Kardan Kız Kulesi’nden Gerçeğine: Masal Gibi Gezi

Sivas’ta kardan Kız Kulesi yapıp önünde çay içme hayali kuran çocuklar, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un davetiyle İstanbul’da ağırlandı. Kızılelma köyünden gelen minikler; Galata, AKM ve Dolmabahçe’yi gezerek unutulmaz bir gün yaşadı.

Kardan Kız Kulesi’nden Gerçeğine: Masal Gibi Gezi
⚡️ Haberi Özetle:
Yayınlama: 10.01.2026
A+
A-

Anadolu’nun saf ve temiz yürekli çocuklarının hayalleri, bazen bembeyaz bir kar yığınına şekil verir, bazen de devletin zirvesindeki isimlerin kalbine dokunarak gerçeğe dönüşür. Sivas’ın zorlu kış şartlarında, köylerindeki karları sanata dönüştüren ve “Kız Kulesi” hayali kuran miniklerin hikayesi, sosyal medyanın gücüyle birleşerek unutulmaz bir İstanbul masalına dönüştü. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, o masum hayalin mimarları olan çocukları İstanbul’da ağırlayarak, onlara hayatları boyunca unutamayacakları bir jest yaptı.

Hayaller Kar Tutunca: Sivas Koyulhisar’da çocuklar, köy meydanındaki kardan Kız Kulesi yaparak çay içme hayali kurdu.

Bakan’dan Davet: Sosyal medyada bu kareyi gören Bakan Ersoy, çocukları gerçek Kız Kulesi’ne davet etti.

İstanbul Rüyası: Kızılelma köyünden gelen minikler, hayallerindeki kuleye dokunmanın mutluluğunu yaşadı.

Kızılelma Köyü’nden Boğaz’ın İncisine Yolculuk

Her şey, Sivas’ın Koyulhisar ilçesine bağlı, ismiyle müsemma Kızılelma köyünde başladı. Kışın en sert yüzünü gösterdiği, doğanın beyaz bir örtüyle kaplandığı o günlerde, köyün çocukları hayal güçlerini ellerindeki en bol malzemeyle, yani karla birleştirdiler. Onlar için İstanbul, televizyon ekranlarında gördükleri, masallarda dinledikleri uzak bir diyardı. Ancak o uzak diyarın en zarif simgesi olan Kız Kulesi’ni, kendi köy meydanlarına inşa edecek kadar büyük bir sevgi taşıyorlardı yüreklerinde. Elleri üşüse de kalpleri sıcacıktı; kardan yaptıkları kulenin karşısına geçip, sanki İstanbul Boğazı’na nazır bir bankta oturuyormuşçasına ince belli bardaklarıyla çay içmeyi hayal ettiler.

Bu masum ve yaratıcı an, sadece bir çocuk oyunu olarak kalmadı. Sosyal medyanın sınırları aşan gücü sayesinde, o kareler Ankara’ya, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy‘un önüne kadar ulaştı. Fotoğrafı gördüğünde yüzünde bir tebessüm oluştuğunu belirten Bakan Ersoy, bu saf hayale kayıtsız kalmadı. “Madem onlar Kız Kulesi’ne gelemiyor, biz onları Kız Kulesi’ne getiririz” düşüncesiyle başlayan süreç, Sivaslı minikler için rüya gibi bir yolculuğun kapılarını araladı. Devletin şefkatli eli, Anadolu’nun karlı dağlarından uzanıp, o minik elleri tuttu ve tarihin başkenti İstanbul’a taşıdı.

“Kardan Değil, Taştan Kuleye Dokundular”

Çocukların İstanbul’a ayak bastığı an, sadece bir coğrafi yer değişikliği değil, aynı zamanda hayal ile gerçeğin buluşmasıydı. Bakan Ersoy’un özel misafiri olarak şehre gelen çocuklar, ilk durak olarak hayallerini süsleyen, kardan kopyasını yaptıkları o eşsiz yapıyı, Kız Kulesi‘ni karşılarında buldular. Kardan yaptıkları heykelin eriyip giden geçiciliğinin aksine, asırlara meydan okuyan gerçek kulenin ihtişamı karşısında büyülenen çocukların gözlerindeki ışıltı, görülmeye değerdi.

Bakan Ersoy, çocukları bizzat karşılayarak onlarla yakından ilgilendi. Sivas’taki o soğuk günde kurdukları hayali, İstanbul’un en güzel manzarasında gerçekleştirdiler. Kardan kulenin önünde “mış gibi” yaparak içtikleri çayı, bu kez İstanbul Boğazı’nın serin sularının ortasında, tarihin koynunda, Kız Kulesi‘nin balkonunda, Bakan Ersoy ile birlikte yudumladılar. Bu çay, sadece bir ikram değil, bir çocuğun hayaline verilen değerin en sıcak simgesiydi.

[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]

  • Kız Kulesi’nin Yaşı: İstanbul’un sembolü olan Kız Kulesi’nin tarihi M.Ö. 410 yılına kadar uzanır. Tarih boyunca gümrük istasyonu, deniz feneri, savunma kalesi ve hatta karantina hastanesi olarak kullanılan yapı, 2023 yılında tamamlanan kapsamlı restorasyonla aslına en uygun haline kavuşturulmuştur.

Bakan Ersoy ile Samimi Sohbetler

Ziyaretin en duygusal anları, Bakan Ersoy ile çocuklar arasında geçen samimi sohbetlerde yaşandı. Protokol kurallarının bir kenara bırakıldığı, sadece sevginin ve merhametin konuştuğu bu anlarda, çocuklar Sivas’tan getirdikleri selamları ve yüreklerindeki heyecanı paylaştılar. Bakan Ersoy, çocuklarla uzun uzun sohbet ettiklerini belirterek, onların neler hissettiğini, o kardan kuleyi yaparken neler düşündüklerini tek tek dinledi.

Çocukların saf dünyasında, İstanbul’a gelmek, denizi görmek ve o kuleye çıkmak ulaşılmaz bir hedefken, bugün devletin zirvesiyle aynı masada oturmaları, onlara “imkansız diye bir şey yoktur” duygusunu aşıladı. Bakan Ersoy’un paylaştığına göre, çocukların mutluluğu, heyecanları ve o içten “teşekkür ederiz” deyişleri, tüm yorgunlukları alıp götürecek kadar kıymetliydi. Ancak bu ziyaret, sadece bir çay molasıyla sınırlı kalmayacaktı. İstanbul, bu minik kaşiflere diğer hazinelerini de sunmaya hazırdı.

İstanbul’u Adım Adım Keşif: Galata’dan Dolmabahçe’ye

Kız Kulesi’nin balkonunda edilen sohbetlerin ve içilen o unutulmaz çayların ardından, Sivaslı minikler için İstanbul serüveni henüz yeni başlıyordu. Kültür ve Turizm Bakanlığı, çocuklar için sadece tek bir noktayı değil, şehrin tarih ve kültür kodlarını barındıran geniş bir rota hazırlamıştı. Rotanın ikinci durağı, Kız Kulesi’nin yüzyıllardır uzaktan göz süzdüğü, İstanbul siluetinin nöbetçisi Galata Kulesi oldu.

Deniz seviyesinden şehrin çatısına çıkan çocuklar, İstanbul’u bu kez kuşbakışı izleme şansı buldular. Hezarfen Ahmed Çelebi’nin kanatlandığı o efsanevi kuleden Tarihi Yarımada’ya bakan minik gözler, ders kitaplarında gördükleri Topkapı Sarayı’nı, Ayasofya’yı ve Sultanahmet’i tek bir karede görmenin heyecanını yaşadılar. Köy meydanındaki kardan kulelerinden, dünyanın en güzel manzaralarından birine uzanan bu vizyon değişimi, onların hayal dünyasında yepyeni ufuklar açtı.

Sanatın ve Tarihin Kalbinde Bir Gün

Gezi programı, sadece tarihi taşlarla sınırlı değildi; modern Türkiye’nin kültür-sanat yüzü de çocuklara tanıtıldı. İstiklal Caddesi’nin büyülü atmosferinden geçerek yenilenen yüzüyle İstanbul’un sanat kalbi olan Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ziyaret edildi. Burada devasa sahneleri, opera salonunu ve kütüphaneyi inceleyen çocuklar, sanatın büyüleyici atmosferini soludular.

Hemen ardından durakları, sinemanın büyüsüne kapıldıkları Atlas Sinema Müzesi oldu. Yeşilçam’ın unutulmaz hatıraları arasında dolaşan, sinemanın tarihine tanıklık eden çocuklar, belki de geleceğin yönetmenleri veya senaristleri olma hayalini ilk kez burada kurdular. Ve tabii ki, Osmanlı’nın son dönem ihtişamını ve Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aziz hatırasını barındıran Dolmabahçe Sarayı… Sarayın o görkemli kapısından içeri girdiklerinde, avizelerin ışıltısı ve tarihin ağırlığı karşısında şaşkınlıklarını gizleyemeyen çocuklar, adeta bir zaman tünelinden geçtiler.

Bakan Ersoy: “Mutlulukları Her Şeye Bedel”

Bu yoğun ve duygu yüklü programın mimarı olan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede, yaşanan anların kıymetine vurgu yaptı. Siyasetin ve bürokrasinin yoğun gündemi arasında, çocukların saf sevinciyle nefes aldıklarını belirten Ersoy, “Bu yolculuk, onlar için sadece bir gezi değil; uzun süre hatırlayacakları güzel bir anı oldu” ifadelerini kullandı.

Bakan Ersoy, çocukların gözlerindeki o parıltının, yapılan tüm yatırımlardan ve projelerden çok daha değerli olduğunu hissettirdi. “Neler hissettiklerini anlattılar, hayallerini paylaştılar. Mutlulukları, heyecanları ve içten teşekkürleri her şeye bedeldi” diyen Ersoy, devletin şefkatli elinin ülkenin en ücra köşesindeki bir çocuğun hayaline bile dokunabildiğini gösterdi.

Bir Fotoğraf Karesinden Doğan Umut

Sivas Koyulhisar’ın Kızılelma köyünde, karların içinde çekilen o masum fotoğraf, bugün bize çok önemli bir ders veriyor: Hayallerin sınırı, mesafelerin engeli yoktur. Kardan bir kule yaparak “çay içme hayali” kuran o çocuklar, o hayallerine sahip çıktıkları için bugün İstanbul’da, gerçek bir masalın başkahramanı oldular.

Bu ziyaret, sadece Sivaslı birkaç çocuğun İstanbul gezisi olarak okunmamalıdır. Bu, Anadolu’daki tüm çocuklara verilmiş “Sizi görüyoruz, sizi duyuyoruz ve hayallerinizi önemsiyoruz” mesajıdır. Soğuk bir kış gününde atılan o kartopu, yuvarlanarak sevgi dolu kocaman bir köprüye dönüştü ve Kızılelma köyünü İstanbul’a bağladı. Şimdi o çocuklar köylerine döndüklerinde, sadece İstanbul hatıralarını değil, “Hayal edersem gerçek olur” inancını da yanlarında götürecekler.

Yolunuz açık, hayalleriniz hep yüksek olsun çocuklar!

Koozmo Medya, kelimelerin gücüne, görselin etkisine ve bilginin dönüştürücü niteliğine inanan bir dijital hikâye anlatıcısıdır. Haberden içeriğe, görselden stratejiye uzanan yolculuğunda, her satırda özgünlüğü, her projede derinliği önceler. Zamanın ruhunu yakalayan içerikler üretirken, okuruyla bağ kurmayı değil; iz bırakmayı hedefler. Koozmo Medya için medya yalnızca bir mecra değil, anlamı çoğaltan bir evrendir.
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.