Fransa’da oturum izni başvurusu reddedilen Türk vatandaşı, itirazını Nancy İdari İstinaf Mahkemesi’ne taşıdı. Mahkeme, başvuruyu “açıkça dayanaktan yoksun” bularak reddetti. Böylece sınır dışı edilme kararı kesinleşti ve kişinin Fransa’yı gecikmeden terk etmesi gerekiyor.

Fransa’da yaşam mücadelesi veren bir Türk vatandaşı, oturum izni başvurusunun reddedilmesinin ardından hukuk yolunu denedi. Ancak Nancy İdari İstinaf Mahkemesi‘nin 3 Eylül 2026 tarihli kararı, itirazı açıkça dayanaktan yoksun bularak reddetti. Böylece sınır dışı edilme kararı kesinleşti.
Mahkeme dosyasına göre söz konusu kişi, Fransa’ya son olarak 11 Mart 2020‘de kısa süreli vizeyle giriş yaptı. Daha önce iki kez oturum izni başvurusunda bulunan Türk vatandaşının bu talepleri reddedilmiş, hakkında Fransa’dan ayrılma kararı da verilmişti.
Türk vatandaşı 6 Ocak 2023‘te yeniden oturum izni başvurusunda bulundu. Başvuruda Fransız Yabancılar Yasası‘nın özel ve aile hayatı ile istisnai oturum iznine ilişkin hükümlerine dayanıldı. Ancak Haut-Rhin Valiliği, 22 Haziran 2026’da talebi reddetti. Aynı kararla kişiye Fransa’yı gecikmeden terk etme yükümlülüğü getirildi ve sınır dışı edilmesi halinde gönderilebileceği ülke belirlendi. Valilik ayrıca assignation à résidence (belirlenen yerde ikamet etme) kararı verdi.
Türk vatandaşı, valiliğin kararlarını yargıya taşıyarak iptal edilmelerini istedi. Ancak Strasbourg İdare Mahkemesi, 2 Temmuz 2026’da başvuruyu reddetti. Bunun üzerine dosya Nancy İdari İstinaf Mahkemesi‘ne taşındı. 13 Temmuz’da yapılan itirazda hem Strasbourg Mahkemesi’nin kararının hem de Haut-Rhin Valiliğinin 22 Haziran tarihli kararlarının iptali talep edildi. Türk vatandaşı ayrıca valiliğin kendisine bir ay içinde “özel ve aile hayatı” ibareli oturum kartı vermesini istedi. Alternatif olarak dosyasının yeniden incelenmesi ve inceleme süresince geçici oturum izni verilmesi talep edildi.
Başvuruda, oturum izni verilmemesinin kişinin özel ve aile hayatına saygı hakkını güvence altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesine aykırı olduğu savunuldu. Ayrıca Fransız Yabancılar Yasası’nda yer alan özel ve aile hayatına bağlı oturum hakkı ile istisnai oturum hükümlerinin ihlal edildiği ileri sürüldü. Ancak Nancy İdari İstinaf Mahkemesi bu gerekçeleri kabul etmedi.
Mahkeme kararında, Türk vatandaşının istinaf başvurusunda daha önce ileri sürdüğü gerekçeleri tekrarladığı, dosyaya yeni bir unsur sunmadığı ve Strasbourg İdare Mahkemesi’nin gerekçelerine etkili biçimde itiraz etmediği belirtildi. Mahkeme bu nedenle başvuruyu “açıkça dayanaktan yoksun” olarak değerlendirdi. Nancy İdari İstinaf Mahkemesi, 3 Eylül 2026 tarihli kararıyla Türk vatandaşının itirazını reddetti. Böylece Haut-Rhin Valiliğinin oturum izni vermeme, Fransa’yı gecikmeden terk etme ve belirlenen yerde ikamet etme yönündeki kararlarına karşı yapılan itiraz sonuçsuz kaldı.
Fransa’da oturum izni almak isteyen Türk vatandaşının hukuk mücadelesi, Nancy İdari İstinaf Mahkemesi‘nin kararıyla sona erdi. Mahkeme, itirazı açıkça dayanaktan yoksun bularak reddetti. Böylece sınır dışı edilme kararı kesinleşti ve kişinin Fransa’yı gecikmeden terk etmesi gerekiyor. Karar, Fransa’da benzer durumda olan diğer Türk vatandaşları için de emsal teşkil edebilir.
Kaynak: Arti33.com