleceğe birer nefes bırakan çocuklarımız, bugün diktikleri fidanların gölgesinde yarının büyükleri olarak Gökçeada’yı yönetmeye ve korumaya devam edeceklerdir. Bu anlamlı yolculuk, adanın yeşil örtüsünü güçlendirmek adına atılan adımların sadece başlangıcıdır.