Trakya Üniversitesi Biyoloji öğrencileri, Makropreparasyon dersi kapsamında doğada ölen hayvanları iskeletleştirerek Doğa Tarihi Müzesi’ne katkı sağlıyor. 40 yılı aşkın süredir devam eden bu uygulama, öğrencilere teorik bilgilerini pratiğe dökme ve özel bir uzmanlık kazanma imkânı sunuyor. Hiçbir canlıya zarar verilmeden yürütülen çalışmalar, biyoçeşitlilik hafızasının korunmasına yardımcı oluyor.

Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğrencileri, Makropreparasyon dersi kapsamında doğada hayatını kaybeden hayvanları bilimsel yöntemlerle iskeletleştirerek hem uygulamalı eğitim alıyor hem de Trakya Üniversitesi Doğa Tarihi Müzesi‘nin koleksiyonuna önemli katkılar sunuyor.
Biyoloji Bölümü 3. sınıf bahar döneminde yürütülen Makropreparasyon dersi kapsamında öğrenciler, omurgalı hayvan iskeleti hazırlama tekniklerini uygulamalı olarak öğreniyor. Ders kapsamında hazırlanan iskeletler, üniversite bünyesindeki Doğa Tarihi Müzesi’nde sergilenerek bilimsel ve eğitsel amaçlarla kullanılıyor. Müzede yer alan materyallerin önemli bir bölümü, bölümün kuruluşundan bu yana 40 yılı aşkın süredir bu ders kapsamında hazırlanan çalışmalardan oluşuyor. Böylece öğrenciler, teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürmenin yanı sıra biyoloji alanında özel uzmanlık gerektiren bir teknik beceri de kazanıyor.
Ders kapsamında karaca, tilki, sansar, hindi, şahin, martı, suna ve çamurcun gibi birçok türe ait iskelet hazırlama çalışmaları sürdürülürken, hazırlanan örneklerle Doğa Tarihi Müzesi‘nin koleksiyonunun zenginleştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Yurtcan, uygulamalı eğitimin öğrencilerin akademik ve mesleki gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, Makropreparasyon dersinin teorik bilgilerin uygulamayla pekiştirilmesine imkân sağladığını ifade etti. Yurtcan, öğrencilerin teknik uzmanlık gerektiren alanlarda deneyim kazanırken aynı zamanda üniversitenin bilimsel birikimine ve Doğa Tarihi Müzesi’nin gelişimine de katkı sunduklarını söyledi.
Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Karaman ise ders kapsamında hiçbir canlıya zarar verilmediğini vurgulayarak, kullanılan materyallerin doğal yollarla hayatını kaybeden ya da Milli Parklar tarafından üniversiteye teslim edilen hayvanlardan temin edildiğini belirtti. Karaman, bu çalışmaların biyoçeşitlilik hafızasının korunmasına ve doğal yaşamın bilimsel yöntemlerle gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağladığını ifade etti.
Öğrenciler de uygulamalı eğitim sayesinde canlıların iskelet yapılarını yakından inceleme ve mesleki deneyim kazanma fırsatı bulduklarını dile getirdi. Bu sayede hem teorik bilgilerini pekiştiriyor hem de biyoloji alanında özel bir uzmanlık kazanıyorlar.
Trakya Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nün bu anlamlı projesi, hem öğrencilere uygulamalı eğitim imkânı sunuyor hem de Doğa Tarihi Müzesi’nin koleksiyonunu zenginleştirerek bilimsel mirası gelecek nesillere aktarıyor. Öğrencilerin emeğiyle hazırlanan iskeletler, müzede sergilenerek ziyaretçilere doğal yaşamın gizemini keşfetme fırsatı veriyor.
Kaynak: Trakya Üniversitesi