Edirne’de 2025 yılı biterken çarşıda yoğunluk var ancak hayat pahalılığı alışverişi vurdu. Vatandaş hediye değil, geçim derdinde.

Edirne’de takvim yaprakları tükeniyor, 2025 yılının bitmesine sayılı günler kala kentin tarihi çarşılarında, Saraçlar Caddesi’nde ve ara sokaklarda “iğne atsan yere düşmez” dedirten bir insan seli yaşanıyor. Ancak bu yıl, geçmiş senelerdeki o neşeli hediye telaşının yerini, derin bir hesap kitap ve bütçe kaygısı almış durumda. Sokaklardaki görsel kalabalık esnafın yüzünü güldürse de, vitrinlere yansıyan bu yoğunluk, vatandaşın cüzdanındaki hayat pahalılığı gerçeğiyle çarpışıyor.
Kentin en işlek noktalarında sabahın erken saatlerinden itibaren başlayan hareketlilik, akşam saatlerine kadar sürüyor. Ancak bu kalabalığın büyük bir kısmı, mağazalara girip alışveriş yapmaktan ziyade etiketleri incelemeyi tercih ediyor. Derinden hissedilen ekonomik dalgalanmalar ve yaşam zorluğu, Edirnelilerin alışveriş alışkanlıklarını kökten değiştirmiş durumda.
Eskiden sevdiklerine, eşine dostuna çeşit çeşit hediye paketleri hazırlayan vatandaşlar, bu yıl vitrinlere sadece bakmakla yetiniyor. Alım gücündeki düşüş, çarşıdaki insan trafiğini “kuru kalabalığa” dönüştürürken, alışveriş torbalarının sayısı azalıyor, hacmi küçülüyor. Vatandaş, çarşıya “ne alabilirim” umuduyla çıkıp, “nasıl geçinirim” sorusuyla evine dönüyor.
Yeni bir yılı karşılarken umutlar taze olsa da, geçim derdi vatandaşın omuzundaki en ağır yük olarak çarşı pazarda da kendini hissettiriyor. Yılbaşı alışverişi denince akla gelen süs eşyaları, kıyafetler veya teknolojik ürünler bu sene ikinci, hatta üçüncü plana atılmış durumda.
Vatandaşın önceliği, yılbaşı akşamı ailesine kuracağı mütevazı sofra. Kimisi mutfak alışverişi için market market dolaşıp en uygun fiyatı ararken, kimisi de gramla, taneyle ürün alarak bütçesini denkleştirmeye çalışıyor. Peynirden kuruyemişe, meyveden sebzeye kadar her üründe ince eleyip sık dokuyan Edirneliler, Edirne yılbaşı alışverişi heyecanından çok, ay sonunu getirebilmenin mücadelesini veriyor.
Çarşı ve pazardaki bu yoğunluk, zorlu bir yıl geçiren esnaf için bir umut ışığı olsa da, durum beklentilerin altında kalıyor. Dükkanların önünden geçen binlerce insan, esnafı heyecanlandırsa da, içeri giren müşteri sayısı ve harcama tutarları eski yılları aratıyor.
Kalabalık ve alışverişler esnafı sevindirdi gibi görünse de, esnaf da vatandaşın alım gücünün düştüğünün farkında. “Gelen çok ama alan az” diyen çarşı esnafı, yaşanan bu hareketliliğin günü kurtarmaya yettiğini, ancak artan maliyetler ve düşen kar marjları karşısında ekonomik zorluklar ile mücadeleye devam ettiklerini belirtiyor.
Herkesin ortak dileği ise 2026 yılının, sadece takvimde bir rakam değişikliği değil, aynı zamanda ekonomik ferahlamanın ve bereketin geldiği bir yıl olması.