Meta, 2025’te 7 milyon akıllı gözlük sattı ancak gizlilik endişeleri büyüyor. Kadınlar, erkekler tarafından izinsiz kaydedildiklerini bildiriyor. Yüz tanıma özelliği NameTag, henüz aktif değil ama endişeleri artırıyor. Peki, bu cihazlar gerçekten güvenli mi?

Meta’nın en son akıllı gözlüklerini piyasaya sürmesiyle birlikte, bu cihazların gizlilik ihlali potansiyeli yeniden gündeme oturdu. Kylie Jenner gibi ünlü isimlerin tanıtım yüzü olması bile, gözlüklerin gözetim aracı olarak algılanmasını engelleyemiyor. Peki, bu cihazlar gerçekten bu kadar tehlikeli mi, yoksa tepkiler abartılı mı?
Akıllı gözlükler, temel olarak yüze takılan bir bilgisayar. Üzerlerindeki kamera ve mikrofon sayesinde video ve ses kaydı yapabiliyor, ayrıca yapay zeka desteğiyle çeşitli görevleri yerine getirebiliyor. Meta, 2025 yılında 7 milyon çift akıllı gözlük satarak sektörde lider konuma geldi. Şirketin CEO’su Mark Zuckerberg, akıllı gözlüklerin gelecekte herkesin kullanacağı bir cihaz haline geleceğini iddia ediyor.
Piyasada farklı akıllı gözlük modelleri bulunsa da, en çok tartışılanlar Meta ve Snap’in ürünleri. Bu gözlükler, kullanıcının gerçek dünyayla etkileşimini artırırken, Xreal gibi şirketlerin ürettiği AR gözlükler daha çok sanal gerçeklik deneyimi sunuyor.
Akıllı gözlüklerle ilgili en büyük endişe, insanların izinsiz kaydedilmesi. Özellikle kadınlar, erkekler tarafından fark edilmeden kaydedildiklerini ve görüntülerin internette yayınlandığını bildiriyor. Meta, gözlüklerde kayıt sırasında yanan bir gösterge ışığı olduğunu ve bu ışık kapatıldığında kameranın devre dışı kaldığını söylese de, bazı kullanıcılar bu sistemi atlatmanın yollarını buldu.
Wired dergisinin haberine göre Meta, akıllı gözlükler için NameTag adında bir yüz tanıma özelliği geliştiriyor. Bu özellik, gözlüğün kamerayla gördüğü kişileri tanımlayarak bir “yüz izi” oluşturabiliyor. Meta, bu özelliğin henüz kullanıma sunulmadığını belirtse de, geçmişteki gizlilik ihlalleri nedeniyle kullanıcılar endişeli.
Elektronik Sınır Vakfı‘ndan Thorin Klosowski, Meta’nın bu alandaki liderliğinin güven vermediğini söylüyor: “Kullanıcılar, Meta’nın gözlüklerden topladığı verileri nasıl kullandığını sorgulamalı. Kayıtlar buluta gönderiliyor ve bir Meta çalışanı bu içerikleri inceleyebilir.”
Akıllı gözlükler, sadece bir başlangıç. Gelecekte akıllı yüzükler, iğneler ve hatta AirPods gibi cihazlara entegre kameralar görebiliriz. Bu da gizlilik endişelerini daha da artıracak. Ancak, gözetim teknolojilerini düzenlemek kolay değil; çünkü vatandaşların cep telefonuyla kayıt yapma hakkı, birçok olayda kanıt niteliği taşıyor.
Zuckerberg’in akıllı gözlüklerin yaygınlaşacağı öngörüsüne şüpheyle yaklaşan Klosowski, “İnsanların kaydedilmekten duyduğu rahatsızlık ve gelen tepkiler, bu cihazların popülerleşmesini zorlaştıracak” diyor. Nitekim birçok inceleme, gözlükleri takan kişilerin aile ve arkadaşlarını rahatsız ettiğini ortaya koyuyor.
Akıllı gözlükler, sundukları kolaylıkların yanında ciddi gizlilik riskleri de taşıyor. Kullanıcıların bu cihazları satın alırken amaçlarını netleştirmeleri ve çevrelerindekilerin rahatsızlığını dikkate almaları önemli. Teknoloji ilerledikçe, gizlilik ve güvenlik arasındaki dengeyi sağlamak her zamankinden daha kritik hale geliyor.
Kaynak: Haber Merkezi