TYB Konya Şubesi’nin vefa programında anılan İbrahim Hakkı Konyalı, çok yönlü kişiliği ve arşivciliğiyle hafızalara kazındı. Prof. Dr. Hasan Bahar, onun akademisyen olmamasının geleneğinin sürmesini engellediğini vurguladı. Etkinlikte ayrıca 1931’deki arşiv satışı ve Konyalı’nın bilirkişilik davası gibi önemli konular ele alındı.

ürkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi’nin ‘Konyalı Onlar’ vefa programı kapsamında düzenlenen etkinlikte, tarihçi, yazar ve gazeteci İbrahim Hakkı Konyalı anıldı. Program, akademi ve kültür-sanat dünyasından isimleri bir araya getirdi.
Prof. Dr. Hasan Bahar, Konyalı’nın çok yönlü kimliğine vurgu yaparak, onun tarihçi, etnograf, epigraf, nümizmat ve sosyolog olarak nitelendirilebileceğini belirtti. Ancak akademisyen olmamasının, yanında yetiştireceği asistan ve öğrenci eksikliğine yol açtığını, bu nedenle geleneğinin güdük kaldığını ifade etti. Bahar, “Konyalı’dan herkes faydalanmasına rağmen kendisi kenarda tutuldu” dedi.
Bahar, Konyalı’nın 15 yaşından itibaren 75 yıllık birikimini Üsküdar’daki Vakıflar Kütüphanesi’ne bağışladığını hatırlattı. Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nün 2015’te çıkardığı armağan kitapta, Konyalı’nın izinden giden akademisyenlerin makalelerine yer verildiği aktarıldı.
Prof. Dr. Yaşar Semiz, Konyalı’nın bir müstehcenlik davasında bilirkişi olarak seçilmesiyle başlayan tartışmaları anlattı. Savcı Hikmet Onat’ın edebi bir roman için bilirkişi olarak Konyalı’yı seçmesi üzerine avukat Esat Mahmut Karakurt itiraz etti. Dosya İstanbul Üniversitesi’nden Ali Nihad Tarlan, Sadrettin Celal Antel gibi isimlere gönderildi ve heyet, eserin müstehcen olmadığına dair rapor hazırladı.
Semiz, davanın basına yansımasıyla Peyami Safa, Necip Fazıl, Vala Nurettin gibi isimler eseri savunurken, Yunus Nadi ve Ali Bey’in Konyalı’yı vatana ihanetle suçladığını belirtti. Konya basınında ise “Bir adamın soyadına bakarak Konyalı diye bütün Konya’yı niye karalıyorsunuz?” tepkisi yükseldi.
Prof. Dr. Hüseyin Muşmal, 1931’de Osmanlı arşiv evrakının Bulgaristan’a satılması olayını ele aldı. Satılan evrakın doğrudan Bulgar hükümetine değil, Sofya yakınlarındaki bir kağıt fabrikasına gönderildiğini, Bulgar bir profesörün uyarısıyla el konulduğunu vurguladı. Muşmal, bu olayın arşiv belgelerinin korunmasına hizmet ettiğini söyledi.
Prof. Dr. Doğan Yörük, Konyalı’nın eserlerinin kendi akademik kariyerinde temel referans olduğunu belirtti. Yüksek lisans tezinden itibaren Aksaray Tarihi gibi çalışmalarının yol gösterici olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Bayram Ürekli ise Osmanlı arşiv geleneğine vurgu yaparak, satılan evrakın ana arşivden değil, İstanbul Defterdarlığı’ndaki belgeler olduğunu açıkladı.
Etkinliğin sonunda Vakıflar Bölge Müdürü Yılmaz Kılınç, TYB Konya Şubesi kütüphanesine dört ciltlik Selçuklu Araştırmaları eserini hediye etti. Prof. Dr. Hasan Bahar ve Prof. Dr. Yaşar Semiz’e katılım beratı ve kitap seti takdim edildi. Bahar ayrıca kütüphaneye İbrahim Hakkı Konyalı’nın üç ciltlik “Aksaray Tarihi” eserini bağışladı.
Program, hatıra fotoğrafları çekimiyle sona erdi.
Kaynak: BHA