Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karayolları Genel Müdürlüğü töreninde tarihi bir eşiğin aşıldığını duyurdu. Türkiye genelindeki bölünmüş yol ağı 30 bin kilometreyi geçerken, Erdoğan muhalefetin “takoz” siyasetine sert yüklendi ve ulaşımda yazılan destanı rakamlarla anlattı.

Türkiye’nin ulaşım altyapısında kritik bir dönemeç daha geride bırakıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen törende yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ulaşım tarihine geçecek rakamları paylaştı. Yıllar süren çalışmaların, zorlu coğrafi koşullara rağmen verilen emeklerin bir meyvesi olarak nitelendirilen bu törende, 86 milyon vatandaşı doğrudan ilgilendiren devasa bir hizmet ağı masaya yatırıldı. “Halka hizmet, Hakka hizmettir” düsturuyla hareket ettiklerini vurgulayan Erdoğan, muhalefete yönelik sert eleştirilerini de sıralarken, geçmişten bugüne kat edilen mesafeyi çarpıcı örneklerle anlattı.
Tarihi Eşik Aşıldı: Türkiye genelindeki bölünmüş yol ağı uzunluğu resmen 30 bin kilometreyi geride bıraktı.
23 Yıllık Değişim: 2002 yılında sadece 6 bin 101 kilometre olan yol ağı, yapılan yatırımlarla 30 bin 49 kilometreye ulaştı.
Şehirler Kenetlendi: Bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayısı 23 yılda 6’dan 77’ye yükseltildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen Karayolları Genel Müdürlüğü 30 Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni, sadece bir açılış değil, aynı zamanda Türkiye’nin mühendislik ve işçilik kapasitesinin geldiği noktayı gösteren bir gövde gösterisine dönüştü. Törende yaptığı konuşmada Erdoğan, eser siyasetinin önemine vurgu yaparken, ülkenin dört bir yanını saran asfalt ağlarının, sadece şehirleri değil, gönülleri de birbirine bağladığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı’nın konuşmasının satır aralarında, bu projelerin arkasındaki görünmez kahramanlara duyulan derin minnet vardı. Erdoğan, “eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz” derken, bu gururun asıl sahiplerinin şantiyelerde ter döken emekçiler olduğunu belirtti. Türkiye’yi güçlendirmenin yolunun, altyapısı sağlam bir ulaşım ağından geçtiğini bilen bir vizyonla hareket edildiğini belirten Erdoğan, 86 milyon vatandaşın tamamına aşkla hizmet etmenin kendileri için en büyük bahtiyarlık kaynağı olduğunu dile getirdi.
Büyük projeler, genellikle sadece açılış kurdeleleriyle hatırlanır ancak o yolların altında binlerce insanın alın teri yatar. Cumhurbaşkanı Erdoğan da konuşmasında bu detayı atlamadı ve oldukça duygusal bir üslupla, yol yapımında çalışan emekçileri onurlandırdı. Asfaltın sıcağında, güneşin alnında, kışın dondurucu soğuğunda fedakarca çalışan işçilere, şahsı ve milleti adına teşekkürlerini sundu.
Erdoğan, “Serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerim” ifadesini kullanarak, yapılan işin kutsallığına dikkat çekti. Sadece işçiler değil, projelerin çiziminden hayata geçirilmesine kadar görev alan mimar ve mühendisler de bu teşekkürden nasibini aldı. Ayrıca, geçmişten bugüne Ulaştırma Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapmış, “teşrik-i mesai” yaptığı eski bakanları da unutmayarak, devlet devamlılığına olan saygısını bir kez daha gösterdi. Toplamda 30 bin 49 kilometreye erişen bu devasa ağın her bir metresinde emeği geçen herkes tebrik edildi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Törende vefa rüzgarları da esti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölünmüş yol hamlesinin ilk başladığı dönemlerde yol arkadaşlığı yaptığı, AK Parti’nin kurucularından ve eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Merhum Zeki Ergezen’i rahmetle andı. Bitlis Milletvekili olarak da görev yapmış olan Ergezen’in, bu projelerin temelinin atılmasındaki katkılarına değinen Erdoğan, “Kabri nur, mekanı inşallah cennet olsun” duasıyla eski yol arkadaşını yad etti. Bu anlar, siyasetin ötesinde insani değerlerin ve vefanın ön plana çıktığı dakikalar olarak kayıtlara geçti.
Erdoğan’ın konuşmasında en çok vurgu yaptığı noktalardan biri de Karayolları ekiplerinin 7 gün 24 saat süren mesaisiydi. Özellikle kış aylarında yolların kapanmaması için verilen mücadele, Cumhurbaşkanı’nın sözlerinde “kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti” olarak vücut buldu.
Vatandaşların “Acaba nasıl gideceğiz?” endişesi taşıdığı en zorlu hava koşullarında bile yolların açık tutulmasının ardındaki özveriyi anlatan Erdoğan, sabahın ayazından akşamın karanlığına kadar süren bu çabanın, vatandaşın güvenli ve konforlu seyahati için olduğunu belirtti. Bu fedakarlığın karşılığında ise “Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini bereketli kılsın” diyerek çalışanlara manevi bir destek verdi. Bu sözler, sahada çalışan ekipler için büyük bir moral kaynağı oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında AK Parti iktidarının 23 yıllık serüvenini özetlerken, motivasyon kaynaklarının sadece siyasi başarı olmadığını, manevi bir boyutu da olduğunu dile getirdi. “Halka hizmet, Hakka hizmettir” şiarıyla yola çıktıklarını belirten Erdoğan, bu kadronun temel amacının Allah’ın rızasını kazanmak ve millete layıkıyla hizmet etmek olduğunu vurguladı. 86 milyonluk büyük Türkiye ailesinin emanetini omuzlarında hissettiklerini belirten Cumhurbaşkanı, bu emaneti yere düşürmemek için geceyi gündüze kattıklarını ifade etti.
Türkiye’nin en doğusundan en batısına kadar her karış toprağının şehit kanlarıyla sulandığını hatırlatan Erdoğan, bu vatana hizmet etmenin bir “aşk” işi olduğunu söyledi. Sadece günü kurtaran politikalarla değil, geleceği inşa eden bir vizyonla hareket ettiklerini belirten Erdoğan, “Milletin emanetine mahcup olmamak için dişimizi tırnağımıza takıyoruz” diyerek, çalışma temposunun arkasındaki kararlılığı gözler önüne serdi.
Eski Türkiye ile Yeni Türkiye arasındaki farkı en net gösteren alanın ulaştırma sektörü olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafızaları tazeleyen kıyaslamalar yaptı. 2002 yılında iktidara geldiklerinde Türkiye’nin bölünmüş yol uzunluğunun sadece 6 bin 101 kilometre olduğunu hatırlatan Erdoğan, o dönemde sadece 6 vilayetin birbirine bu nitelikteki yollarla bağlı olduğunu belirtti. Tek gidiş-gelişli yolların hem zaman kaybına hem de can güvenliği riskine yol açtığını ifade eden Erdoğan, “Milletimizin ömründen ömür gidiyordu” sözleriyle geçmişte yaşanan çileyi özetledi.
Bugün gelinen noktada ise tablo tamamen tersine dönmüş durumda. 23 yıl gibi bir sürede bölünmüş yol ile birbirine bağlanan il sayısı 77’ye yükseltilirken, toplam uzunluk 30 bin 49 kilometreye çıkarıldı. Erdoğan bu durumu “Karayolu ulaşımında adeta destan yazdık” sözleriyle tanımladı. Sadece karayollarında değil, hava ve deniz ulaşımında da çağ atlandığını belirten Cumhurbaşkanı, geçtiğimiz günlerde Ankara Esenboğa Havalimanı’nda açılan üçüncü pisti ve İstanbul Havalimanı’nın küresel bir markaya dönüşmesini örnek gösterdi.
Cumhurbaşkanı’nın konuşmasında geniş yer ayırdığı bir diğer başlık ise muhalefetin projelere yaklaşımıydı. Muhalefeti “takoz” siyaseti izlemekle suçlayan Erdoğan, bu ifadenin bir hakaret değil, bir durum tespiti olduğunu savundu. 23 yıldır yapılan her hayırlı işin karşısında duran bir zihniyetle mücadele ettiklerini belirten Erdoğan, bölünmüş yol projeleri ilk açıklandığında karşılaştıkları direnci detaylandırdı.
Muhalefetin o dönemde koro halinde, “Bu yollar çabucak bozulur”, “Milletin kaynağını israf ediyorsunuz”, “Petrol lobisine hizmet ediyorsunuz” gibi argümanlarla karşı çıktığını hatırlatan Erdoğan, hatta işi “Bilinçaltlarında ülkeyi bölmek var, o yüzden bölünmüş yol diyorlar” noktasına vardıran köşe yazılarının bile yazıldığını dile getirdi. “Eğer biz bunlara kulak assaydık, bugün burada olamazdık” diyen Erdoğan, vizyonsuz olarak nitelendirdiği bu eleştirilere inat, sadece milleti dinleyerek yola devam ettiklerini söyledi.
Yapılan yolların sadece betondan ve asfalttan ibaret olmadığını, bunun insani bir boyutunun da bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, kazalara dikkat çekti. Geçmişte “yol kusuru” nedeniyle yaşanan trafik kazalarında birçok ailenin ocağının söndüğünü hatırlatan Cumhurbaşkanı, bölünmüş yol hamlesi sayesinde bu oranın neredeyse sıfıra indirildiğini müjdeledi.
Ulaşımda sağlanan konforun ötesinde; vakit ve yakıt israfının önlendiğini, araç yıpranmalarının azaldığını ve çevre kirliliğinin düştüğünü belirten Erdoğan, her şeyden önemlisi kurtarılan her hayatın dünyalara bedel olduğunu ifade etti. “Yol medeniyettir” diyerek aşılamaz denilen dağların tünellerle delindiğini, vadilerin viyadüklerle geçildiğini belirten Erdoğan, bu sayede şehirler arası seyahatin bir eziyet olmaktan çıkıp keyfe dönüştüğünü sözlerine ekledi.
Konuşmasının son bölümünde güncel siyasi tartışmalara da değinen Erdoğan, muhalefet partilerinin yönetimindeki belediyelere yönelik çok sert eleştirilerde bulundu. Bazı belediyelerde “Deli Dumrul” düzeni kurulduğunu ve vatandaşın haraca bağlandığını iddia eden Erdoğan, “Para kuleleri, baklava kutuları ve rüşvet çarkları” ifadeleriyle yolsuzluk imasında bulundu. Yola, köprüye harcanması gereken kaynakların başka yerlere aktarıldığını savunan Erdoğan, yargı sürecine intikal eden konularda mahkemelere baskı kurulmaya çalışıldığını belirtti.
Yargı mensuplarına hakaret edilmesine ve kameralar önünde sergilenen agresif tavırlara tepki gösteren Erdoğan, “Çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye?” diyerek, kendine güvenenlerin yargı denetiminden korkmaması gerektiğini vurguladı. Türk yargısının bağımsızlığına güvendiklerini belirten Cumhurbaşkanı, suçlu ile masumun hukuk önünde ayrılacağını ifade etti.
Erdoğan konuşmasını, “Biz eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz” diyerek tamamlarken, 30 bininci kilometrenin ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı