Özbekistan’ın Fergana şehrinde düzenlenen Orta Asya ve Azerbaycan Dostluk Forumu’nda Türk dünyasının birliği, ortak alfabe ve sınırların kaldırılması gibi kritik konular ele alındı.

Özbekistan’ın tarihi ve stratejik şehri Fergana, Türk dünyasının birliğini, beraberliğini ve geleceğe yönelik ortak vizyonunu pekiştiren dev bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Orta Asya ve Azerbaycan Dostluk Forumu, bölgedeki altı kardeş ülke arasındaki bağları güçlendirmek amacıyla düzenlenen oturumlarla, Türk dünyası için kritik mesajların verildiği tarihi bir platforma dönüştü.
Stratejik İş Birliği: Forum, beş Orta Asya komşusu ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarını teknolojik, ekonomik ve kültürel düzeye taşımayı hedefliyor.
Sınırların Ötesinde Birlik: Sovyet döneminden kalan sınır engellerinin kaldırılması ve pasaportsuz geçiş uygulamaları forumun en çok dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.
Yeni Özbekistan Vizyonu: Özbekistan’ın komşularıyla barış ve ortak kalkınmaya dayalı “Açık Kapı” politikası, bölgesel istikrarın anahtarı olarak vurgulandı.
Türkiye’deki Özbegim Derneği Özbekistan Resmi Temsilcisi Saidcan Açılov, Fergana’da düzenlenen bu büyük buluşmanın ardından kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Forumun, Türk dünyasında doğanın uyanışını ve kardeşliğin yeniden filizlenmesini simgeleyen Nevruz Bayramı dönemine denk getirilmesinin tesadüf olmadığını belirten Açılov, bu zamanlamanın kültürel derinliğe vurgu yaptığını ifade etti.
Türkiye Cumhuriyeti temsilcisi olarak bu anlamlı organizasyonda yer almanın büyük bir onur olduğunu dile getiren Saidcan Açılov, forumun sadece diplomatik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda halkların birbirine daha sıkı kenetlenmesi için atılmış somut bir adım olduğunu vurguladı. Açılov’a göre, Fergana buluşması, küresel ölçekte hassas dengelerin yaşandığı bir dönemde barış ve istikrar mesajı veren en güçlü bölgesel hareketlerden biri konumunda.
Forumun en duygusal ve anlamlı başlıklarından biri, Türkiye’de yaşanan büyük deprem felaketi sonrası sergilenen kardeşlik örneği oldu. Hataylı vatandaşların Özbekistan’da misafir edilmesi, iki ülke arasındaki dostluğun sadece kağıt üzerinde kalmadığını, en zor günlerde ete kemiğe büründüğünü gösterdi. Özbekistan halkının ve devletinin sergilediği bu kadirşinaslık, forumda “insani diplomasinin en saf hali” olarak nitelendirildi.
50’den fazla kardeş ülke temsilcisinin katılım sağladığı bu organizasyon, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki ülkelerin birbirine olan bağlılığını bir kez daha kanıtladı. Saidcan Açılov, bu tür insani yardımlaşmaların, siyasi ve ekonomik iş birliklerinin temelini sağlamlaştıran en önemli harç olduğunu ifade ederek, Özbekistan ve Türkiye arasındaki stratejik ortaklığın her geçen gün daha da derinleştiğine dikkat çekti.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
“Yeni Özbekistan” vizyonunun en somut çıktılarından biri, Orta Asya ülkeleri arasındaki fiziksel ve bürokratik engellerin bir bir ortadan kalkması oldu. Forum kapsamında ele alınan en devrim niteliğindeki gelişme; Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan ile olan sınır geçişlerinin kolaylaştırılmasıdır. Bazı bölgelerde başlatılan pasaportsuz geçiş uygulaması, bölge halklarının ticari ve sosyal etkileşimini artırarak “tek millet, ortak coğrafya” bilincini güçlendiriyor.
Sovyetler Birliği döneminden miras kalan ve yıllardır çözülemeyen sınır problemlerinin barışçıl yollarla ve karşılıklı güven esasıyla çözülmesi, Orta Asya‘nın küresel yatırımcılar için de cazibe merkezi haline gelmesini sağlıyor. Azerbaycan‘ın Karabağ zaferi sonrası bölgedeki dengelerin değişmesi ve stratejik koridorların açılmasıyla birlikte, Fergana’da verilen mesajlar jeopolitik bir bütünlüğün de habercisi niteliğinde.
Fergana Devlet Üniversitesi çatısı altında gerçekleştirilen panel ve oturumlar, forumun sadece siyasi değil, aynı zamanda akademik bir derinliğe sahip olduğunu kanıtladı. Türk dünyası delegasyonlarının en çok üzerinde durduğu konu, kuşkusuz “ortak dil ve alfabe” çalışmaları oldu. Saidcan Açılov, Türk halklarının birbirini tercümansız anlayabilmesi için alfabe birliğinin hayati bir zorunluluk olduğunu belirtti.
Panelde, Türkiye, Azerbaycan ve Özbekistan gibi ülkelerin dil bilimcileri, ortak iletişim kanallarının güçlendirilmesi adına atılacak adımları tartıştılar. Mevcut farklılıkların birer zenginlik olduğu ancak ortak bir yazı dilinin ticari ve kültürel etkileşimi katlayarak artıracağı vurgulandı. Bu alandaki çalışmaların hızlandırılması yönünde çıkan tavsiye kararları, Türk Devletleri Teşkilatı‘nın gelecek ajandasında üst sıralarda yer alacak.
Forumun bir diğer stratejik ayağı ise Azerbaycan’ın Karabağ zaferi sonrası bölgede oluşan yeni statüko oldu. Fergana’daki buluşmada, bu zaferin sadece Azerbaycan için değil, tüm Orta Asya’nın Batı’ya açılan koridorları için bir dönüm noktası olduğu kaydedildi. Üç ülke sınırında inşa edilen ve bir dostluk nişanesi olan Dostluk Anıtı, gelecekte sadece sembolik bir yapı değil; ticaretin, sanatsal etkileşimin ve lojistiğin merkezi olarak kurgulanıyor.
Açılov, Karabağ zaferiyle açılan stratejik koridorların, Orta Asya’nın zengin kaynaklarının dünya pazarlarına daha güvenli ve hızlı ulaşmasını sağlayacağını ifade etti. Bu durum, Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan gibi denize kıyısı olmayan ülkeler için “Hazar ötesi” geçiş güzergahlarının önemini bir kez daha teyit etti.
Özbekistan’ın güney komşusu Afganistan ile olan ilişkileri ve bu kapsamda hayata geçirilen Ayrıtam Serbest Ekonomik Bölgesi, forumda örnek bir kalkınma modeli olarak sunuldu. Sınır bölgelerinin birer çatışma alanı değil, birer refah merkezi haline getirilmesi hedefi doğrultusunda;
Türkiye, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi farklı coğrafyalardan gelen temsilcilerin aynı masada buluşması, Türk Devletleri Teşkilatı‘nın (TDT) kapsayıcı gücünü gösterdi. Forumda, TDT’nin sadece bir iş birliği platformu değil, aynı zamanda küresel krizlere karşı ortak refleks geliştiren stratejik bir kalkan olduğu vurgulandı.
Saidcan Açılov, Macaristan’ın gözlemci üye olarak Avrupa ile kurduğu köprü ve KKTC’nin varlığının, Türk dünyasının Akdeniz’den Adriyatik’e, oradan Tanrı Dağları’na kadar uzanan geniş bir etki alanına sahip olduğunu kanıtladığını belirtti. Fergana’dan yükselen bu ses, Türk halklarının 21. yüzyılı bir “Türk Yüzyılı”na dönüştürme kararlılığının bir tezahürü olarak yorumlandı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Fergana Dostluk Forumu, katılımcıların “Birlikte daha güçlüyüz” mesajıyla sona erdi. Saidcan Açılov’un da belirttiği gibi, sınırların şeffaflaştığı, dillerin birleştiği ve gönül köprülerinin kurulduğu bu yeni dönem, sadece bugünü değil, gelecek nesillere bırakılacak barış dolu bir coğrafyayı müjdeliyor. Özbekistan’ın başlattığı bu reform ve dostluk rüzgarı, tüm Türk dünyasında karşılık bulmaya devam edecek.
Kaynak: BHA