İBB’ye yönelik yürütülen ve 402 sanığın yargılandığı yolsuzluk davasında Silivri’de gerginlik yaşandı. Usul tartışmaları nedeniyle duruşma yarına ertelenirken, sanıklar hakkındaki suçlamalar dudak uçuklattı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetimine yönelik hazırlanan devasa iddianamenin ardından başlayan yargılama sürecinde, kamuoyunun yakından takip ettiği davada bugün kritik bir gelişme yaşandı. Silivri’deki Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi’nde kurulan geçici duruşma salonunda görülen davada, sabah saatlerinde yaşanan usul tartışmaları ve salon içindeki gerginlik, yargılama takviminin bir gün kaymasına neden oldu. Aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu yüzlerce sanığın akıbetini belirleyecek olan duruşma süreci, ikinci haftasına sancılı bir başlangıç yaptı.
Sanık Sayısı: Toplamda 402 kişinin yargılandığı davada 105 sanık tutuklu olarak bulunuyor.
Ceza Talebi: İddianamede Ekrem İmamoğlu için 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Kritik Tarih: Bayram arifesi olan 19 Mart Perşembe günü duruşma yapılmayacak.
Dosya Kapsamı: İddianame, 142 ayrı eylemi kapsayan toplam 3 bin 809 sayfadan oluşuyor.
Sabahın erken saatlerinden itibaren geniş güvenlik önlemleri altında başlayan duruşma, henüz esasa geçilmeden usul tartışmalarına sahne oldu. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin salona girmesiyle birlikte, avukatların ve izleyicilerin yerleşimi konusunda jandarma ekipleri ile katılımcılar arasında kısa süreli bir arbede ve sözlü tartışma yaşandı.
Gerginliğin odağında, aynı zamanda milletvekili olan avukat Turan Taşkın Özer’in salondaki oturma düzeni yer aldı. Jandarma ekiplerinin, müdafii sıfatı tartışması üzerinden Özer’in yerini değiştirmek istemesi, salondaki diğer avukatların da tepkisini çekti. Mahkeme başkanı, salondaki bu karmaşa ve tartışma ortamı içinde sağlıklı bir yargılama yapılamayacağına hükmederek, duruşmaya ara verdi. Heyetin salondan ayrılmasının ardından yapılan değerlendirmede, duruşmanın yarına ertelenmesine karar verildi.
11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan ve hukuk tarihine geçecek bir hacme sahip olan 3 bin 809 sayfalık iddianame, davanın temelini oluşturuyor. Savcılık tarafından hazırlanan metinde, İBB yönetimi ve ilgili birimlerin faaliyetleri “suç örgütü” şeması içerisinde tanımlanıyor. Yolsuzluk davası kapsamında yargılanan isimlerin başında gelen Ekrem İmamoğlu’na yönelik suçlamalar ise oldukça geniş bir yelpazeye yayılmış durumda.
İddianamede yer alan bazı ana başlıklar şu şekilde sıralanıyor:
Ekrem İmamoğlu hakkında, tam 142 ayrı eylemden dolayı 828 yıl 2 aydan başlayarak 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Bu rekor seviyedeki ceza istemi, davanın siyasi ve hukuki etkilerinin ne denli büyük olacağının en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Silivri’deki duruşma salonunda geçtiğimiz hafta başlayan ilk oturumlar, davanın genel seyrine dair önemli ipuçları vermişti. 9 Mart Pazartesi günü start alan yargılama sürecinde, mahkeme heyeti öncelikle tutuklu bulunan 105 sanığın kimlik tespitlerini tamamlamış ve ardından savunma aşamasına geçmişti. İlk haftanın en dikkat çeken anları, kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin kürsüye çıkmasıyla yaşandı.
Geçtiğimiz hafta boyunca savunmalarını sunan tutuklu sanıklar Aykut Erdoğdu, Sırrı Küçük, Ümit Polat ve Bulut Aydöner, iddianamede kendilerine yöneltilen suçlamaları reddederek tahliye talebinde bulundular. Savunmalarda ortak payda; İBB bünyesinde gerçekleştirilen tüm iş ve işlemlerin belediye mevzuatına uygun olduğu ve “suç örgütü” şemasının zorlama bir kurgu olduğu yönündeydi. Ancak iddia makamı, sunulan delillerin ve 3 bin 809 sayfalık devasa dosya içeriğinin sabit olduğunu savunarak tutukluluk hallerinin devamını talep etti.
Bu hafta pazartesi günü başlaması planlanan ancak yaşanan salon içi gerginlik nedeniyle salı gününe ertelenen oturumlarda, diğer sanıkların dinlenmesine devam edilecek. Özellikle tutuksuz yargılanan sanıkların da duruşmaya katılım sağlamasıyla birlikte Silivri’deki yoğunluğun daha da artması bekleniyor.
Yargılama süreci, sadece hukuki tartışmalarla değil, aynı zamanda takvimsel kısıtlamalarla da şekilleniyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın ilerleyişini planlarken önümüzdeki günlerde kutlanacak olan Ramazan Bayramı’nı da hesaba katmak zorunda kaldı.
Duruşma periyodu haftanın dört günü (Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe) olacak şekilde dizayn edilmişti. Ancak yolsuzluk davası takviminde yapılan son güncellemeye göre, 19 Mart Perşembe gününün Ramazan Bayramı arifesine denk gelmesi sebebiyle o gün duruşma yapılmayacak. Mahkeme heyeti, bu kararla hem personelin hem de tarafların dini bayram tatili hazırlıklarını gözetmiş oldu. Davanın bu haftaki son oturumu çarşamba günü yapılacak ve ardından bayram tatili sonrasına kadar yargılamaya ara verilecek.
Dosyanın bu kadar geniş kapsamlı olmasının temel nedeni, sadece belediye içindeki ihaleler değil, aynı zamanda mülkiyet hukuku ve çevre mevzuatına dair iddiaların da dosyaya eklenmiş olmasıdır. İddianamede, sanıkların “kişisel verilerin kaydedilmesi”nden “çevrenin kasten kirletilmesi”ne kadar uzanan bir suç listesiyle karşı karşıya olduğu görülüyor.
Özellikle Ekrem İmamoğlu‘na atfedilen 142 ayrı eylem, davanın omurgasını oluşturuyor. İddianamede bu eylemler; kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı, ihalelerde taraflı davranılması ve bu süreçlerin gizlenmesi için bilişim sistemlerine müdahale edilmesi gibi iddialarla detaylandırılıyor. Ayrıca, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” ve “Maden Kanunu’na muhalefet” gibi teknik suçlamaların da dosyada yer alması, davanın sadece bir belediye yönetimi davası değil, aynı zamanda geniş bir ekonomik soruşturma olduğunu kanıtlar nitelikte.
Mahkeme heyetinin yarına ertelediği duruşmada, savunma yapmayan diğer sanıkların ifadelerinin alınmasına odaklanılacak. Silivri’deki bu tarihi yargılamanın, savunmaların tamamlanmasının ardından delillerin tartışılması aşamasına geçmesi aylar sürebilir.
Kaynak: BHA