Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Mehmet Öğütçü tarafından ‘Türkiye’nin dünyaya açılan zihni’ olarak tanımlandı. Öğütçü, Bağcı’nın sürekli hareket halindeki akademik yaşamına ve öğrenciler üzerindeki dönüştürücü etkisine dikkat çekti. ‘Uçan Profesör’ lakaplı Bağcı, uluslararası ilişkilerdeki analizleriyle fark yaratıyor.

Mehmet Öğütçü, kaleme aldığı yazıda Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’yı “Türkiye’nin dünyaya açılan zihni” olarak tanımladı. Öğütçü, Bağcı’nın yalnızca akademisyen kimliğiyle değil, uluslararası ilişkiler alanındaki birikimi, televizyon programlarındaki analizleri ve yetiştirdiği öğrencilerle bir figür haline geldiğini ifade etti.
Yazısında Hüseyin Bağcı’nın akademik derinliği, öğrencileriyle kurduğu güçlü bağlar, uluslararası platformlardaki etkinliği ve mütevazı kişiliğine dikkat çeken Öğütçü, “Uçan Profesör” ifadesinin yalnızca bir benzetme değil, Bağcı’nın sürekli hareket halinde olan akademik yaşamının özeti olduğunu belirtti.
Öğütçü yazısında şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de bazı insanlar vardır… Onları yalnızca akademisyen, televizyon yorumcusu ya da dış politika uzmanı diye tarif etmek yetmez. Çünkü zamanla bulundukları alanın sınırlarını aşar, bir zihniyetin ve hatta bir dönemin temsilcisine dönüşürler. Hüseyin Bağcı bana göre tam da böyle bir isim.”
“Hüseyin’i uzun süre aynı yerde görmek zordur. Çünkü o sürekli hareket hâlindedir. Bir gün Beijing’de enerji güvenliği zirvesindedir, ertesi gün Prague’daki güvenlik konferansında…” diyen Öğütçü, Bağcı’nın uluslararası ilişkilerdeki aktif rolüne vurgu yaptı. Bağcı’nın farklı çevrelerle temas kurmasına rağmen bağımsız çizgisini koruduğunu belirten Öğütçü, “Kimseye eyvallahı olmadan ilişki kurabilmek” ifadesini kullandı.
Yazıda ayrıca Bağcı’nın öğrencileri üzerindeki etkisine geniş yer verildi. Öğütçü, “Türkiye’de birçok akademisyen bilgi aktarır ama çok azı hayat değiştirir” diyerek, Bağcı’nın öğrencilerine yalnızca bilgi değil, uluslararası vizyon kazandırdığını kaydetti. Bu yönüyle Bağcı, genç kuşaklara ufuk açan bir mentor olarak öne çıkıyor.
Mehmet Öğütçü, televizyon ekranlarında dış politika analizlerinin çoğu zaman sloganlara dönüştüğünü belirterek, Hüseyin Bağcı’nın ise “reaksiyon değil analiz üreten” bir isim olduğunu ifade etti. Bu özelliği, Bağcı’yı diğer yorumculardan ayıran en önemli farklardan biri.
Yazının sonunda Türkiye için üç stratejik ders sıralayan Öğütçü, dünyayı okuyabilen, genç kuşaklara yön verebilen akademisyenlerin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Güçlü ülkeleri yalnızca ordular, ekonomiler ya da teknolojiler büyütmez. Bazen bir ülkenin asıl stratejik sermayesi, dünyayı okuyabilen ve yeni kuşaklara ufuk açabilen zihinleridir.”
Kaynak: BHA