Eti Bakır’ın Samsun’daki Ar-Ge Merkezi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından resmen tescillendi. 30 Ocak 2026 itibarıyla belgeyi alan merkez, üniversite-sanayi iş birliğiyle madencilik teknolojileri geliştirecek.

Türkiye’nin madencilik devlerinden Eti Bakır, Samsun’daki teknoloji üssüyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan resmi onay alarak küresel rekabette yeni bir sayfa açtı.
Resmi Tescil Tarihi: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 5746 sayılı kanun kapsamında yapılan denetimler sonucunda 30 Ocak 2026 itibarıyla belgeyi onayladı.
Teknolojik Güç Birliği: Bu tescil ile Eti Bakır, “problem çözen” yapıdan “teknoloji geliştiren” bir yapıya geçiş yaparak sektörün teknik gücü olacak.
Akademik İş Birliği: Belge sayesinde üniversite-sanayi iş birliği resmiyet kazanırken, hibe ve fon programlarına erişim kolaylığı sağlandı.
Türkiye’nin madencilik stratejisinde kritik bir rol oynayan Eti Bakır, teknolojik yetkinliklerini bir üst seviyeye taşıdı. Samsun’da faaliyet gösteren Ar-Ge merkezi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen titiz denetimlerin ardından resmi Ar-Ge Merkezi tescili almaya hak kazandı. 30 Ocak 2026 tarihi itibarıyla resmileşen bu belge, şirketin sadece üretim kapasitesini değil, aynı zamanda bilimsel araştırma ve geliştirme kabiliyetlerini de tescillemiş oldu.
Bu gelişme, Eti Bakır’ın sadece yerel bir oyuncu olmanın ötesine geçerek, madencilik teknolojileri alanında global bir otorite olma yolunda attığı en somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Yüksek teknolojili cihaz ve ekipmanlara erişim kolaylığı sağlayan bu yeni statü, madenlerin daha verimli, sürdürülebilir ve çevreci yöntemlerle işlenmesinin önünü açacak. Türkiye’deki madencilik sektörü için teknik bir güç odağı haline gelen merkez, yer altı zenginliklerini ileri teknolojiyle katma değerli ürünlere dönüştürecek.

Eti Bakır Ar-Ge Direktörü İbrahim Göktaş, alınan bu ünvanın şirket vizyonu üzerindeki etkilerini çarpıcı sözlerle özetledi. Ar-Ge merkezi statüsünün bir varış noktası değil, uluslararası arenada devlerle rekabet etmek için alınan bir “vize” olduğunu belirten Göktaş, bu sürecin kurumsallaşma ve disiplin adına en büyük değer olduğunu vurguladı.
Göktaş’a göre bu tescil, şirketin operasyonel reflekslerini kökten değiştirecek. Artık sadece karşılaşılan teknik sorunlara anlık çözümler üreten bir birim değil, sektöre yön veren teknolojileri bizzat tasarlayan ve ihraç eden bir yapıya bürünülecek. Yer altındaki doğal zenginliğin, yer üstündeki akıl ve bilimle birleştirilmesi stratejisi, bu merkez aracılığıyla ete kemiğe bürünüyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Tescil belgesinin getirdiği en büyük avantajlardan biri de akademik dünya ile kurulan bağların resmi bir zemine oturması oldu. Eti Bakır, üniversitelerle yürüttüğü projeleri artık bir “iş modeli” haline getiriyor. Türkiye’deki ve yurt dışındaki üniversitelerle geliştirilen ortak projelerin sayısı, bu tescil sayesinde hızla artacak. Nitelikli insan kaynağına erişim ve akademik bilginin sanayi pratiğine aktarılması, Ar-Ge Merkezi tescili ile çok daha sistematik bir hal alacak.
Resmi tescil süreci, sadece prestij değil, aynı zamanda Eti Bakır’ın yenilikçi projeleri için devasa bir finansal kaynak havuzunun da kapılarını aralıyor. Ar-Ge merkezi ünvanı ile birlikte, hem ulusal çapta TÜBİTAK ve KOSGEB gibi kurumların sağladığı özel fonlara, hem de uluslararası ölçekteki AB hibe programlarına erişim çok daha kolay ve hızlı hale gelecek. Ar-Ge Merkezi tescili, merkezin teknik kapasitesini artırmak için ihtiyaç duyduğu yüksek teknolojili laboratuvar cihazları ve analiz ekipmanlarının temininde önemli muafiyetler ve kolaylıklar sunacak.
Eti Bakır Ar-Ge Direktörü İbrahim Göktaş, bu finansal ve teknik desteğin yeni projeleri tetikleyen bir zincir oluşturacağını belirtti. Göktaş, “Tescil belgesiyle yer aldığımız her başarılı proje, arkasından yeni bir iş birliğini ve daha gelişmiş bir teknolojiyi beraberinde getirecek. Bu ekosistem, sadece şirketimize değil, Türk madencilik mühendisliğine de küresel bir rekabet gücü kazandıracak” ifadelerini kullandı. Bu stratejik adım, özellikle stratejik metallerin geri kazanımı ve uç ürün eldesi gibi yüksek katma değerli alanlarda Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltacak projelerin de önünü açacak.
Günümüz dünyasında madencilik sektörü artık sadece rezerv büyüklüğüyle değil, “yeşil madencilik” kriterlerine uyumuyla değerlendiriliyor. Eti Bakır, bilimi operasyonlarının merkezine alarak bu dönüşümde öncü bir rol üstleniyor. Ar-Ge merkezinin çalışmaları, ham maddenin en verimli şekilde işlenmesini sağlarken, çevresel etkiyi minimize eden yöntemlerin geliştirilmesine odaklanıyor. Şirketin “bilimsel madencilik” yaklaşımı, bu tescil ile birlikte tescillenmiş bir kurumsal disipline dönüştü.
Eti Bakır’ın teknoloji yolculuğunda bir sonraki durak ise uluslararası geçerliliği olan Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) belgesi olacak. Önümüzdeki dönemde bu başvuru sürecini başlatacaklarını duyuran İbrahim Göktaş, bu sayede yurt dışındaki faaliyetlerin güvenilirliğini ve hacmini artıracaklarını vurguladı. TÜRKAK belgesi, merkezde yapılan analizlerin ve geliştirilen yöntemlerin dünyanın her yerinde tartışmasız kabul görmesi anlamına geliyor.
Madenciliğin geleceğini “yer üstündeki akıl” ile şekillendiren Eti Bakır, Samsun’daki merkezinde yürüteceği çalışmalarla dijital madencilik, otomasyon ve döngüsel ekonomi gibi alanlarda sektöre rehberlik etmeye devam edecek. 30 Ocak’ta alınan bu tescil, Türkiye’nin yer altı kaynaklarını en modern yöntemlerle ekonomiye kazandırma idealinin en güçlü kanıtlarından biri olarak tarihe geçti.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı