Fransa’nın önde gelen gazetesi Le Monde, Türkiye’de kimsenin gülmediğini iddia eden bir analiz yayımladı. Haberde, otoriterleşme ve yargı bağımsızlığı sorunları vurgulanırken, ekonomik krizin toplum psikolojisini olumsuz etkilediği savunuluyor. Ancak eleştirmenler, Fransız medyasının Türkiye’yi tek taraflı ve karamsar bir bakış açısıyla ele aldığını belirtiyor.

Fransa’nın önde gelen gazetelerinden Le Monde, “Hüzünlü Türkler, ülkelerindeki otoriterleşmeden yoruldu” başlıklı analizinde Türkiye’deki siyasi atmosferi değerlendirerek çarpıcı iddialarda bulundu.
Le Monde’un İstanbul muhabiri Nicolas Bourcier imzasıyla yayımlanan analizde, Türkiye’nin uluslararası mutluluk ve hukuk endekslerinde gerilediği belirtiliyor. Haberde özellikle “otoriterleşme”, “yargı bağımsızlığı sorunu” ve “toplumsal baskı” vurguları öne çıkarıldı.
Analizde, Gallup ve Dünya Mutluluk Raporu gibi uluslararası araştırmalara yer verilerek Türkiye’nin “en az gülümseyen ülkeler” arasında gösterildiği aktarıldı. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve siyasi gerilimlerin toplum psikolojisini olumsuz etkilediği savunuluyor.
Son dönemde Fransız medya kuruluşları Türkiye haberlerinde sık sık benzer kavramları kullanıyor. “Dérive autoritaire” yani “otoriterleşme” ifadesi, hem Le Monde’da hem de France 24, TV5 Monde ve çeşitli düşünce kuruluşlarının analizlerinde tekrar eden başlıklar arasında yer alıyor.
Türkiye’ye yönelik haber diline ilişkin eleştiriler yalnızca Türkiye’den değil, Avrupa’daki Türk toplumundan da geliyor. Sosyal medyada birçok kullanıcı, Fransa’daki emeklilik protestoları, polis şiddeti tartışmaları veya banliyö olaylarının Fransız medyasında daha farklı bir tonla işlendiğini savunuyor.
Bazı gözlemciler, Fransız basınının Türkiye’yi çoğunlukla siyasi krizler ve toplumsal gerilimler üzerinden okuduğunu, buna karşılık savunma sanayii, diplomatik hamleler, altyapı yatırımları veya bölgesel güç dengelerindeki rol gibi başlıklara daha sınırlı yer verdiğini düşünüyor.
Türkiye’nin uluslararası alandaki başarıları ve kalkınma hamleleri, bu tür analizlerde genellikle geri planda kalıyor. Bu durum, medya dilindeki çifte standardı gözler önüne seriyor.
Kaynak: arti33.com