KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, ebeveynlerin sosyal medyada çocuklarının fotoğraflarını paylaşmasının kalıcı dijital izler bıraktığını ve çocukların güvenliği için risk oluşturduğunu söyledi. Bilir, 15 yaş altı çocuklara sosyal medya hizmeti verilmesini yasaklayan düzenlemeyi hatırlatarak, platformların çocuk dostu tasarım ilkelerine uyması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, KVKK’nın TikTok, Instagram, Facebook, YouTube, X ve Discord hakkında resen inceleme başlattığını açıkladı.

ANKARA – BHA Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, çocukların dijital dünyadaki güvenliği konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Star Gazetesi Yazarı Cüneyd Altıparmak’ın sorularını yanıtlayan Bilir, ebeveynlerin sosyal medyada çocuklarının fotoğraflarını paylaşmasının uzun vadeli risklerine dikkat çekti.
Prof. Dr. Bilir, çocukların kişisel verilerinin korunmasının yetişkinlerden farklı bir yaklaşım gerektirdiğini vurguladı. Çocukların yaşları ve kavrama kapasiteleri nedeniyle verilerinin nasıl işlendiğini tam olarak anlayamadıklarını belirten Bilir, bu durumun onları özel bir koruma grubu haline getirdiğini ifade etti.
6698 sayılı KVKK’da çocuklara özel bir madde bulunmamasına rağmen, kanunun genel ilkelerinin çocuklar için de geçerli olduğunu söyleyen Bilir, çocuğun üstün yararının gözetilmesi gerektiğinin altını çizdi. Örneğin, çocuklara yönelik aydınlatma metinlerinin sade ve anlaşılır bir dille hazırlanması gerektiğini belirtti.
Ebeveynlerin çocuklarının fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmasının yaygınlaştığına dikkat çeken Bilir, bu paylaşımların çocuğun dijital ayak izinin kalıcı olmasına neden olduğunu söyledi. Paylaşılan içeriklerin kimlere ulaşacağının ve nasıl kullanılacağının kontrol edilemeyeceğini belirten Bilir, çocuğun okulu, evi gibi özel bilgilerin paylaşılmasının güvenlik riskleri oluşturabileceğini vurguladı.
Bilir, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: Paylaşım yapmadan önce içeriğin niteliğini değerlendirin, çocuğun görüşünü alın ve mahremiyetini ön planda tutun.
Prof. Dr. Bilir, sosyal medya platformlarının çocukların verilerini korumak için sadece yasal yükümlülüklerini değil, aynı zamanda çocuk dostu tasarım ilkelerini de benimsemesi gerektiğini söyledi. Tasarımdan itibaren mahremiyet ve varsayılan olarak mahremiyet yaklaşımlarının önemine değinen Bilir, çocuk hesaplarında varsayılan gizlilik ayarlarının yüksek olması, konum bilgilerinin gizlenmesi gibi uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ayrıca, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmasını yasaklayan düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle çocukların çevrim içi risklerden daha iyi korunacağını belirtti.
KVKK’nın yalnızca şikayet üzerine değil, resen de inceleme başlatabildiğini hatırlatan Bilir, ihlal tespit edildiğinde sadece idari para cezası değil, aynı zamanda hukuka aykırılıkların giderilmesi yönünde kararlar da alabildiğini söyledi. Örnek olarak TikTok hakkında verilen 2023/134 sayılı kararı ve bu yıl TikTok, Instagram, Facebook, YouTube, X ve Discord platformlarında çocukların verilerinin işlenmesine yönelik başlatılan resen incelemeleri hatırlattı.
Eğitimde yapay zeka kullanımının faydalarına değinen Bilir, ancak bu sistemlerin çocukların mahremiyeti ve veri güvenliği açısından riskler oluşturabileceğini belirtti. Bu nedenle, yapay zeka uygulamalarında çocuğun üstün yararının gözetilmesi ve risklerin önceden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Bilir, çocukları sadece korumakla kalmayıp, onların da kendi verileri konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda KVKK’nın çeşitli projeler yürüttüğünü açıkladı.
Bilir, tüm bu çalışmaların çocukların dijital dünyada daha güvenli ve bilinçli olmalarını sağlamayı hedeflediğini belirterek, ebeveynleri ve sektör temsilcilerini daha duyarlı olmaya çağırdı.
Sonuç olarak: Çocuklarımızın geleceğini korumak, onların verilerini korumaktan geçiyor. Ebeveynlerin dijital paylaşımlarda dikkatli olması, platformların çocuk dostu tasarımlar uygulaması ve çocukların bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Kaynak: BHA GÜNDEM