Borsa İstanbul, haftanın son işlem gününe küresel piyasalardaki negatif havanın etkisiyle yatay başlıyor. Gözler içeride sanayi verilerine, dışarıda ise saat 16:30’da açıklanacak kritik ABD Tarım Dışı İstihdam raporuna çevrildi.

Küresel piyasalarda esen rüzgarların yön değiştirdiği, yatırımcıların güvenli liman arayışı ile risk iştahı arasında gidip geldiği zorlu bir haftayı geride bırakmaya hazırlanıyoruz. Haftanın son işlem gününe “merhaba” derken, Borsa İstanbul cephesinde gözler hem içerideki sanayi verilerine hem de okyanus ötesinden gelecek kritik istihdam raporlarına çevrilmiş durumda. İkon Menkul tarafından hazırlanan kapsamlı analizler, vadeli endekslerin güne zayıf ve temkinli bir başlangıç yaptığını işaret ederken, yerel piyasada dünkü kapanışın bıraktığı izler ve bugünün beklentileri masaya yatırılıyor. Hafta sonu riskini almak istemeyenler ile fırsat kollayanların mücadelesine sahne olacak bu kritik günde, piyasanın yol haritası netleşiyor.
Hafta Kapanışı: BIST-100 endeksi, dün geniş bir bantta dalgalanarak günü %0,49 artışla tamamladı.
Küresel Baskı: ABD ve Avrupa vadeli endekslerinde haftanın son gününde satıcılı ve zayıf bir seyir hakim.
Kritik Saat 16:30: Tüm dünyanın beklediği ABD Tarım Dışı İstihdam verisi piyasaların yönünü belirleyecek.
Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleri ve endeksler için dünkü seans, tam anlamıyla bir “sinir harbi” şeklinde geçti. İkon Menkul’ün raporuna yansıyan detaylara göre, güne yataya yakın ancak hafif alıcılı bir istekle başlayan BIST-100 endeksi, gün boyunca yön bulmakta zorlandı. Endeksin gün içerisinde 11.907 puan ile 12.152 puan arasında gidip gelmesi, piyasadaki kararsızlığın ve volatilite yüksekliğinin en somut göstergesi oldu. Bu geniş bant aralığı, hem boğaların (yükseliş bekleyenler) hem de ayıların (düşüş bekleyenler) gün boyu süren bilek güreşine sahne oldu.
Ancak günün sonunda gülen taraf, temkinli iyimserler oldu. Endeks, tüm bu dalgalanmalara rağmen günü yüzde 0,49’luk bir değer kazanımıyla, psikolojik açıdan önemli kabul edilen 12.087,97 puandan tamamlamayı başardı. Bu kapanış, haftanın son işlem gününe taşınan moraller açısından kritik bir öneme sahip. Üstelik bu hareket, sığ bir piyasada değil, yaklaşık 149,2 milyar TL gibi oldukça hacimli bir para girişi/çıkışı eşliğinde gerçekleşti. Hacmin yüksek olması, yatırımcı ilgisinin canlı olduğunu ancak kafaların da bir o kadar karışık olduğunu kanıtlıyor.
Borsada genele yayılanan bir yükselişten ziyade, sektörel bazda ayrışmaların yaşandığı bir günü geride bıraktık. Dünkü işlemlerde yatırımcısının yüzünü en çok güldüren sektör, yüzde 5,14’lük etkileyici bir yükselişle “Finansal Kiralama ve Faktoring” sektörü oldu. Bu yükseliş, yan tahtalardaki hareketliliğin ana endekse olan desteğini göstermesi açısından değerliydi. Öte yandan, sanayinin bel kemiği sayılan bazı alanlarda satış baskısı hissedildi. Özellikle “Tekstil ve Deri” sektörü, yüzde 2,56’lık değer kaybıyla günün en çok kaybettirenleri arasında yer alarak yatırımcısını üzdü.
Piyasanın lokomotifi konumundaki ana sektörlerde ise daha dengeli, “bekle-gör” havasının hakim olduğu bir seyir izlendi. Bankacılık endeksi yüzde 0,23, holding endeksi ise yüzde 0,41 oranında sınırlı yükselişlerle günü tamamladı. Bu durum, büyük oyuncuların (Big Money) henüz masaya tüm kartlarını açmadığını, asıl hamlelerini bugünkü kritik verilere sakladığını düşündürüyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
- Tarım Dışı İstihdam Nedir?: ABD’de tarım sektörü haricindeki çalışan sayısındaki değişimi gösterir. Küresel ekonominin en önemli verilerinden biridir.
- Neden Önemli?: Beklentinin üzerinde gelmesi ABD ekonomisinin çok ısındığını (faiz artışı/sabit kalma riski), çok düşük gelmesi ise resesyon endişesini tetikler.
- Piyasaya Etkisi: Veri açıklandığı anda (TSİ 16:30) dolar, altın ve borsalarda sert, anlık fiyat hareketleri yaratabilir.
Haftanın final gününe başlarken, yatırımcıların zihnindeki “Bugün ne olacak?” sorusuna İkon Menkul analistleri, küresel risk iştahını baz alarak yanıt veriyor. Küresel piyasalardaki negatif hava ve kısa vadeli teknik göstergelerin durumu göz önüne alındığında, BIST-100 endeksi için güne yatay, yani dünkü kapanış seviyelerine yakın bir açılış bekleniyor. Ancak bu sakin başlangıcın, gün boyu sürecek bir fırtına öncesi sessizlik olma ihtimali de yüksek. Analistler, gün içerisinde fiyatlama davranışlarında dalgalı seyrin, yani bir aşağı bir yukarı hareketlerin devam edebileceğini öngörüyor.
Teknik analizin penceresinden bakıldığında ise endeksin önünde kritik eşikler bulunuyor. Eğer piyasada toparlanma eğilimi güçlenir ve alımlar hızlanırsa, kısa vadede ilk hedef olarak 12.190 puan seviyesi, hemen ardından ise 12.436 puan seviyesi “direnç” (satışların gelebileceği noktalar) olarak takip edilecek. Bu seviyelerin aşılması, endekste yeni bir yükseliş trendinin habercisi olabilir.
Borsada her yükseliş ihtimali, masada bir düşüş riskini de barındırır. İkon Menkul analistleri, olası bir kar satışı dalgasında veya küresel piyasalardan gelebilecek negatif bir haber akışında endeksin tutunabileceği “destek” noktalarını da belirledi. Eğer işler ters gider ve satış baskısı ağırlık kazanırsa, yatırımcıların panik yapmadan takip etmesi gereken ilk durak 11.950 puan seviyesi olacak.
Bu seviyenin kırılması, piyasadaki “kısa vadeli” algıyı bozabilir ve satışların derinleşmesine yol açabilir. Böyle bir senaryoda ise gözler, daha güçlü bir savunma hattı olarak kabul edilen 11.700 puan seviyesine çevrilecek. Uzmanlar, bu bant aralığını (11.950-11.700) endeksin “kader çizgisi” olarak yorumluyor. Bu bölgenin üzerinde kalındığı sürece ana trendin yukarı yönlü isteğini koruyacağı, ancak altına sarkılması durumunda “nakitte bekleme” stratejisinin öne çıkabileceği belirtiliyor.
Yatırımcıların gözü ekrandaki fiyatlarda olsa da, o fiyatların temelini oluşturan reel ekonomideki gelişmeler hayati önem taşıyor. Bugün yurt içinde açıklanacak olan Kasım ayına ilişkin Sanayi Üretim Endeksi verisi, bu bağlamda piyasanın röntgenini çekecek. Sanayi üretimi, büyümenin öncü göstergesi olduğu için, gelecek verinin beklentilerin üzerinde olması borsadaki sanayi hisselerine taze kan pompalayabilir. Beklentilerin altında kalacak bir veri ise, son dönemde durgunluk sinyalleri veren bazı sektörlerdeki (özellikle tekstil gibi) satış baskısını açıklayabilir ve endeksi baskılayabilir.
Türkiye piyasaları kendi iç dinamikleriyle boğuşurken, küresel arenada işler biraz daha karışık. İkon Menkul raporuna göre, vadeli endeksler haftanın son gününe oldukça “zayıf” ve isteksiz başladı. ABD borsalarının vadeli işlemlerine baktığımızda kırmızı bir tablo görüyoruz; S&P 500 yüzde 0,19, Dow Jones yüzde 0,18 ve teknoloji devi Nasdaq yüzde 0,18 oranında düşüşlerle güne “satıcılı” başladı.
Benzer bir karamsarlık Avrupa kıtasında da hakim. İngiltere’nin FTSE endeksi ve Almanya’nın sanayi devi DAX30 endeksi, gün açılışında satıcıların baskın olduğu bir görünüm sergiledi. Batı piyasalarındaki bu negatif havanın tek istisnası ise Uzak Doğu’dan geldi. Asya piyasalarında Japonya’nın Nikkei endeksi, genel trendden pozitif ayrışarak günü yüzde 0,58’lik bir yükselişle tamamladı ve yatırımcısına nefes aldırdı. Bu ayrışma, küresel sermayenin bölgesel fırsatları değerlendirmeye devam ettiğini gösteriyor.
Piyasalardaki bu “bekle-gör” havasının ve düşük risk iştahının temel nedeni ise saatler 16:30’u gösterdiğinde ABD’den gelecek olan Tarım Dışı İstihdam Raporu. Küresel ekonominin en önemli verisi olarak kabul edilen bu rapor, sadece ABD’yi değil, Türkiye dahil tüm gelişmekte olan piyasaları doğrudan etkileme gücüne sahip.
Yatırımcılar bu raporda üç kritik başlığa odaklanacak:
Bu verilerin açıklanmasıyla birlikte, dolar kurunda, altın fiyatlarında ve borsalarda anlık, sert fiyat hareketleri (volatilite) yaşanması kuvvetle muhtemel.
Piyasaların tedirginliğini artıran bir diğer unsur da ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ten gelen açıklamalar oldu. Bessent, politika faizinin hala “nötr seviyenin belirgin biçimde üzerinde” olduğunu belirterek, para politikasının sıkı olduğuna vurgu yaptı. Bu açıklama, “paranın maliyetinin” bir süre daha yüksek kalacağının itirafı olarak algılandı. Yüksek faiz ortamı, borsalar gibi riskli varlıklardan kaçışı tetikleyebileceği için, yatırımcıların temkinli duruşunu destekleyen bir faktör olarak raporda yerini aldı.
Diğer yandan Çin cephesinden gelen haberler ise toparlanma sinyalleri taşıyor. Dünyanın fabrikası Çin’de Aralık ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), yıllık bazda yüzde 0,8 ile beklentilere paralel gelirken, aylık bazda yüzde 0,2 artış gösterdi. Enflasyondaki bu kıpırdanma, Çin ekonomisinin deflasyon sarmalından (fiyatların sürekli düşmesi ve durgunluk) çıkmaya çalıştığı şeklinde yorumlandı.
Özetle; Borsa İstanbul haftanın son işlem gününe küresel satış baskısının gölgesinde, ancak kendi iç dinamiklerinin (sanayi verisi ve teknik destekler) desteğiyle tutunmaya çalışarak giriyor. 16:30 verisine kadar piyasada yatay ve hacimsiz bir seyir izlenmesi, veri sonrasında ise yönün netleşmesi bekleniyor. Trakyalife.com okuyucuları için uzmanların ortak tavsiyesi; panik alım-satımlardan kaçınmak ve kritik destek-direnç seviyelerine sadık kalarak haftayı kapatmak yönünde.
Kaynak : Hibya Haber Ajansı