27 Mayıs 1960’ta milletin iradesine vurulan kara leke, Yassıada’da hukuksuzluğa dönüştü. Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve Namık Gedik, vesayetin bedelini canlarıyla ödedi. Peki, o karanlık gün tam olarak neydi? İşte unutulmayan isimler ve demokrasi mücadelesinin sembolü…

27 Mayıs 1960… Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen, milletin iradesine zincir vurulan o karanlık gün. Yıllar geçse de acısı dinmeyen, unutulmayan ve unutturulmak istenen bir darbenin adı. Peki, o gün tam olarak ne oldu? Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve Namık Gedik neden idam edildi? İşte milletimizin hafızasına “Yaslıada” olarak kazınan o zulmün perde arkası…
27 Mayıs darbesi, milli iradeyi vesayet altına almaya çalışan müdahaleler döneminin ilk halkası oldu. Ardından Yassıada, hukukun ve demokrasinin ağır yara aldığı, milletimizin hafızasına “Yaslıada” olarak kazınan bir zulmün sembolüne dönüştü. Sadece bir hükümet devrilmedi; milletin sandıkta verdiği karar, tankların gölgesinde yok sayıldı. Demokrasi askıya alındı, hukuk rafa kaldırıldı ve ülkenin kalkınma mücadelesi sekteye uğratıldı.
Yassıada’da kurulan mahkeme, adeta bir intikam sahnesine dönüştü. Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve Namık Gedik; 27 Mayıs’ın karanlık sürecinde millet iradesine yönelen vesayetin ve hukuksuzluğun bedelini ödeyen isimler oldu. Savunma hakları kısıtlandı, deliller çarpıtıldı ve verilen kararlar milletin vicdanında asla kabul görmedi.
27 Mayıs sadece bir başlangıçtı. Ardından gelen darbeler, muhtıralar ve vesayet girişimleri, yıllar boyunca demokrasimize, hukukumuza ve ülkemizin kalkınma mücadelesine ağır bedeller ödetti. Her müdahale, milletin iradesine vurulan yeni bir zincir oldu. Ekonomik krizler, siyasi istikrarsızlıklar ve toplumsal kutuplaşmalar, bu vesayet düzeninin acı meyveleri olarak hafızalarımıza kazındı.
Aradan geçen yıllar gösterdi ki; milletin gönlüne nakşedilen isimler unutturulamaz, zulmün bıraktığı kara leke zamanla silinmez. Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve Namık Gedik; bugün hâlâ rahmetle, dualarla ve Fatiha’larla yâd ediliyor. Onların aziz hatırası, demokrasi mücadelesinin sembolü haline geldi.
Artık Türkiye’de milli iradenin üzerinde vesayet kurmaya, siyasete antidemokratik yollarla istikamet vermeye ve milletimizin tercihlerini yok saymaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Bu aziz millete bir daha Yaslıada’lar yaşatılmasına müsaade etmeyeceğiz. Hak yerini bulur, zulüm ise milletin vicdanında mahkûm olur. Bu ülkenin sahibi millettir; söz de karar da milletindir.
27 Mayıs’ın demokrasi şehitleri Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve Namık Gedik’i hayırla, Fatiha’yla, rahmet ve dualarla yâd ediyoruz. Cenab-ı Hak rahmetiyle muamele eylesin; mekânları cennet, makamları âli olsun.
Kaynak: T.C. İçişleri Bakanlığı X