ABD, 2026’nın ikinci çeyreğinde 11,4 GW yeni güneş enerjisi kapasitesi kurarak 50 milyon evi besleyebilecek seviyeye ulaştı. Yıllık bazda ‘lik artışla rekor kıran sektörde, Trump’a oy veren eyaletler kurulumların ‘ini gerçekleştirdi. Federal teşviklerin kaldırılmasına rağmen güneş enerjisi yükselişini sürdürüyor. Peki bu çelişki ne anlama geliyor?

ABD, 2026 yılının ikinci çeyreğinde güneş enerjisinde çok önemli bir eşiği geride bıraktı. Ülkedeki kurulu güneş enerjisi kapasitesi artık 50 milyondan fazla evin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek seviyeye ulaştı. Bu, tüm ABD hanelerinin üçte birinden fazlası anlamına geliyor. Ancak burada küçük bir detay var: Bu hesaplama, doğrudan 50 milyon evin çatısında güneş paneli olduğu anlamına gelmiyor. Sektörün yaptığı bir hesaplamayla, güneş enerjisi santrallerinin ürettiği elektrik, ortalama bir evin tüketimine çevriliyor.
Bu rekor, ABD güneş enerjisi sektörünün 2026’nın ikinci çeyreğinde gösterdiği güçlü performansın sonucu. Solar Energy Industries Association (SEIA) ve Wood Mackenzie tarafından hazırlanan son US Solar Market Insight raporuna göre, sektör bu dönemde 11,4 gigavat doğru akım (GWdc) yeni kapasite kurdu. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45’lik bir artışı, 2026’nın ilk çeyreğine göre ise yüzde 43’lük bir yükselişi temsil ediyor.
Kurulumun büyük kısmı, büyük ölçekli güneş santrallerinden geldi. Kamu hizmeti ölçeğindeki güneş enerjisi projeleri, ikinci çeyrekte eklenen yeni kapasitenin 9,6 GWdc’lik bölümünü oluşturdu. Bu, yıllık bazda yüzde 61’lik bir artış anlamına geliyor. Geliştiriciler, Temmuz 2026’da federal vergi kredileri için getirilen güvenli liman (safe harbor) son tarihinden önce projelerini hayata geçirme telaşındaydı.
SEIA CEO’su Tim Pawlenty, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Güneş ve depolama, çoğu Amerikalının henüz tam olarak farkına varamadığı bir ölçeğe ulaştı ve bu teknolojiler olmadan Amerika’nın artan enerji ihtiyaçlarını karşılamamız mümkün değil.”
İşin ilginç tarafı şu: Trump yönetimi ve Kongre’deki Cumhuriyetçiler güneş enerjisi teşviklerini ortadan kaldırdı, ancak kendi seçmen tabanlarındaki güneş enerjisi coşkusunu engelleyemedi. 2024’te Trump’a oy veren eyaletler, 2026’nın ilk yarısında kurulan toplam güneş enerjisi kapasitesinin yüzde 71’ini oluşturdu. Yeni güneş enerjisi kurulumlarında ilk 10’da yer alan eyaletlerden sekizi de kırmızı eyaletlerdi.
Güneş ve batarya depolama, 2026’nın ilk yarısında ABD’de eklenen toplam yeni güç kapasitesinin yüzde 70’ini oluşturdu. Bu, elektrik talebinin hızla arttığı bir dönemde büyük önem taşıyor; çünkü güneş enerjisi ucuz, hızlı inşa edilebilir ve çevre dostu.
Proje hattı, kamu hizmeti ölçeğindeki güneş enerjisini önümüzdeki birkaç yıl boyunca meşgul edecek kadar büyük. Wood Mackenzie, ABD’nin 2031’e kadar yılda yaklaşık 44 GWdc güneş enerjisi kapasitesi eklemesini bekliyor. Bu, ülkenin toplam güneş enerjisi kapasitesini önümüzdeki beş yıl içinde neredeyse iki katına çıkaracak.
Ancak Wood Mackenzie kıdemli analisti Caitlin Connelly, “izin süreçleri ve ITC sonrası geçiş dönemi önemli zorluklar olarak önümüzde duruyor” diyerek sektörün karşı karşıya olduğu engellere dikkat çekti.
Çatı güneş enerjisi ise çok daha zorlu bir süreçten geçiyor. Nitelikli ev tipi güneş ve batarya kurulumlarının maliyetinin yüzde 30’unu karşılayan federal Residential Clean Energy Credit programı, 31 Aralık 2025’ten sonra hizmete giren sistemler için sona erdi. Buna rağmen Wood Mackenzie, ev sahiplerinin elektrik faturalarını düşürme ve kesintilere karşı evlerini daha dayanıklı hale getirme arayışlarının devam etmesiyle, konut tipi güneş ve depolama sektörünün 2027’de yeniden büyümeye başlamasını bekliyor.
ABD güneş enerjisi sektörü, 2026’nın ikinci çeyreğinde 50 milyon evi besleyebilecek kapasiteye ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı. Üstelik bu başarı, güneş enerjisine mesafeli duran siyasi çevrelerin kalesi olan kırmızı eyaletlerin öncülüğünde gerçekleşti. Teşviklerin kaldırılması ve izin süreçlerindeki belirsizlikler sektörün önündeki en büyük engeller olarak duruyor. Ancak düşen maliyetler, hızla artan elektrik talebi ve enerji bağımsızlığı arayışı, güneş enerjisinin önümüzdeki yıllarda da büyümeye devam edeceğini gösteriyor. Çatı güneş enerjisindeki yavaşlama ise federal teşviklerin sona ermesinin ne kadar etkili olduğunu gözler önüne seriyor.
Kaynak: electrek