Anayasa Mahkemesi, CHP’nin ‘128 milyar dolar nerede?’ ifadesiyle ilgili başvurusunda ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğine karar verdi. Mahkeme, siyasi eleştiri ile kişilik hakları arasındaki dengenin yerinde olduğunu belirtti. Karar, benzer davalar için emsal niteliği taşıyor.

Anayasa Mahkemesi, CHP‘nin eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak‘a yönelik “128 milyar dolar nerede?” ifadesiyle ilgili yaptığı bireysel başvuruda, ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğine hükmetti. Karar, siyasi eleştiri sınırları ve kişilik hakları arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı.
CHP’nin kurumsal sosyal medya hesabından 19 Şubat 2021’de paylaşılan videoda, “128 milyar dolar” iddiası gündeme getirildi. Bunun üzerine Berat Albayrak‘ın avukatı, 24 Şubat 2021’de yargıya başvurarak videonun ve parti yöneticilerinin açıklamalarının müvekkilinin şeref ve itibarını zedelediğini ileri sürdü.
Davanın görüldüğü İstanbul Anadolu 29’uncu Asliye Hukuk Mahkemesi, bazı açıklamaları siyasi eleştiri kapsamında değerlendirirken, 19 Şubat 2021 tarihli kurumsal paylaşımdaki ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığına hükmetti. Mahkeme, CHP’nin 40 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verdi.
CHP’nin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi. Kararda, paylaşımdaki ifadelerin olgusal temele dayanmadığı ve iddiaları destekleyen somut verilerin ortaya konulamadığı belirtildi. Bunun üzerine CHP, Anayasa Mahkemesi‘ne bireysel başvuru yaparak ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini savundu.
Başvuruyu değerlendiren Anayasa Mahkemesi, siyasi aktörlerin kamusal tartışmalarda daha geniş eleştiri sınırlarına katlanması gerektiğini ancak kişilik haklarının da anayasal güvence altında bulunduğunu vurguladı. Kararda, söz konusu ifadelerin yalnızca değer yargısı değil, belirli olgulara ilişkin iddialar içerdiği ifade edildi.
Mahkeme, derece mahkemelerinin ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasında kurduğu dengenin yerinde ve gerekçeli olduğuna hükmetti. Bu kararla birlikte, CHP‘nin başvurusu reddedilmiş oldu.
Bu karar, siyasi partilerin sosyal medya paylaşımlarında kişilik haklarına saygı göstermesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Aynı zamanda, ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını ve somut iddialara dayanmayan ifadelerin hukuki sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyuyor. Anayasa Mahkemesi‘nin bu içtihadı, benzer davalarda emsal teşkil edebilir.
Öte yandan, karar kamuoyunda farklı yorumlara yol açtı. Bazı kesimler ifade özgürlüğünün kısıtlandığını savunurken, diğerleri kişilik haklarının korunmasının önemine vurgu yapıyor.
Kaynak: BHA