Fransa’da başörtüsü yasağı tartışması büyüyor. LFI Grup Başkanı Mathilde Panot, RN’nin önerisine ‘ayrımcı ve ırkçı’ diyerek karşı çıktı. Kadınların giyim özgürlüğünü savunan Panot, laiklik tartışmasını 1905 yasasına taşıdı. Peki, bu yasak Fransa’da nasıl bir toplumsal yankı uyandıracak?

Fransa’da başörtüsü yasağı tartışması yeniden alevlendi. LFI Grup Başkanı Mathilde Panot, RN’nin yasa teklifine sert tepki gösterdi. 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde gündeme gelen bu tartışma, ülkenin laiklik anlayışını bir kez daha sorgulatıyor.
Mathilde Panot, BFMTV ve Le Figaro’nun ortak yayınında yaptığı açıklamada, RN’nin kamusal alanda başörtüsünü yasaklama önerisini “ayrımcı ve ırkçı” olarak nitelendirdi. Panot, “Kadınlar istedikleri gibi giyinme hakkına sahiptir” dedi. Başörtülü kadınların televizyonda tartışıldığını ancak bu kadınların görüşlerinin yeterince sorulmadığını savundu.
Panot, başörtüsü yasağının vicdan ve ibadet özgürlüğüne aykırı olduğunu belirterek, Fransa’nın 1905 tarihli laiklik yasasına dikkat çekti. LFI yöneticisi, laikliğin bir “yasaklar listesi” haline getirilmemesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca başörtüsünün yanı sıra burkini ve abaya tartışmalarına da değindi.
Programda Panot’a, Fransızların yüzde 60’ının kamusal alanda başörtüsü yasağını desteklediği yönündeki CSA araştırması da soruldu. Panot, bu kişilerin tamamını “ırkçı” olarak nitelendirmediğini, ancak söz konusu araştırmanın kaynağını bilmediğini söyledi.
Panot, okullardaki abaya yasağı hakkında da konuştu ve mevcut uygulamayı “absürt” olarak değerlendirdi. Fransa’da eski Başbakan Gabriel Attal ise daha önce kamusal alanda başörtüsü yasağına karşı olduğunu açıklamıştı.
Bu tartışmalar, Fransa’nın toplumsal dokusundaki hassas dengeleri ortaya koyarken, önümüzdeki dönemde siyasi gündemin önemli maddelerinden biri olmaya aday.
Kaynak: Arti33.com