Cumhurbaşkanı Kararı ile balon balığı avcılığında destekleme ödemeleri yeniden düzenlendi. Benekli balon balığı için adet başına 35 TL ödeme yapılırken, diğer türlerde limit 1 milyona çıkarıldı. İstilacı türlerle mücadelede yeni dönem başlıyor.

İstilacı balon balığı popülasyonunu kontrol altına almak için başlatılan av teşvik programında önemli bir değişiklik yapıldı. Cumhurbaşkanı Kararı ile destekleme ödemelerinin üst limitleri yeniden belirlendi. Yeni düzenleme, 1 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Karara göre, benekli balon balığı (lagocephalus sceleratus) avlayan balıkçılara, 100 bin adede kadar her bir balık için 35 lira destekleme ödemesi yapılacak. Bu tür, Akdeniz’de hızla yayılan ve ekosisteme ciddi zararlar veren istilacı bir tür olarak biliniyor.
Diğer balon balığı türleri için ise daha önce 200 bin adet olan üst limit, 1 milyon adede çıkarıldı. Bu türler için destekleme tutarı her bir adet için 10 lira olarak uygulanacak. Bu değişiklikle birlikte balıkçıların daha fazla av yaparak istilacı türlerle mücadeleye katkı sağlaması hedefleniyor.
Balon balığı, özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında yerli balık popülasyonunu tehdit eden, ayrıca zehirli olması nedeniyle insan sağlığı için de risk oluşturan bir tür. Devletin bu teşvik programı, hem balıkçılara ekonomik destek sağlıyor hem de deniz ekosisteminin korunmasına yardımcı oluyor. Yeni düzenlemeyle birlikte avcılığın daha da artması bekleniyor.
Bölgedeki balıkçılar, yeni limitlerin kendileri için olumlu olduğunu belirtiyor. Özellikle benekli balon balığı avcılığında 35 liralık ödemenin cazip olduğunu ifade eden balıkçılar, bu sayede daha fazla av yaparak hem gelir elde edeceklerini hem de denizlerin temizlenmesine katkıda bulunacaklarını söylüyor.
Yeni düzenleme, istilacı balon balığı türleriyle mücadelede önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Destekleme ödemelerinin artırılması ve limitlerin yükseltilmesi, balıkçıları teşvik ederek denizlerimizin korunmasına katkı sağlayacak. Uzmanlar, bu tür uygulamaların süreklilik kazanması halinde ekosistem üzerindeki baskının azalacağını vurguluyor.
Kaynak: BHA