4 Nisan 1953’te Nara Burnu açıklarında batan Dumlupınar Denizaltısı’nda şehit olan 81 denizcimiz, Çanakkale’de düzenlenen törenle saygı ve minnetle anıldı.

Türk denizcilik tarihinin en hüzünlü sayfalarından biri olan ve 81 denizcimizin sonsuzluğa uğurlandığı Dumlupınar denizaltı faciasının yıldönümünde, Çanakkale bir kez daha minnet ve kederle birleşti. Tam 73 yıl önce, Ege denizinden dönen kahraman denizcilerimizin Nara Burnu açıklarında yaşadığı facia, düzenlenen resmi törenle anılırken; “Vatan sağ olsun!” nidaları Boğaz’ın serin sularında yankılandı. Çanakkale Belediyesi ve mülki erkanın katılımıyla gerçekleşen anma etkinliğinde, şehitlerimizin aziz hatıraları bir kez daha yüreklere dokundu.
Hazin Yıldönümü: 4 Nisan 1953 tarihinde Çanakkale Boğazı’nda batan Dumlupınar Denizaltısı’nda şehit düşen 81 kahraman denizcimiz için tören düzenlendi.
Törenin Odak Noktası: Nara Burnu açıklarında, geminin battığı noktada dualar edildi ve denize çelenk bırakıldı.
Minnet ve Saygı: Çanakkale halkı ve yetkililer, “Vatan sağ olsun!” diyerek şehit olan kahramanları saygıyla andı.
Çanakkale semaları bugün, Türk Deniz Kuvvetleri’nin en büyük trajedilerinden biri olan Dumlupınar Denizaltısı şehitlerini anmak için bir araya gelen vatandaşlar ve yetkililerle doldu. 4 Nisan 1953’te, NATO tatbikatından dönerken İsveç bandıralı Naboland şilebi ile çarpışarak Boğaz’ın karanlık sularına gömülen denizaltımızda can veren 81 mehmetçik için dualar edildi. Çanakkale Belediyesi tarafından organize edilen ve askeri erkanın da destek verdiği tören, tarihin tozlu sayfalarındaki o büyük acıyı yeniden tazeledi.

Anma etkinlikleri kapsamında, facianın yaşandığı Nara Burnu açıklarına gemilerle gidilerek, şehitlerimizin son nefeslerini verdiği o derin sulara kırmızı karanfiller ve çelenkler bırakıldı. Törende yapılan konuşmalarda, denizcilerimizin son ana kadar korudukları disiplin ve “Vatan sağ olsun!” diyerek sergiledikleri kahramanlık vurgulandı. Çanakkale’nin stratejik ve manevi önemi bir kez daha bu hazin anma töreni ile pekişmiş oldu.
Bundan tam 73 yıl önce, gece saat 02:15 sularında meydana gelen kaza, Türk halkının hafızasına kazınmış bir yaradır. Dumlupınar denizaltısı, Çanakkale Boğazı’na giriş yaptığı sırada şiddetli akıntı ve sisin de etkisiyle rotasından sapan Naboland gemisiyle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle hızla sulara gömülen denizaltıda mahsur kalan ve günlerce kurtarılmayı bekleyen denizcilerimizin hikayesi, bugün bile dinleyenlerin gözlerini yaşartıyor.
Çanakkale Valiliği ve yerel yönetimlerin katılımıyla gerçekleştirilen törende, denizaltının batış süreci ve sonrasında yaşanan kurtarma çabaları hüzünle yâd edildi. Sualtı telefonundan gelen son sesler ve denizcilerimizin birbirlerine ettikleri veda yeminleri, törene katılan herkesin vatan sevgisini bir kez daha perçinledi. Şehit olan 81 denizcimizin isimleri tek tek okunurken, Boğaz’da duran gemiler sirenlerini çalarak bu büyük fedakarlığa selam durdu.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Çanakkale Belediyesi, her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen bu anma etkinliklerinin sadece bir gelenek değil, aynı zamanda milli bilinci taze tutan bir görev olduğunu vurguluyor. Dumlupınar Şehitleri anısına düzenlenen programlarda, genç nesillere denizcilik tarihinin bu önemli dönüm noktası anlatılarak, vatan savunmasının sadece karada değil mavi vatanda da ne kadar büyük bedellerle yapıldığı gösteriliyor.

Törene katılan şehit yakınları ve gaziler, hatıraların canlı tutulmasından duydukları memnuniyeti dile getirirken, Çanakkale halkı da tören alanını doldurarak kahramanlarına sahip çıktı. Boğaz’ın sularına bırakılan her çelenk, sadece 81 denizcimize değil, Türk denizcilik tarihinin tüm isimsiz kahramanlarına gönderilen bir selam niteliğindeydi.
Bundan tam 73 yıl önce, takvimler 4 Nisan 1953 tarihini gösterdiğinde, Akdeniz’deki NATO tatbikatından başarıyla dönen Dumlupınar Denizaltısı, ana üssüne ulaşmak üzere Çanakkale Boğazı’na giriş yapmıştı. Ancak gece saat 02.15 sularında, Boğaz’ın en zorlu geçiş noktalarından biri olan Nara Burnu açıklarında, sisli ve puslu havada İsveç bandıralı Naboland şilebi ile çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle ağır hasar alan denizaltı, saniyeler içinde Boğaz’ın soğuk sularına gömülürken, Türk denizcilik tarihinin en büyük dramlarından biri de başlamış oldu.
O gece güvertede bulunan bekçiler denize düşerek kurtulmayı başarsa da, denizaltının içinde bulunan 81 denizcimiz derinliklerde mahsur kaldı. Denizaltının kıç torpido dairesine sığınan 22 kahraman, yüzeye fırlattıkları kurtarma mesinası (haberleşme şamandırası) aracılığıyla dış dünya ile irtibat kurmayı başardı. Ancak akıntının şiddeti ve o günkü teknik imkansızlıklar, kurtarma çalışmalarını sonuçsuz bıraktı. Çanakkale Belediyesi tarafından düzenlenen törende, bu 72 saatlik umutlu ve hüzünlü bekleyiş, törene katılanların gözyaşları arasında yeniden hatırlandı.

Kurtarma şamandırasındaki telefon aracılığıyla aşağıdakilerle kurulan son temas, Türk milletinin hafızasından asla silinmeyecek bir destana dönüştü. Kurtarma gemisi Kurtaran’ın personeli, aşağıda mahsur kalan arkadaşlarına “Konuşabilirler, şarkı söyleyebilirler, sigara içebilirler” dediğinde; oksijenin tükenmek üzere olduğu o daracık alandan gelen cevap sadece iki kelimeydi: “Vatan sağ olsun!” Bu sözler, sadece o günün değil, bugün düzenlenen anma töreni için de en büyük manevi temelini oluşturdu.
Törende konuşan yetkililer, Dumlupınar şehitleri şahsında tüm deniz şehitlerimizin aziz hatıralarının Çanakkale’nin her taşında ve her dalgasında yaşadığını belirttiler. Mavi Vatan doktrininin temel taşlarından biri kabul edilen bu fedakarlık, bugünkü modern Türk Deniz Kuvvetleri’nin disiplin ve vatan sevgisi anlayışının da meşalesi olmaya devam ediyor. Şehitlerimizin isimleri tek tek anılırken, Boğaz’daki gemiler sirenlerini çalarak bu büyük sadakati selamladı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Anma etkinliklerinin en duygusal anları, facianın gerçekleştiği tam koordinatlarda yaşandı. Çanakkale Valiliği ve askeri erkanın bulunduğu gemi, Nara Burnu açıklarına ulaştığında motorlarını durdurarak saygı duruşuna geçti. Denizaltının 91 metre derinlikteki ebedi istirahatgahının tam üzerine dev bir çelenk bırakıldı. Çanakkale halkı, kıyı şeridinden bu anları takip ederek dualarını şehit denizcilerimize gönderdi.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı unsurların da eşlik ettiği tören, Türk denizcisinin vefasını bir kez daha kanıtladı. Tören sırasında yapılan konuşmalarda, Dumlupınar’ın sadece bir denizaltı değil, Türk milletinin zor zamanlarda bile teslim olmayan ruhunun bir simgesi olduğu vurgulandı. 4 Nisan günü, Çanakkale için sadece bir takvim yaprağı değil, bir milli yas ve gurur günü olarak her yıl daha büyük bir katılımla idrak ediliyor.

Çanakkale Boğazı’nın derinliklerinde, tam 91 metre aşağıda ebedi nöbetlerini sürdüren Dumlupınar şehitleri, Türk milletinin kalbinde sönmeyecek bir meşale yakmıştır. Bugün düzenlenen anma töreni, sadece geçmişteki bir kazayı hatırlamak değil, aynı zamanda denizcilerimizin gösterdiği o muazzam disiplin ve vatan sevgisini gelecek kuşaklara miras bırakma gayretidir. Çanakkale Belediyesi, kentin dört bir yanındaki ilan panolarını ve sosyal medya mecralarını “Vatan Sağ Olsun!” görselleriyle donatarak, bu hüzünlü günün anlam ve önemini tüm şehre yaymıştır.
Törenin kapanış kısmında, şehit denizcilerimizin isimleri tek tek yüksek sesle okunurken, her isimden sonra tören kıtası tarafından “Burada!” nidası yükseldi. Bu sembolik yoklama, 81 kahramanın fiziken aramızda olmasalar da ruhlarıyla bu topraklarda ve bu sularda daima var olduklarını tescilledi. Çanakkale Boğazı geçişi yapan yerli ve yabancı gemilerin, tören anında hız keserek bu manevi atmosfere saygı göstermesi, denizcilik geleneklerinin evrensel saygısını da gözler önüne serdi.
Dumlupınar faciası, Türk Deniz Kuvvetleri’nin modernizasyon sürecinde ve emniyet protokollerinin geliştirilmesinde acı bir tecrübe olarak yer alsa da, asıl bıraktığı miras sarsılmaz bir sadakat örneğidir. Şehit olan subay, astsubay ve erlerimizin son ana kadar görev yerlerini terk etmemeleri, telsiz başında bekleyen arkadaşlarına verdikleri güven mesajları, bugün Türk donanmasının temel motivasyon kaynağını oluşturmaktadır. Nara Burnu açıklarında düzenlenen bu törenler, bu ruhun asla ölmeyeceğinin en somut kanıtıdır.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Sonuç olarak, 4 Nisan 1953’ten bugüne geçen onlarca yıla rağmen, Dumlupınar Denizaltısı şehitlerinin acısı ilk günkü tazeliğini korumaktadır. Çanakkale toprakları, Çanakkale Savaşları’nda olduğu gibi, deniz altında da vatanı için canını veren kahramanlarına sahip çıkmaya devam ediyor. “Vatan sağ olsun!” diyerek karanlığa yürüyen 81 denizcimiz, bugün Boğaz’ın mavi sularında huzur içinde uyurken; Türk milleti onlara olan minnet borcunu her yıl bu törenlerle ödemeye devam edecektir. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.