Su kriziyle mücadele eden Yalova’da, global marka Rielli’den stratejik hamle. Üretimi Yalova’ya taşıyan şirket, yüzde 95 su geri kazanımı ve deniz suyu arıtma teknolojileriyle kente nefes aldıracak.

Türkiye’nin sanayi, turizm ve tersanecilik alanındaki gözbebeği Yalova, son dönemde tarihinin en zorlu kuraklık sınavlarından birini veriyor. İklim krizinin etkileri ve yağış rejimindeki düzensizlikler, kentin su kaynaklarını tehdit ederken, sanayi kuruluşları ve yerel yönetimler çözüm arayışında. İşte tam bu kritik süreçte, global su arıtma devi Rielli’nin üretim üssünü Yalova’ya taşıması, bölge için sadece ekonomik bir yatırım değil, stratejik bir “can suyu” hamlesi olarak öne çıkıyor.
2025 yılı itibarıyla üretimini Yalova’daki modern fabrikasına taşıyan marka, geliştirdiği su arıtma ve geri kazanım sistemleriyle hem sanayicinin maliyetlerini düşürmeyi hem de kentin su stresini azaltmayı hedefliyor.
Haberimize konu olan teknolojinin önemini kavramak için önce Yalova’nın içinde bulunduğu tabloyu netleştirmek gerekiyor. Kenti besleyen ana kaynak olan Gökçe Barajı ve yerel su havzaları ne yazık ki alarm veriyor.
Acil Su Eylem Planı’nın devreye alındığı kentte, 26 Kasım tarihinden itibaren her gün 20:00 – 05:00 saatleri arasında zorunlu su kesintileri uygulanıyor. Yalova Belediyesi ise vatandaşları, şebeke suyunun arıtılmadan içme veya yemek yapma amacıyla kullanılmaması konusunda uyarıyor. Rielli, işte bu kriz ortamında, suyu “harcanıp giden bir kaynak” olmaktan çıkarıp “döngüsel bir değere” dönüştüren teknolojisiyle devreye giriyor.
Rielli markasını bünyesinde barındıran Kazancı Çevre Tekniği Kurucu Genel Müdürü Artun Kazancı, geliştirdikleri sistemlerin özellikle sanayi tesisleri için hayati bir çıkış yolu olduğunu vurguluyor. Fabrikalar, tersaneler ve büyük işletmeler için su, sadece bir ihtiyaç değil, aynı zamanda büyük bir maliyet kalemi.
Kazancı, geliştirdikleri teknolojinin verimliliğini şu çarpıcı sözlerle anlatıyor: “Sanayi tesislerinde endüstriyel atıksu geri kazanımı ve atıksulardan proses suyu üretimi alanlarında sunduğumuz mühendislik hizmetleriyle, yüzde 95’e varan geri kazanım oranları sağlıyoruz.”
Bu oran, 100 birim suyun 95 biriminin tekrar tekrar kullanılması anlamına geliyor. Sistem, sadece çevreyi korumakla kalmıyor, işletmelerin su ve enerji maliyetlerini de ciddi oranda düşürüyor. Öyle ki, kurulan arıtma tesisleri sağladıkları tasarrufla yatırım maliyetini (amortisman süresini) bir yılın altına kadar indirebiliyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
- Su Ayak İzi Nedir? Tıpkı karbon ayak izi gibi, ürettiğimiz veya tükettiğimiz her ürünün bir “su ayak izi” vardır. Örneğin, bir adet pamuklu tişört üretmek için yaklaşık 2.700 litre su harcanır. Rielli gibi firmaların yaptığı “geri kazanım” işlemi, işte bu harcanan suyun tekrar üretim bandına dönmesini sağlayarak doğadan çekilen tatlı su miktarını minimize eder.
Rielli’nin çözüm paketi sadece sanayi atıklarıyla sınırlı değil. Dünyada artan su kıtlığı, deniz suyunun arıtılarak (desalinasyon) kullanıma sunulmasını bir tercih olmaktan çıkarıp zorunluluk haline getirdi.
Konuya global bir perspektiften bakan Artun Kazancı, Avrupa’daki referans projelerinden örnek vererek şunları söylüyor: “Avrupa’da kurmuş olduğumuz Deniz Suyu Ters Ozmoz tesisimiz, yaklaşık 15-20 bin kişilik bir nüfusun günlük su ihtiyacını tek başına karşılamaktadır. 30 yılı aşkın deneyimle geliştirdiğimiz yerli teknolojilerimiz, turizm tesislerinden yerleşim birimlerine kadar her alanda bu çözümü sunmaya hazır.”
Rielli’nin Yalova’daki yeni fabrikası, sadece ürettiği çözümlerle değil, üretim felsefesiyle de dikkat çekiyor. 2025 yılının başında tam kapasiteyle çalışmaya başlayan tesis, endüstriyel üretimin geleceğine ışık tutuyor.
Artun Kazancı, fabrikadaki üretim anlayışını “İşlevsel Zeka” ve “İnsan Odaklılık” üzerine kurduklarını belirtiyor. “Bir iş eğer makineyle yapılabiliyorsa, Rielli’de bu iş insana yaptırılmaz” diyen Kazancı, bu prensibin insan emeğine verdikleri değerin bir göstergesi olduğunun altını çiziyor.
Fabrikada mekanik üretim ile yazılım teknolojileri iç içe geçmiş durumda. Tüm projeler bilgisayar ortamında tasarlanıyor ve veriler doğrudan makinelere aktarılıyor. İnsanla omuz omuza çalışan “kooperatif robotlar” sayesinde üretimdeki karar süreçleri ve ara ölçümler minimize ediliyor.
Bu entegrasyon sayesinde:
6 kıtada 80’den fazla ülkeye ihracat yapan ve kökleri 30 yılı aşan bir deneyime dayanan Rielli, Yalova’daki bu dev yatırımıyla hem bölgedeki su krizine karşı güçlü bir müttefik olmayı hem de Türk mühendisliğini dünyaya taşımayı sürdürüyor.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı