TL mevduata büyük ilgi! Marbaş Menkul Değerler’in son raporuna göre TL mevduat faizleri %42,24’e yükselirken, yabancı yatırımcının Türkiye ilgisi 11 haftadır kesintisiz sürüyor. Döviz hesapları ve kredi faizlerindeki son durum tüm detaylarıyla haberimizde.

Türkiye ekonomisinin nabzını tutan haftalık bankacılık verileri, döviz tevdiat hesaplarındaki (DTH) dikkat çekici artışı ve kredi faizlerindeki aşağı yönlü seyri ortaya koydu. Marbaş Menkul Değerler tarafından hazırlanan rapora göre, 13 Şubat haftasında yurt içi yerleşikler döviz hesaplarını yaklaşık 785 milyon dolar artırırken, bankacılık sektöründe kredi maliyetlerinde yaşanan düşüş de dikkat çekti. Dezenflasyonist sürece dair iyimserlik sürerken, yabancı sermayenin Türk varlıklarına olan ilgisi devam ediyor.
Döviz Girişi: 13 Şubat haftasında döviz tevdiat hesaplarına toplam 784,73 milyon dolar net giriş yaşandı.
Kredi Faizleri: İhtiyaç, taşıt ve ticari kredi faizlerinde belirgin azalışlar kaydedildi; konut kredisi %35,28 seviyesine geriledi.
Yabancı İlgisi: Yeni yılın başından bu yana toplam yabancı girişi 1,93 milyar dolara ulaştı; 11 haftalık giriş serisi bozulmadı.
DİBS Alımları: Devlet İç Borçlanma Senetleri piyasasında sadece son haftada 1,31 milyar dolarlık yabancı alımı gerçekleşti.
Piyasaların yakından takip ettiği döviz tevdiat hesapları verileri, 13 Şubat haftasında yurt içi yerleşiklerin döviz biriktirme eğiliminde olduğunu gösterdi. Ancak bu girişin alt detayları incelendiğinde, kurumlar ile bireyler arasında zıt yönlü bir hareket göze çarpıyor. Marbaş Menkul Değerler raporuna göre, yurt içi tüzel kişiler (şirketler) 565,88 milyon dolarlık bir çıkış imzalarken, gerçek kişilerin (bireysel yatırımcılar) döviz hesaplarına 1 milyar 350 milyon doların üzerinde giriş yapması, toplam rakamı artıya taşıdı.
Bu durum, şirketlerin ticari yükümlülükleri veya TL nakit ihtiyaçları doğrultusunda döviz pozisyonlarını azalttığını, bireysel tarafta ise hala dövizle tasarruf etme alışkanlığının sürdüğünü kanıtlıyor. Net nette 784,73 milyon dolarlık artış, döviz likiditesinin bankacılık sistemindeki konumunu koruduğunu gösteriyor. Öte yandan, TL mevduat faizlerindeki 179 baz puanlık sert artışla %42,24 seviyesine gelinmesi, TL’nin cazibesini artırmaya yönelik hamlelerin sürdüğünü gösterse de DTH tarafındaki bu giriş, yatırımcı tercihlerindeki hassasiyeti de yansıtıyor.
Bankacılık sektöründeki faiz istatistikleri, borçlanma maliyetlerinde genel bir yumuşamaya işaret ediyor. Marbaş Menkul Değerler tarafından derlenen verilere göre, ihtiyaç kredisi faizleri %59,67 seviyesine gerilerken, en sert düşüşlerden biri taşıt kredilerinde yaşandı. Taşıt kredisi faizi 157 baz puanlık azalışla %35,67’ye kadar çekildi. Ticari kredilerdeki %50,12’lik seviye ise reel sektörün finansmana erişim maliyetlerinde hafif bir nefes alma alanı yarattı.
Faizlerdeki bu azalış trendi, tüketici kredilerinde %56,40 ve konut kredilerinde %35,28 seviyeleriyle destekleniyor. Konut kredisi faizlerindeki 62 baz puanlık gerileme, gayrimenkul piyasasındaki finansman arayışı için kritik bir veri olarak kaydedildi. Bu düşüşlerin piyasadaki kredi talebini nasıl etkileyeceği önümüzdeki haftaların temel gündem maddesi olacak.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Türkiye’nin uyguladığı dezenflasyonist ekonomi politikaları, yabancı yatırımcılar nezdinde karşılık bulmaya devam ediyor. Raporda dikkat çeken en önemli unsurlardan biri, son 11 haftadır aralıksız süren yabancı para girişi oldu. Yılbaşından bu yana toplamda 1,93 milyar dolarlık giriş izlenirken, asıl büyük hareket Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasında yaşandı. Sadece 13 Şubat haftasında 1,31 milyar dolarlık alım yapan yabancı yatırımcılar, yılbaşından bu yana DİBS piyasasına toplam 5,8 milyar dolar nakit soktu.
Piyasalardaki likidite dengesini en çok etkileyen kalemlerden biri olan mevduat faizlerinde, TL varlıklara geçişi özendiren tablo netleşmeye başladı. Marbaş Menkul Değerler verilerine göre, 13 Şubat haftası itibarıyla TL mevduat faizlerinde 179 baz puanlık oldukça keskin bir artış yaşandı. Bu artışla birlikte TL mevduat faiz ortalaması %42,24 seviyesine ulaşarak tasarruf sahipleri için yeniden güçlü bir alternatif haline geldi. Aynı dönemde dolar mevduat faizleri 9 baz puanlık sınırlı bir artışla %0,91, avro mevduat faizleri ise 3 baz puanlık yükselişle %0,26 seviyesinde kaldı.
TL faizlerindeki bu yukarı yönlü ivme, merkez bankasının sıkılaştırma politikalarının bankacılık sektörü üzerindeki etkisini doğrudan yansıtıyor. Döviz tevdiat hesaplarına (DTH) her ne kadar 784 milyon dolarlık bir giriş yaşanmış olsa da, TL mevduat faizlerinin sunduğu getiri potansiyeli, önümüzdeki haftalarda “kur korumalı” veya doğrudan TL bazlı hesaplara geçişi tetikleyebilir. Marbaş Menkul Değerler analistleri, dezenflasyonist sürecin başarıyla yönetilmesi durumunda reel faiz getirisinin TL’ye olan ilgiyi daha da pekiştireceğini öngörüyor. Özellikle yabancı yatırımcının önden yüklemeli hareketleri, yerli yatırımcının da TL varlıklara olan güvenini tazeleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.
Finansal piyasaların bir diğer önemli ayağını oluşturan katılım bankacılığı ve kredi maliyetlerinde ise daha karmaşık bir yapı gözleniyor. Raporda paylaşılan kar payı istatistiklerine bakıldığında; ihtiyaç kar paylarının %50,86’ya, taşıt kar paylarının ise %31,04’e gerilediği görülüyor. Ancak konut tarafında %36,14 ve ticari tarafta %48,68 seviyelerine ulaşan artışlar, finansman türüne göre maliyetlerin ayrıştığını kanıtlıyor. Marbaş Menkul Değerler, bu dalgalanmanın bankaların likidite yönetimi ve risk iştahındaki farklılıklardan kaynaklandığına dikkat çekiyor.
Özellikle ticari kredi faizlerinin %50,12 seviyesinde dengelenmesi, sanayicinin işletme sermayesi ihtiyacı için hala yüksek bir maliyet anlamına gelse de, 122 baz puanlık azalış piyasada “faiz zirvesi görüldü mü?” sorusunu akıllara getiriyor. Tüketici kredilerindeki %56,40’lık oran ise iç talebin baskılanmaya devam ettiğini, ancak kredi kartı ve diğer tüketim kalemlerinde bir miktar rahatlama sağlandığını gösteriyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Yabancı yatırımcıların Türk finansal varlıklarına olan iştahı, dezenflasyon sürecine dair iyimserliğin en somut kanıtı olarak raporun en can alıcı kısmını oluşturuyor. Son 11 haftadır kesintisiz devam eden para girişi, Türkiye’nin küresel piyasalardaki risk priminin (CDS) gerilemesiyle paralel bir seyir izliyor. Yeni yıl itibarıyla toplam 1,93 milyar dolarlık doğrudan girişin yanı sıra, DİBS (tahvil) piyasasına yılbaşından bu yana akan 5,8 milyar dolarlık yabancı sermaye, TL’nin küresel rezervler içindeki itibarını da artırıyor.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı