Fransa’nın Strasbourg şehrinde düzenlenen dev mitingde, Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluk sürecine tepki gösterildi. CHP, DEM Parti ve TİP gibi oluşumların katıldığı etkinlikte Fransız siyasetçiler de hazır bulundu.

Fransa’nın Strasbourg şehri, Türkiye’deki siyasi gelişmelere ve hukuk süreçlerine dair dikkat çeken bir kitlesel buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kleber Meydanı’nda bir araya gelen yüzlerce kişi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluk sürecinin birinci yılı vesilesiyle adalet ve demokrasi taleplerini yüksek sesle dile getirdi.
Geniş Katılımlı Basın Açıklaması: Yaklaşık 250 kişilik bir grup, demokrasi ve hukuk vurgusuyla bir araya geldi.
Siyasi İttifak: CHP, DEM Parti ve TİP gibi farklı siyasi oluşumlar ortak bir platformda buluştu.
Uluslararası Destek: Fransız milletvekilleri ve belediye başkan yardımcıları alandaki yerini aldı.
Özgürlük Çağrısı: İmamoğlu’nun yanı sıra Demirtaş, Kavala ve Atalay için de adalet talep edildi.
Fransa’nın Almanya sınırına komşu olan ve Avrupa Konseyi ile Avrupa Parlamentosu gibi kritik kurumlara ev sahipliği yapması nedeniyle “Avrupa’nın Başkenti” olarak anılan Strasbourg, anlamlı bir protestoya sahne oldu. Şehrin en merkezi noktalarından biri olan Kléber Meydanı, Türkiye’deki hukuk süreçlerini yakından takip eden sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcilerini ağırladı. Ekrem İmamoğlu davasına dair verilen kararların birinci yılında düzenlenen bu etkinlikte, katılımcılar soğuk havaya rağmen demokrasi nöbeti tuttu.
Demokrasi Platformu çatısı altında birleşen yaklaşık 250 vatandaş, ellerinde taşıdıkları dövizlerle Türkiye’deki yargı bağımsızlığına dair endişelerini paylaştı. Meydandaki kalabalık, sadece yerel bir topluluğu değil, Avrupa’nın farklı noktalarından gelen gurbetçileri ve hak savunucularını da bünyesinde barındırdı. Basın açıklaması boyunca vurgulanan temel tema, seçilmiş iradeye saygı ve evrensel hukuk ilkelerinin tavizsiz uygulanması oldu.

Etkinliğin en dikkat çekici yanlarından biri, Türkiye siyasetinin farklı renklerinin yurt dışında oluşturduğu güçlü birliktelikti. Strasbourg Demokrasi Platformu bileşenleri arasında yer alan CHP Strasbourg ve CHP Baden Birliği, ana muhalefetin yurt dışı örgütlenmesinin gücünü gösterirken; DEM Parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Colmar AKM ve DİDF gibi kurumlar da bu dayanışmaya omuz verdi.
Bu çok sesli yapı, Ekrem İmamoğlu odağında birleşen taleplerin aslında bireysel bir savunmanın ötesinde, toplumsal bir demokrasi arayışı olduğunu gözler önüne serdi. Meydanda okunan bildiride, yerel yönetimlerin özerkliği ve halkın sandıkta gösterdiği iradenin yargı yoluyla kısıtlanamayacağı savunuldu. Katılımcılar, Türkiye’deki demokratik standartların yükseltilmesi adına Avrupa kamuoyuna da mesajlar gönderdi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Eyleme sadece Türk toplumu değil, Fransız siyasetinin önemli isimleri de destek verdi. Strasbourg Belediye Başkan Yardımcıları Hülliya Turan ve Véronique Bertholle, etkinliğin başından sonuna kadar meydanda hazır bulunarak dayanışma sergilediler. Ayrıca Yeşiller Partisi Milletvekili Sandra Regol ve LFI (Boyun Eğmeyen Fransa) Milletvekili Emmanuel Fernandes de protesto alanına gelerek platform üyeleriyle görüştü.
Ancak Fransa’da yaklaşan yerel seçimler ve yürürlükteki yasal kısıtlamalar nedeniyle bu isimler kürsüye çıkıp bir hitap gerçekleştiremediler. Fransız yasaları, seçim güvenliği ve tarafsızlık ilkesi gereği aktif siyasetçilerin bu tür platformlarda konuşma yapmasına belirli sınırlamalar getiriyor. Yine de bu isimlerin fiziksel olarak orada bulunması, Ekrem İmamoğlu davasının sadece Türkiye’nin iç meselesi olarak görülmediğini, uluslararası bir hak arayışı zeminine oturduğunu kanıtlar nitelikteydi.
Meydanda toplanan kalabalık, sadece Ekrem İmamoğlu davası özelinde değil, Türkiye’deki genel yargı süreçleri ve tutuklu bulunan diğer siyasi figürler hakkında da kapsamlı bir bildiri yayımladı. Basın açıklamasında, Türkiye’de hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesi gerektiği vurgulanırken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasının bir lütuf değil, anayasal bir zorunluluk olduğu hatırlatıldı.

Açıklama sırasında ismi en çok zikredilen figürler arasında Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Can Atalay yer aldı. Katılımcılar, bu isimlerin tutukluluk hallerinin demokratik standartlara zarar verdiğini belirterek, “siyasi tutsaklara özgürlük” sloganları attı. Bu geniş çerçeveli hak arayışı, Strasbourg’un simgesel önemiyle birleşince, Türkiye’deki demokratik muhalefetin yurt dışındaki kararlılığını bir kez daha tescilledi.
Strasbourg Belediye Başkan Yardımcıları ve Fransız milletvekillerinin sessiz ama güçlü desteği eşliğinde devam eden etkinlikte, seçmen iradesinin yargı kararlarıyla engellenemeyeceği üzerinde duruldu. Ekrem İmamoğlu üzerinden yürütülen tartışmaların, Türkiye’deki yerel yönetimlerin özerkliğine ve 16 milyon İstanbullunun tercihine yönelik bir müdahale olduğu ifade edildi.
Fransa’daki demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, Avrupa Konseyi binasına sadece birkaç kilometre mesafede bulunan Kléber Meydanı’ndan yaptıkları çağrıda, uluslararası kurumların Türkiye’deki demokrasi ihlalleri konusunda daha aktif bir izleme ve denetleme mekanizması işletmesini talep ettiler. Bildirinin Fransızca ve Türkçe okunması, yerel halkın da konuya dair bilgilendirilmesini sağladı.
Basın açıklamasının resmi kısmının tamamlanmasının ardından, meydandaki grup dağılmayarak sloganlar eşliğinde tepkisini göstermeye devam etti. “Hak, Hukuk, Adalet” ve “Demokrasi Hemen Şimdi” gibi klasikleşen sloganların yanı sıra, yerel dillerde de adalet talepleri dile getirildi. Ekrem İmamoğlu davasının yıl dönümünde gerçekleşen bu eylem, Strasbourg sokaklarında Türkiye gündeminin yankılanmasına neden oldu.
Etkinlik boyunca polis geniş güvenlik önlemleri alırken, herhangi bir taşkınlık yaşanmaması ve eylemin barışçıl bir havada tamamlanması dikkat çekti. Farklı siyasi ideolojilere sahip grupların tek bir platform altında, ortak bir demokrasi metni etrafında toplanabilmesi, yurt dışındaki Türk diasporasının siyasi olgunluğu açısından da önemli bir veri olarak kayıtlara geçti.
Kaynak: www.arti33.com