Fransa’da iltica politikasının yıllık maliyeti 2 milyar Euro’ya dayandı. Senato raporu, sığınmacı kabul sistemindeki bütçe yükünü ve işleyişteki aksaklıkları ortaya koydu. Sınır dışı edilme oranı yüzde 5,5’te kalırken, başvurular 145 bine fırladı. Raporda, oturum izin sürelerinin kısaltılması gibi reform önerileri dikkat çekiyor.

Fransa Senatosu Maliye Komitesi’nin yayımladığı çarpıcı bir rapor, ülkedeki iltica politikasının devlete yıllık maliyetinin 2 milyar Euro’ya dayandığını ortaya koydu. Cumhuriyetçiler (LR) Partisi Senatörü Marie-Carole Ciuntu tarafından hazırlanan bu kapsamlı belge, sığınmacı kabul sistemindeki mali yükü ve işleyişteki aksaklıkları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Rapora göre, iltica süreçlerinin devlete toplam maliyeti 1,85 milyar Euro seviyesine ulaştı. Bu tutarın büyük kısmı, yani 1 milyar 126 milyon Euro, sığınmacıların kabulü, konaklaması, ödenekleri ve destek hizmetlerine harcanıyor. Sağlık ve eğitim gibi sosyal harcamalar ise bu rakama dahil değil. Yani aslında fatura çok daha yüksek.
Harcamaların ağırlık merkezini konaklama ve ödenekler oluşturuyor. Sığınmacıların barınma ihtiyaçları ve günlük yaşam destekleri, bütçenin en büyük dilimini oluşturuyor. Bu durum, sistemin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise sığınma başvurularının sürekli artmasına rağmen sınır dışı edilme oranlarının oldukça düşük kalması. Sığınma başvuruları 2015’ten 2025’e 80 binden 145 bine çıkarken, sınır dışı edilme oranı yıllık ortalama yüzde 5,5 seviyesinde seyrediyor.
Sığınma başvurularındaki ortalama işlem süresi 163 gün ile yasal hedefin üzerinde. Bu gecikmeler, hem başvuru sahipleri hem de devlet için ek maliyetler doğuruyor. Sistemin tıkanıklığı, acil reform ihtiyacını gözler önüne seriyor.
Raporun hazırlayıcısı Senatör Ciuntu, sistemde acil reform çağrısı yapıyor. Öneriler arasında prosedürlerin hızlandırılması ve oturum izin sürelerinin kısaltılması yer alıyor. Mülteci oturum izinlerinin 10 yıldan 4 yıla, ikincil koruma statülerinin ise 4 yıldan 2 yıla düşürülmesi öneriliyor.
Bu reformlar, hem mali yükü hafifletmeyi hem de sistemin daha verimli çalışmasını hedefliyor. Ancak bu tür değişikliklerin insani boyutu da dikkate alınarak dengeli bir şekilde hayata geçirilmesi gerekiyor.
Fransa’nın iltica politikasındaki bu mali tablo, ülkenin göç yönetiminde ciddi bir dönüm noktasında olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde atılacak adımlar, hem bütçe dengesi hem de insani sorumluluklar açısından büyük önem taşıyor.
Kaynak: Arti33.com