Fransa’da 9.8 milyon kişi aylık 1.337 Euro’nun altında gelirle yaşıyor. Gelir eşitsizliği rekor seviyeye ulaşırken, işsizler ve tek ebeveynli aileler en çok etkilenen gruplar arasında. Sivil toplum kuruluşları hükümete acil önlem çağrısı yapıyor.

Ulusal İstatistik ve Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü’nün (Insee) açıkladığı son verilere göre, Fransa’da 2025 yılında yoksulluk oranı yüzde 15,4 seviyesinde kaldı. Bu oran, göstergenin tutulmaya başlandığı 1996’dan bu yana görülen en yüksek seviyelerden biri olmayı sürdürüyor. Ülkede yaklaşık 9,8 milyon kişi, aylık 1.337 Euro’nun altında gelirle yaşamını sürdürüyor.
2024 yılında asgari ücret, emekli maaşları ve sosyal yardımlardaki artışlar ile enflasyondaki yavaşlama, düşük gelirli hanelerin yaşam standardını yükseltti. Ancak orta gelir grubunun da benzer şekilde gelir artışı yaşaması nedeniyle bu iyileşme, yoksulluk oranında düşüş yaratmadı. Yani refah artışı herkese eşit dağılmadı.
Rapora göre 2024 yılında gelir eşitsizliği daha da arttı. Bunun temel nedeni, en yüksek gelir grubundaki kişilerin kazançlarının diğer kesimlere göre çok daha hızlı yükselmesi oldu. Fransa’da tek kişilik bir hanenin medyan aylık yaşam standardı 2.228 Euro olarak hesaplandı.
Yoksulluktan en fazla etkilenen grup yine işsizler oldu. İşsizlerin yüzde 36,1’i yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Tek ebeveynli ailelerde ise yoksulluk oranı hafif gerilemesine rağmen yüzde 34 seviyesinde bulunuyor. Emeklilerde ise tablo daha olumlu; bu gruptaki yoksulluk oranı yüzde 10,4’e gerileyerek çalışan nüfusla benzer seviyeye indi.
Fransa’da yoksullukla mücadele eden 37 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Collectif Alerte, açıklanan verilerin endişe verici olduğunu belirtti. Kuruluş, yoksulluğun tarihi seviyelerde kalmaya devam ettiğini vurgulayarak hükümete, aşırı yoksulluğun ortadan kaldırılmasını öncelikli siyasi hedef haline getirme çağrısı yaptı.
Özetle, Fransa ekonomik büyüme yaşarken yoksulluk sorununu çözmekte zorlanıyor. Gelir eşitsizliğinin artması, toplumsal huzursuzluğu tetikleyebilir. Uzmanlar, hükümetin daha kapsayıcı politikalar geliştirmesi gerektiğini ifade ediyor.
Kaynak: Arti33.com