Orta Doğu’da tırmanan gerilim küresel piyasalarda “riskten kaçış” eğilimini tetikledi. Altın 5.400 dolara yaklaşırken, petrol fiyatlarındaki sıçrama havayolu hisselerini vurdu.

Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilim, küresel finans piyasalarında sert satış baskısını beraberinde getirdi. ABD ile İran arasındaki gerginliğin tırmanmasıyla yatırımcılar “güvenli liman” arayışına girerken, enerji maliyetlerindeki dramatik artış enflasyon endişelerini yeniden tetikledi.
Enerji Şoku: Brent petrol fiyatları gün içinde yüzde 13’e varan artışlar kaydederken, Avrupa’da doğal gaz fiyatları yüzde 25 sıçradı.
Borsa Kayıpları: S&P 500 ve Nasdaq vadelilerinde düşüş derinleşirken, Avrupa borsalarında satışlar genele yayıldı.
Güvenli Liman: Altın fiyatları jeopolitik risklerin etkisiyle yüzde 2’nin üzerinde değer kazanarak 5.400 dolar sınırına dayandı.
Gedik Yatırım tarafından paylaşılan güncel analizlerde, Orta Doğu eksenli gelişmelerin küresel piyasalar üzerindeki tahribatı net bir şekilde ortaya konuldu. Analize göre, ABD endeks vadeli kontratlarında düşüşlerin derinleştiği gözlemlenirken; S&P 500 vadeli işlemlerinin yüzde 1,5, teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 vadelilerinin ise yüzde 1,9 oranında gerilediği bildirildi. Özellikle yüksek değerlemelere sahip teknoloji şirketleri ve kredi piyasalarındaki daralmaya karşı hassas olan sektörlerin bu satış baskısından en çok etkilenen gruplar olduğu ifade edildi.
Avrupa cephesinde de durum farklı değil. Satışların genele yayıldığı kıta borsalarında STOXX 50 endeksi yaklaşık yüzde 2, STOXX Europe 600 endeksi ise yüzde 1,7 oranında değer kaybetti. Bankacılık, seyahat, tüketim ve teknoloji hisseleri satış dalgasının merkezinde yer aldı. Yatırımcıların bu sert hareketler karşısında temkinli bir duruş sergilediği Asya piyasalarında ise oldukça dalgalı bir seyir izleniyor.
Küresel enerji arzının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na yönelik belirsizlikler, enerji piyasalarında adeta deprem etkisi yarattı. Brent petrol fiyatları yüzde 8 yükselerek 78,7 dolar seviyesine çıkarken, seans içindeki artış oranının bir noktada yüzde 13’e kadar ulaştığı kaydedildi. ABD tipi WTI ham petrolü de benzer şekilde yaklaşık yüzde 8 değer kazandı.
Enerji krizinin bir diğer ayağı olan doğal gaz fiyatlarında ise daha dramatik bir tablo hakim. Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının gün içinde yüzde 25’e varan devasa bir artış göstermesi, sanayi üretim maliyetleri ve hanehalkı harcamaları üzerinden küresel enflasyon beklentilerini yukarı yönlü revize etmeye başladı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Piyasalardaki genel satış baskısına rağmen, artan jeopolitik riskler bazı sektörleri pozitif yönde ayrıştırdı. Özellikle savunma ve enerji şirketlerinin hisselerinde belirgin yükselişler kaydedildi. Savunma devlerinden Lockheed Martin, Northrop Grumman, General Dynamics, RTX ve L3Harris hisseleri, artan askeri harcama beklentileriyle değer kazandı. Enerji tarafında ise Exxon Mobil, Chevron, ConocoPhillips ve Occidental gibi devler yükseliş kervanına katıldı.
Öte yandan, artan yakıt maliyetleri ve uçuş güvenliği endişeleri havayolu şirketlerini vurdu. Delta Air Lines, American Airlines ve United Airlines hisselerinde sert düşüşler yaşanırken; FedEx hisseleri, Orta Doğu’daki bazı bölgelerde hizmetlerin askıya alınması haberiyle geriledi.
Küresel yatırımcılar, Orta Doğu’da tırmanan askeri ve siyasi gerilimin ardından portföylerini koruma altına almak amacıyla geleneksel riskten kaçış varlıklarına yöneldi. Gedik Yatırım’ın verilerine göre, artan jeopolitik risklerle birlikte altın fiyatları yüzde 2’nin üzerinde bir artış kaydederek 5.400 dolar seviyesine yaklaşırken, bu hareket ons bazında tarihi zirvelerin zorlandığını gösterdi. Dolar endeksindeki yükseliş ise küresel likiditenin “nakit kraldır” anlayışıyla ABD Doları’na kaydığını teyit eder nitelikte.
ABD tahvil piyasasında ise oldukça karmaşık bir seyir hakim. Bir yandan artan savaş riskleri nedeniyle yatırımcıların “güvenli liman” olarak tahvillere yönelmesi faizler üzerinde aşağı yönlü baskı oluştururken, diğer yandan petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki fahiş artışların tetiklediği enflasyon beklentileri bu baskıyı yukarı yönlü dengeliyor. Bu durum, tahvil getirilerinde çift yönlü bir oynaklığın yaşanmasına neden oluyor.
Küresel borsalardaki genel düşüş eğilimine rağmen, krizin doğası gereği bazı sektörler yatırımcıların odağında kalmaya devam ediyor. Özellikle enerji arz güvenliğine dair endişeler, enerji devlerinin hisselerini yukarı taşıdı. Gedik Yatırım analizinde; EOG Resources, Occidental, ConocoPhillips, Exxon Mobil ve Chevron gibi enerji şirketlerinin hisselerinde kaydedilen yükselişlerin, petrol fiyatlarındaki artışla paralel ilerlediği belirtildi.
Aynı şekilde, bölgedeki askeri hareketliliğin artması savunma sanayii temsilcilerini de piyasa ortalamasının üzerine taşıdı. Lockheed Martin, Northrop Grumman, General Dynamics, RTX ve L3Harris gibi savunma devleri, küresel riskten kaçış dönemlerinde portföy dengeleyici birer unsur olarak öne çıkarak değer kazandılar.
Piyasalardaki sert dalgalanmaların ortasında, bazı kritik sektörlerdeki hisse değişimleri yatırımcı kararlarını doğrudan etkiliyor. Aşağıdaki tabloda, gerilimden en çok etkilenen ve direnç gösteren sektör temsilcileri yer almaktadır:
| Sektör | Şirket / Varlık | Piyasa Tepkisi | Temel Neden |
| Havacılık | Delta, American Airlines, United | Düşüş | Yakıt maliyeti ve uçuş askıya alma |
| Savunma | Lockheed Martin, Northrop Grumman | Yükseliş | Jeopolitik harcama beklentileri |
| Enerji | Exxon Mobil, Chevron, Occidental | Yükseliş | Petrol fiyatlarındaki %13’lük artış |
| Emtia | Altın | Yükseliş (%2+) | Güvenli liman talebi |
Piyasa yönünün jeopolitik haber akışına endeksli olduğu bu dönemde, aynı zamanda önemli şirket bilançolarının açıklanma süreci de takip ediliyor. Gedik Yatırım; AST SpaceMobile, MongoDB, Venture Global, Credo Technology Group Holding, Joint Stock Company Kaspi.kz ve AAON gibi şirketlerin finansal tablolarının açıklanmasının beklendiğini aktardı. Ancak uzmanlar, güçlü bilançoların bile Orta Doğu’dan gelecek negatif bir haber akışı karşısında piyasayı tutmakta zorlanabileceği konusunda hemfikir.
Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrin petrol arzını ne ölçüde etkileyeceği ve bölgedeki gerginliğin bir sıcak çatışmaya dönüşüp dönüşmeyeceği, küresel piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam edecek. Yatırımcılar için bu süreçte en kritik kavram, yüksek volatiliteye karşı portföy çeşitlendirmesi ve risk yönetimi olarak öne çıkıyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Kaynak: Hibya Haber Ajansı