Lüks bir huzurevinde hasta bakıcılığı yapan genç Elemi, hastası Douglas’ın sapkın oyunlarına kapılır. Georgia Bernstein’ın ilk filmi Gece Hemşiresi, erotik gerilim ve psikolojik oyunları birleştirerek izleyiciyi rahatsız edici bir yolculuğa çıkarıyor. Film, Sundance’te büyük ses getirdi.

Lüks bir huzurevinde hasta bakıcılığı yapan genç Elemi, hastası Douglas‘ın oyunlarına kapılarak kendini tehlikeli bir ilişkinin içinde bulur. Georgia Bernstein’ın ilk filmi Gece Hemşiresi, izleyiciyi rahatsız edici ama bir o kadar da bağımlılık yapan bir yolculuğa çıkarıyor.
Film, Douglas (Bruce McKenzie) ile tanışmamızla başlıyor. Bebek mavisi gözlerindeki bilge parıltı, ince altın zinciri ve göğüs kılları… Onun hasta mı yoksa oyun mu oynadığı belli değil. Elemi (Cemre Paksoy) ise tam bir acemi: saf, ürkek ve kontrol edilmeye müsait. Bu belirsizlik, klasik hasta-bakıcı dinamiğini altüst ediyor.
Douglas, Elemi‘yi bir telefona sarılıp kendisini torunu gibi tanıtarak para istemeye zorlar. Bu dolandırıcılık oyunu, başta masum gibi görünse de giderek tehlikeli bir hal alır. Huzurevi yönetimi durumu fark eder; ancak Doktor Mann (Mimi Rogers) gibi karakterlerin de sırları vardır.
Film, Peter Strickland‘ın rüya gibi atmosferi ile Catherine Breillat‘ın cesur cinselliğini birleştiriyor. Geleneksel bir seks sahnesi yok, ama akıl oyunları ve nefes kesen temaslar yeterince ısıtıyor. Elemi‘nin karanlık arzularına teslim oluşu, izleyiciyi rahatsız edici bir keyifle baş başa bırakıyor.
Bernstein, filmi büyükannesinin neredeyse bir telefon dolandırıcılığına kurban gitmesinden esinlenmiş. Ancak senaryo, bu gerçek olayı sadece bir sıçrama tahtası olarak kullanıp tabularla dolu erotik bir fanteziye dönüşüyor.
Chicago banliyölerinde geçen film, yumuşak ışıklı ve steril mekanlarla bir tür ara bölge hissi yaratıyor. Görüntü yönetmeni Lidia Nikonova‘nın mumlu dokusu, oyuncuların boş bakışlarıyla birleşince Elemi‘nin kontrol kaybını mükemmel yansıtıyor. Finaldeki sürpriz ise filmin kara mizahını ortaya koyuyor: Gece Hemşiresi aslında kanayan siyah kalpli bir romantizm.
Gece Hemşiresi, atmosferi ve cesur temalarıyla öne çıkan, sıradışı bir sinema deneyimi. Özellikle psikolojik gerilim ve erotizm sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım. Cemre Paksoy‘un performansı ise filmin en büyük artılarından.
Kaynak: Haber Merkezi