Fed’in küresel piyasaları sarsan kritik faiz kararının ardından altın fiyatlarında başlayan gerileme eğilimi, pazar günü de hız kesmeden devam etti. 2 Ağustos itibarıyla gram altın 6.175 TL, çeyrek altın ise 10.096 TL seviyelerinden işlem görürken, yatırımcılar yeni haftada açıklanacak ekonomik verilere kilitlendi.

Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed) tarafından açıklanan kritik faiz kararlarının piyasalar üzerindeki yankıları hafta sonunda da kesintisiz bir biçimde devam ediyor. Haftanın son işlem gününde başlayan ve yatırımcıları yakından ilgilendiren belirgin düşüş eğilimi, 2 Ağustos Pazar günü itibarıyla gram ve çeyrek altın fiyatlarında hissedilir bir geri çekilmeye neden oldu. Küresel ve yerel altın piyasasında yaşanan bu şiddetli dalgalanma, iç piyasada tasarruf sahiplerinin hamlelerini yeniden şekillendiriyor.
Madde Başlığı 1: Fed’in son faiz kararının ardından başlayan küresel değer kaybı, hafta sonunda da etkisini sürdürerek gram ve çeyrek altın fiyatlarını aşağı çekti.
Madde Başlığı 2: 2 Ağustos Pazar itibarıyla iç piyasada gram altın 6.175 TL, çeyrek altın ise 10.096 TL satış seviyelerinden işlem görmeye devam ediyor.
Uzun bir süredir, kriz dönemlerinde yatırımcıların yegane güvenli limanı olarak adlandırılan altın piyasasında, Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed) tarafından yön verilen makroekonomik politikaların doğrudan ve sert yansımaları hissediliyor. Yılın sıcak günlerinden geçerken, küresel enflasyon verilerine karşı dünya genelindeki dev merkez bankalarının attığı veya atmayı planladığı parasal sıkılaştırma adımları, değerli madenler üzerindeki genel fiyatlamayı anlık ve köklü biçimde değiştiriyor. Özellikle haftanın son işlem gününde uluslararası borsalarda büyük bir yankı uyandıran ve analistlerin haftalardır senaryolar üreterek öngörmeye çalıştığı Fed’in faiz kararı, küresel tahvil faizlerinin ve dolar endeksinin yönünü kesin olarak belirlerken, buna paralel olarak altının ons fiyatında aşağı yönlü sert bir rüzgar esmesine zemin hazırladı. Finans ve ekonomi uzmanları, doğası gereği herhangi bir sabit faiz getirisi sunmayan altının, yüksek seyreden küresel faiz oranları karşısında dönemsel olarak cazibesini bir miktar yitirdiğine ve uluslararası çaptaki devasa kurumsal fonların risksiz, farklı finansal enstrümanlara yöneldiğine dikkat çekiyor.
Uluslararası arenada, tamamen dolar bazlı işlem gören ons altın fiyatlarında yaşanan bu kararlı geri çekilme, aradaki kur farkı etkilerine rağmen doğrudan ve çok hızlı bir biçimde Türkiye iç piyasasına da yansıdı. Türk halkının yüzyıllardır hem köklü bir gelenek hem de en sağlam yatırım aracı ve zor gün dostu olarak gördüğü yastık altı birikimlerin temel taşı altın, 2 Ağustos Pazar günü itibarıyla kuyumcu vitrinlerinde ve aracı kurumların dijital borsa ekranlarında kırmızı renkli düşüş oklarıyla takip ediliyor. Haftanın kapanış gününde ivme kazanan bu değer kaybı serisi, hafta sonu uluslararası ticaret merkezlerinin ve yerel piyasaların kapalı olduğu saatlerde bile, nöbetçi döviz bürolarında ve bankaların dijital yatırım hesaplarında sığ işlemlerle de olsa etkisini sürdürdü.
Özellikle maaşlı çalışan kesimin birikim aracı olan Gram altın ve geleneksel küçük yatırımcının gözdesi konumundaki çeyrek altın başta olmak üzere, kuyumcular çarşısında fiziki talebin en yoğun olduğu ürün gruplarında yatay ancak açıkça aşağı eğilimli bir gerileme kaydedildi. Vatandaşlar, düğün, nişan ve sünnet sezonunun en hareketli aylarından geçerken gelen bu fiyat düşüşlerini büyük bir dikkatle izliyor. Piyasada nabzı tutan kapalıçarşı esnafı ve uzun vadeli planlar yapan bireysel yatırımcılar bu tabloyu iki farklı stratejik açıdan okuyor; piyasadaki bir kesim bu geri çekilmeyi ceplerindeki nakdi altına çevirmek için bulunmaz bir alım fırsatı olarak değerlendirmek isterken, daha temkinli olan diğer kesim ise uluslararası piyasaların yeni haftada Asya seansıyla nasıl bir açılış yapacağını ve bu düşüş trendinin derinleşip derinleşmeyeceğini beklemeyi, yani güvenli nakitte kalmayı tercih ediyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Yatırımcıların büyük bir ciddiyetle takip ettiği, hafta sonu sakinliğinde dahi yatay ancak negatif yönlü bir seyir izleyen altın piyasasında, vatandaşların akıllı telefon ekranlarına ve kuyumcuların ışıklı tabelalarına yansıyan son güncel rakamlar, piyasa kapanışındaki seviyeleri koruyarak şu şekilde oluştu:
Fiziki birikim yapanların, ay sonunu denkleştirmeye çalışan kesimin ve düzenli tasarruf sahiplerinin her dönem en birincil tercihi olmayı sürdüren Gram altın, sistem üzerindeki alış ekranlarında 6.174,46 TL, kuyumculardaki satış ekranlarında ise 6.175,37 TL seviyesinden el değiştirerek haftayı geçiriyor. Toplumsal geleneklerimizin, anadolu takı kültürünün ve her türlü tebrik merasiminin vazgeçilmez bir simgesi haline gelen Çeyrek altın tarafında ise küresel değer kaybı neticesinde alış fiyatı 9.879,13 TL, satış fiyatı ise 10.096,73 TL olarak yatırımcılara ve hediye alacaklara sunulmuş durumda.
Uluslararası emtia piyasalarının, global tröstlerin ve dev fonların temel göstergesi konumunda olan, altın türlerindeki tüm fiyatlamaların anası niteliğindeki Ons altın, hafta sonu bankalar arası sığ işlemlerinde alışta 4.040,54 dolar, satışta ise 4.051,75 dolar bandında oldukça sakin, adeta fırtına öncesi sessizliğini andıran bir seyir izliyor. Daha orta ölçekli yatırımlar ve bir miktar daha yüksek meblağlı birikimler için tercih nedeni olan Yarım altın fiyatı alışta 19.696,51 TL, satışta ise 20.193,46 TL seviyesinden yastık altı işlemlerine devam ederken; geleneksel yapısı, ağır duruşu ve işçilik maliyetinin minimum seviyede olmasıyla bilinen Cumhuriyet altını alışta 39.516,51 TL, satışta ise 40.263,42 TL seviyelerinden serbest piyasada kendine yer buluyor.
Kişisel portföyünü çeşitlendirmek, enflasyona karşı büyük çaplı varlık koruması yapmak isteyen tecrübeli isimlerin takip ettiği diğer önemli yatırım araçlarından Tam altın cephesinde ise rakamlar alış bandı için 39.961,00 TL, satış bandı için ise 40.236,00 TL seviyesine güçlü bir şekilde işaret ederken; çok daha spesifik taleplere yanıt veren Ziynet altını işlemleri alış 39.368,22 TL, satış 40.112,74 TL üzerinden fiyatlanmaya devam ediyor. Son olarak, özellikle uzun vadeli ufka sahip, tam anlamıyla güvenli liman arayışındaki ve yüklü fiziki varlık yatırımı yapan profesyonel tasarruf sahiplerinin ana radarında bulunan, ağırlığıyla dikkat çeken Ata altın, güncel hafta sonu piyasa koşullarında alışta 40.226,49 TL, satışta ise 41.242,56 TL seviyesinde konumlanarak Asya borsalarından gelecek yeni haftanın ilk sinyallerini bekliyor.
Hafta sonu itibarıyla ekranlara yansıyan bu gerileme eğiliminin kalıcı olup olmayacağı, yatırımcıların en çok merak ettiği konuların başında geliyor. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed) tarafından piyasaya sürülen faiz mesajlarının ardından sarsılan küresel altın piyasaları, gözünü yeni haftada açıklanacak olan makroekonomik verilere çevirmiş durumda. Özellikle dünyanın en büyük ekonomisi olan Amerika’dan gelecek tarım dışı istihdam verileri, işsizlik oranları ve tüketici enflasyon endeksi (TÜFE) sonuçları, altının ons fiyatındaki bir sonraki yön kırılımını tayin edecek ana faktörler olarak masada duruyor. Finansal piyasa yapıcıları, ons altın cephesinde 4.000 dolar barajının son derece kritik bir psikolojik destek seviyesi olduğunu, bu seviyenin altına inilmesi halinde satış baskısının daha da derinleşebileceğini, aksine bu seviyeden gelecek tepki alımlarının ise yeniden yükseliş trendini tetikleyebileceğini değerlendiriyor.
Türkiye iç piyasasında ise yatırımcının takip etmesi gereken denklem çok daha farklı bileşenlere sahip. Dünyada altının ons fiyatı sabit kalsa dahi, dolar/TL kurunda yaşanabilecek olası yukarı veya aşağı yönlü hareketlilikler, doğrudan gram altın fiyatlarına yansımaya devam edecektir. Bu nedenle, yerli tasarruf sahibinin hem dışarıdaki Amerikan faiz kararlarını hem de içerideki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) adımlarını ve döviz likiditesi durumunu eş zamanlı olarak takip etmesi büyük önem taşıyor. Haftanın ilk iş günü olan pazartesi sabahı, Asya borsalarının açılışıyla birlikte başlayacak olan yeni fiyatlamalar, haftanın genel seyrine dair en net ipuçlarını yatırımcılara sunacaktır.
Hafta sonlarında ve mesai saatleri dışında altın piyasasında işlem yapan yatırımcıların özellikle dikkat etmesi gereken bir diğer husus ise alım satım makası olarak bilinen fiyat farklarıdır. Uluslararası piyasaların kapalı olduğu, bankalar arası döviz ve altın kote işlemlerinin sığlaştığı pazar günleri gibi tatil günlerinde, sistem üzerindeki dijital altın hesaplarında alış ve satış arasındaki makas oldukça geniş tutulmaktadır. Bankalar, olası ani kur şoklarına karşı kendilerini korumak amacıyla bu farkı açarken, yatırımcının acil nakit ihtiyaçlarında altın bozması durumunda beklentisinin altında bir rakamla karşılaşma riski doğmaktadır.
Öte yandan, Kapalıçarşı esnafı ve semt kuyumcularında ise fiziki altın talebi ve arzı kendi iç dinamiklerini yaratmaktadır. Ekranda görülen spot piyasa rakamları ile vitrindeki fiziki teslimatlı altın rakamları arasında işçilik maliyetleri, nakliye, sigorta ve arz-talep dengesinden kaynaklanan belirli bir prim farkı her zaman mevcuttur. Özellikle çeyrek altın, yarım altın ve Cumhuriyet altını gibi basılı sarrafiye ürünlerinde, darphane çıkış kotaları ve piyasadaki fiziki bulunabilirlik durumu fiyatı doğrudan etkileyen unsurlar arasındadır. Bu nedenle analistler, fiziki yatırım yapacak olan veya elindeki altını nakde çevirmeyi planlayan vatandaşların, mutlaka mesai saatleri içerisinde, piyasaların derinleştiği ve fiyat makaslarının daraldığı anları tercih etmelerini tavsiye etmektedir.
Kısa vadeli faiz kararları, jeopolitik gerilimler veya anlık veri akışlarıyla zaman zaman sert düşüşler ve dalgalanmalar yaşasa da, ekonomi tarihi altının her zaman uzun vadede enflasyona karşı koruma sağlayan en istikrarlı varlık olduğunu kanıtlamıştır. Para birimlerinin değer kaybettiği, basılı paranın alım gücünün eridiği dönemlerde değerli madenler, servet koruma aracı olarak yatırımcıların portföyündeki ağırlığını hiçbir zaman kaybetmemiştir. Bugün 6.175 TL seviyelerine gerileyen gram altın, dönemsel kar realizasyonlarının ve küresel piyasa ayarlamalarının bir sonucu olarak değerlendirilmeli, ancak büyük resimde altının yüzyıllara dayanan güvenli liman statüsü unutulmamalıdır.
Yatırımcı psikolojisinde sıkça karşılaşılan panik satışlarından kaçınılması, tasarrufların çeşitlendirilerek tek bir enstrümana bağlanmaması, modern finans yönetiminin en temel kurallarından biridir. Önümüzdeki günlerde merkez bankalarının atacağı adımlar, küresel ticaret savaşlarının seyri ve küresel enflasyonun inatçı yapısı, altın fiyatları üzerinde yeniden yukarı yönlü baskılar oluşturma potansiyelini barındırmaktadır. Bu bağlamda, düşüşleri birer portföy çeşitlendirme fırsatı olarak gören geleneksel Türk yatırımcısı, sabırlı bekleyişini sürdürerek yatırımlarını orta ve uzun vadeli bir perspektifle şekillendirmeye devam etmektedir.
Kaynak: BHA