Katılımevim, sermaye tavanını 7.5 milyar TL’den 20 milyar TL’ye çıkarmak için SPK’dan onayı aldı. 2030’a kadar geçerli olacak bu dev kapasite artışı, şirketin büyüme hedeflerini gözler önüne seriyor.

Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin geleceğe yönelik büyüme planları ve sermaye yapılarını güçlendirme çalışmaları, yatırımcılar tarafından her zaman yakından takip edilen süreçlerdir. Tasarruf finansman sektörünün önde gelen oyuncularından biri olan Katılımevim, şirketin finansal hareket alanını ciddi oranda genişletecek dev bir adım attı. Şirket yönetimi tarafından daha önce duyurulan ve sermaye tavanını yaklaşık üç katına çıkarmayı hedefleyen başvuru, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından mercek altına alındı ve beklenen onay nihayet çıktı.
Dev Artış Onayı: Şirketin kayıtlı sermaye tavanının 7.5 milyar TL’den 20 milyar TL’ye yükseltilmesine izin verildi.
Yeni Dönem Vizyonu: Sermaye tavanı geçerlilik süresi 2026-2030 yıllarını kapsayacak şekilde güncellendi.
Sırada Ne Var?: Tadil metni, diğer yasal izinlerin ardından pay sahiplerinin onayına sunulacak.
Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş., kurumsal yapısını güçlendirmek ve önümüzdeki yıllardaki potansiyel sermaye artırımları için elini rahatlatmak adına esas sözleşmesinde köklü bir değişikliğe gidiyor. Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan resmi açıklamaya göre, şirketin mevcut kayıtlı sermaye tavanı 7 milyar 500 milyon Türk Lirası seviyesindeydi. Ancak şirketin büyüme vizyonu ve finansal projeksiyonları doğrultusunda bu rakamın artık yeterli gelmeyeceği öngörülerek, tavanın tam 20 milyar Türk Lirası’na yükseltilmesi talep edilmişti.
SPK’dan gelen “uygun görüş” yazısı ile birlikte, şirketin esas sözleşmesinin “Sermaye” başlıklı 6. maddesinin tadil edilmesi önündeki en büyük engel kalkmış oldu. Bu değişiklik, şirketin sadece bugünü değil, önümüzdeki 5 yılı kapsayan finansal stratejisini de ortaya koyuyor. Zira onaylanan metinle birlikte kayıtlı sermaye tavanı geçerlilik süresi 2026 yılından başlayarak 2030 yılı sonuna kadar uzatılmış oluyor. Bu durum, şirketin 2030 vizyonuna ne kadar sıkı hazırlandığının somut bir göstergesi olarak yorumlanabilir.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
SPK’nın onayı, sürecin en kritik virajıydı ancak işlemler henüz tamamlanmadı. Borsa şirketlerinin işleyişi gereği, bu tarz ana sözleşme değişiklikleri çok katmanlı bir onay mekanizmasına tabidir. Katılımevim tarafından KAP’a yapılan açıklamada belirtildiği üzere, ilgili tadil metni mevzuat hükümleri çerçevesinde Ticaret Bakanlığı gibi diğer ilgili kurumlardan da gerekli izinlerin alınmasını bekliyor.

Bürokratik süreçlerin tamamlanmasının ardından ise söz, şirketin gerçek sahipleri olan paydaşlara bırakılacak. Hazırlanan ve onaylanan bu metin, yapılacak olan ilk Genel Kurul toplantısında pay sahiplerinin oylarına sunulacak. Genel Kurul’dan da onay çıkması halinde, şirketin 20 milyar TL’lik yeni sermaye tavanı resmen tescil edilmiş olacak ve yürürlüğe girecek. Yatırımcılar şimdi, şirketin bu genişleyen hareket alanını bedelsiz veya bedelli sermaye artırımı şeklinde kullanıp kullanmayacağını merakla beklemeye başladı.
Katılımevim’in attığı bu dev adım, sadece şirket özelinde değil, Türkiye’de son yıllarda yıldızı parlayan “Tasarruf Finansman” sektörü genelinde de önemli bir mesaj taşıyor. Özellikle faizsiz finansman modellerine olan ilginin arttığı, konut ve araç fiyatlarındaki dalgalanmaların vatandaşları alternatif finansman arayışlarına ittiği bir dönemdeyiz. Sektörün regülasyon sürecini başarıyla tamamlayan ve kurumsal yapısını oturtan şirketleri, artık oyunun kurallarını belirleyen aktörler haline geliyor.
7.5 milyar TL’den 20 milyar TL’ye uzanan bu yolculuk, şirketin operasyonel hacminin genişleyeceğine dair güçlü bir sinyal olarak okunabilir. Sektör uzmanları, tasarruf finansman şirketlerinin özkaynaklarını güçlü tutmasının, hem Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) nezdindeki rasyoları tutturmak hem de müşteri güvenini tazelemek adına hayati önem taşıdığını vurguluyor. Katılımevim, bu tavan artışıyla birlikte olası ekonomik dalgalanmalara karşı “kalkanlarını” güçlendirirken, aynı zamanda yeni şubeleşme atakları veya teknolojik yatırımlar için de kendine geniş bir finansal otoban açmış oluyor.
Borsa İstanbul koridorlarında (BIST) işlem gören bir şirketin kayıtlı sermaye tavanını artırması, genellikle yatırımcı psikolojisi üzerinde “beklenti yaratan” bir etkiye sahiptir. Yatırımcılar, tavanın yükseltilmesini çoğu zaman “bedelsiz sermaye artırımı” potansiyelinin bir habercisi olarak yorumlama eğilimindedir. Her ne kadar tavan artırımı, doğrudan ve hemen bir sermaye artırımı yapılacağı anlamına gelmese de, şirketin “Ben büyümek istiyorum, yerim dar geliyor” demesinin bürokratik yoludur.

Özellikle enflasyonist ortamlarda şirketlerin özsermayelerini güçlendirme ihtiyacı hissetmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Katılımevim hisselerini (KTLEV) takip eden yatırımcılar için bu gelişme, şirketin orta ve uzun vadeli vizyonuna olan inancı pekiştirecek bir unsur olarak masada duruyor. 2026-2030 yıllarını kapsayan bu yeni tavan süresi, yönetimin günü kurtarmaya değil, önümüzdeki 4-5 yılı planlamaya odaklandığını gösteriyor.
Şimdi gözler, şirketten gelecek Genel Kurul davetine çevrilmiş durumda. SPK’dan alınan bu vize, aslında sürecin en zorlu kısmının aşıldığını gösteriyor. Ticaret Bakanlığı izni genelde prosedürel bir akış içinde ilerler. Asıl final, hissedarların toplanıp bu kararı onaylamasıyla yapılacak. Yatırımcıların, KAP bildirimlerini yakından takip ederek Genel Kurul tarihini not etmeleri, şirketin gelecekteki temettü veya bedelsiz potansiyelini analiz etmeleri açısından kritik önem taşıyor. Trakyalife olarak biz de bu süreci ve borsadaki yansımalarını anbean takip etmeye devam edeceğiz.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı