Dünya genelinde her 9 kişiden 1’i gıda güvensizliği yaşıyor. DSÖ, güvensiz gıdaların yılda 866 milyon hastalığa ve 1,5 milyon ölüme yol açtığını açıkladı. Özellikle çocuklar risk altında. Gıda güvenliği için uluslararası iş birliği şart.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), küresel gıda güvensizliğinin alarm verici boyutlara ulaştığını duyurdu. Kurumun yayımladığı son verilere göre, dünya genelinde her 9 kişiden 1’i yeterli ve güvenli gıdaya erişimde ciddi sorunlar yaşıyor. Bu durum, milyonlarca insanın sağlığını tehdit ederken, özellikle çocukları hedef alan gıda kaynaklı hastalıkların yayılmasına neden oluyor.
DSÖ yetkilisi Simone Borghi, Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi’nde düzenlenen basın toplantısında, 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Borghi, gıda güvensizliğinin yalnızca bireyleri değil, tüm toplumları derinden etkilediğini vurguladı. DSÖ’nün yayımladığı güncel tahminler, gıda kaynaklı hastalıkların küresel yükünü gözler önüne seriyor.
Bu yıl Dünya Gıda Güvenliği Günü’nün teması “Yükten Çözümlere: Her Yerde Güvenli Gıda” olarak belirlendi. Borghi, bu temanın bilimsel verilerin somut adımlara dönüştürülmesinin önemine dikkat çektiğini ifade etti. Amaç, gıda güvenliği konusunda farkındalığı artırmak ve harekete geçilmesini sağlamak.
Borghi, gıda güvenliğinin sağlanması için önleyici tedbirlerin artırılması gerektiğini kaydetti. Daha güvenli tarım uygulamaları, güçlü sanayi denetimleri ve sıkı çevresel düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Özellikle “Tek Sağlık” yaklaşımının önemine işaret eden Borghi, insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Ülkeler, yeni verilerden yararlanarak gözetim mekanizmalarını güçlendirmeli ve sektörler arası koordinasyonu artırmalı.
DSÖ’nün son raporu, güvenli olmayan gıdaların her yıl dünya genelinde yaklaşık 866 milyon hastalık vakasına ve 1,5 milyon ölüme neden olduğunu ortaya koyuyor. En fazla etkilenen grup ise çocuklar. Raporda, güvenli gıdaya erişimin artırılması için uluslararası iş birliği ve siyasi kararlılığın güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Çocukların bağışıklık sistemlerinin henüz tam gelişmemiş olması, onları gıda kaynaklı hastalıklara karşı daha savunmasız hale getiriyor. Ayrıca, yetersiz beslenme çocuklarda büyüme geriliği ve bilişsel gelişim sorunlarına yol açabiliyor. Bu nedenle, çocukların güvenli gıdaya erişimi kritik önem taşıyor.
Borghi, gıda güvenliğinin yalnızca kamu kurumlarının değil, üreticilerden tüketicilere kadar tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Koordineli politikalar ve etkin uygulamalar sayesinde birçok hastalık ve ölümün önlenebileceğini ifade eden Borghi, herkesin bu konuda üzerine düşeni yapması gerektiğini söyledi.
DSÖ, küresel ölçekte gıda güvenliğinin güçlendirilmesinin halk sağlığının korunmasında kritik rol oynadığının altını çiziyor. Her bireyin bu zincirin bir halkası olduğu unutulmamalı.
DSÖ’nün verileri, gıda güvensizliğinin artık göz ardı edilemeyecek bir boyuta ulaştığını gösteriyor. Her 9 kişiden 1’inin açlık çektiği bir dünyada, önleyici tedbirler ve uluslararası iş birliği hayati önem taşıyor. Gıda güvenliği, sadece bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda bir insanlık meselesi. Şimdi, bilimsel verileri somut adımlara dönüştürme ve herkes için güvenli gıdayı sağlama zamanı.
Kaynak: BHA