Vakıf Faktoring (VAKFN), hisse fiyatının gerçek performansını yansıtmadığı gerekçesiyle dev bir geri alım programı başlattı. Şirket, 1 milyar TL fon ayırarak 80 milyon adet payı geri alacağını duyurdu.

Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin, kendi hisselerine sahip çıkması ve yatırımcısına güven aşılaması, piyasaların en çok ihtiyaç duyduğu adımların başında geliyor. Özellikle hisse fiyatlarının şirketin gerçek performansını yansıtmadığı dönemlerde, yönetim kurullarından gelen “Geri Alım” (Buyback) kararları, piyasa dinamiklerini değiştiren en güçlü sinyallerden biridir. Bu kapsamda, finans sektörünün köklü oyuncularından biri olan Vakıf Faktoring, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı son dakika açıklamasıyla yatırımcısının yüzünü güldürecek devasa bir programa start verdiğini duyurdu.
Devasa Fon: Şirket, geri alım programı için tam 1 Milyar TL (1.000.000.000 TL) kaynak ayırdı.
Hisse Adedi: Sermayeyi temsil eden paylardan toplam 80 Milyon adet (Nominal) geri alınabilecek.
Süre ve Hedef: Program 1 yıl sürecek ve hisse fiyatının gerçek değerine ulaşması hedefleniyor.
Şirketlerin finansal tabloları güçlü olsa bile, bazen piyasa koşulları, makroekonomik dalgalanmalar veya işlem hacmindeki düşüklükler, hisse fiyatlarının hak ettiği değerin çok altında kalmasına neden olabiliyor. Vakıf Faktoring Yönetim Kurulu, aldığı bu tarihi kararla tam olarak bu duruma işaret etti. KAP’a yapılan açıklamada, mevcut piyasa fiyatının şirketin faaliyetlerindeki gerçek performansı ve finansal gücü tam olarak yansıtmadığı açık bir dille ifade edildi.
Bu tespit, aslında şirket yönetiminin “Biz daha değerliyiz, hissemize güveniyoruz ve bunu kanıtlamak için sahaya iniyoruz” demesinin kurumsal bir yoludur. Amaç sadece fiyatı yukarı çekmek değil; aynı zamanda pay sahiplerinin menfaatlerini korumak ve fiyatın daha sağlıklı, istikrarlı bir zemine oturmasını sağlamak olarak belirlendi. Şirketin bu duruşu, özellikle uzun vadeli yatırımcılar için büyük bir güven tazelemesi anlamına geliyor.
Geri alım programlarının ciddiyeti, ayrılan fonun büyüklüğü ile ölçülür. Vakıf Faktoring, bu program için ayırdığı “Azami Fon Tutarı” ile niyetinin ne kadar ciddi olduğunu ortaya koydu. Şirket, geri alım işlemleri için özkaynaklarından tam 1.000.000.000 TL (Bir Milyar Türk Lirası) nakit ayıracağını bildirdi.
Bu devasa kaynak, hisse üzerinde olası satış baskılarını karşılayabilecek ve tahtada güçlü bir alıcı olarak şirketin kendisinin bulunmasını sağlayacak. Ayrılan bu fonun şirketin nakit akışını bozup bozmayacağı sorusu da akıllara gelebilir. Ancak yönetim kurulu, bu konuda da yatırımcının yüreğine su serpen bir açıklama yaptı. Yapılan değerlendirmede, yürütülecek geri alım işlemlerinin şirketin likiditesi, finansal yapısı ve faaliyetlerinin sürekliliği üzerinde herhangi bir olumsuz etki yaratmayacağı öngörüldü. Yani şirket, “Hem işimi yapacak gücüm var hem de hissemi geri alacak param var” mesajını net bir şekilde verdi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
- Pay Geri Alımı (Buyback) Nedir? Bir şirketin, borsada işlem gören kendi hisselerini piyasadan satın almasıdır. Bu işlem, piyasadaki hisse arzını (dolaşımdaki lot sayısını) azaltır. Arz azaldığında, talep sabit kalsa bile hisse başına düşen kar (EPS) artar ve genellikle hisse fiyatı üzerinde yukarı yönlü bir etki oluşturur. Bu, şirketin “Kendi malıma kefilim” demesinin en somut halidir.
Programın teknik detaylarına bakıldığında, geri alıma konu edilecek azami pay sayısının da belirlendiği görülüyor. Şirket, çıkarılmış sermayesini temsil eden paylar içerisinden, her biri 1 TL nominal değerli olmak üzere toplam 80.000.000 adet payı (lotu) geri almayı hedefliyor. Bu miktar, şirketin halka açıklık oranı ve işlem hacimleri düşünüldüğünde, tahtanın dengesini değiştirebilecek ve fiyat istikrarını sağlayabilecek önemli bir hacme işaret ediyor.
Borsada yapılan her işlemin şeffaf ve denetlenebilir olması, yatırımcı güveninin temel taşıdır. Vakıf Faktoring yönetimi, başlattığı bu devasa geri alım programını sağlam bir yasal zemine oturtmuş durumda. KAP açıklamasında, işlemin dayanağı olarak Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 19.03.2025 tarih ve 2025/16 sayılı bülteninde yer alan ilke kararları ve “Geri Alınan Paylar Tebliği” (II-22.1) gösterildi.
Bu teknik atıflar şu anlama geliyor: Şirket, “Ben kafama göre hisse alıyorum” demiyor; devletin düzenleyici otoritesinin belirlediği sınırlar, kurallar ve denetim mekanizmaları çerçevesinde bu işlemi yapacağını taahhüt ediyor. SPK’nın 16/531 s.k. sayılı ilke kararı, şirketlerin kendi paylarını geri alırken piyasa bozucu eylemlerden kaçınmasını ve sürecin yatırımcı lehine şeffaf yürütülmesini garanti altına alan maddeler içeriyor. Dolayısıyla, Vakıf Faktoring hisse geri alım süreci, regülasyonlara tam uyumlu, kurumsal bir finansal operasyon olarak ilerleyecek.
Yatırımcıların en çok merak ettiği konulardan biri de bu alımların ne zaman başlayıp ne zaman biteceğidir. Yönetim Kurulu kararında, geri alım programı için belirlenen “azami süre” 1 yıl olarak açıklandı. Bu sürenin başlangıcı ise yönetim kurulu kararının alındığı tarih olarak kabul ediliyor. Yani şirket, bugünden itibaren önümüzdeki 12 ay boyunca, piyasa koşullarını uygun gördüğü her an tahtada alıcı olarak belirebilir.
Ancak bu 1 yıllık süre, programın mutlaka 12 ay süreceği anlamına gelmiyor. Açıklamada yer alan kritik bir detay var: “Geri alıma konu azami pay sayısına (80 milyon adet) ya da azami fon tutarına (1 Milyar TL) ulaşılması halinde, 1 yıllık süreyi beklemeden geri alım programı sonlandırılabilecek.” Yani şirket, hedefine 3 ayda ulaşırsa programı erken de bitirebilir. Bu durum, hisse fiyatının seyrine ve şirketin alım iştahına göre şekillenecek dinamik bir süreci işaret ediyor.
Vakıf Faktoring, sürecin yönetimini tamamen Yönetim Kurulu’na veya yetkilendirilecek şirket yöneticilerine bırakmış durumda. Ancak bu yetki, kapalı kapılar ardında kullanılmayacak. Şirket, Borsa İstanbul nezdinde gerçekleştireceği her bir geri alım işlemini ve sürece dair her türlü gelişmeyi, mevzuat gereği süresi içerisinde KAP’ta “Özel Durum Açıklaması” olarak yatırımcılarıyla paylaşacak. Yatırımcılar, şirketin hangi fiyattan, ne kadar lot aldığını şeffaf bir şekilde takip edebilecek.
Ayrıca, alınan bu kararın ve yürütülecek programın detaylarının, yapılacak ilk Genel Kurul toplantısında gündeme alınarak pay sahiplerinin bilgisine ve onayına sunulacağı da belirtildi. Bu adım, şirketin sadece borsadaki anlık yatırımcıya değil, tüm ortaklarına karşı hesap verebilirlik ilkesiyle hareket ettiğini gösteriyor. Sonuç olarak, Vakıf Faktoring’in bu 1 milyar liralık hamlesi, hem şirketin kendi geleceğine duyduğu inancın bir göstergesi hem de dalgalı piyasalarda yatırımcısına uzattığı güvenli bir liman olarak yorumlanıyor.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı