Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Türkiye’den büyüktür” diyerek terörün 2 trilyon dolarlık maliyetine dikkat çekti ve Meclis’i terörsüz bir Türkiye için tarihî sorumluluk almaya davet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel sistemin sarsıldığı bir dönemde Türkiye’nin dış politikadaki net duruşunu ilan ederek, “Biz asla tarafsız değiliz; biz hakkın ve adaletin tarafındayız” dedi.
Küresel Sistem Eleştirisi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeninin “çatır çatır çatırdadığını” ve temelinden sarsıldığını vurguladı.
Stratejik Saf: Türkiye’nin zulüm karşısında tarafsız kalmayacağını belirten Erdoğan; sulhun, istikrarın ve evrensel değerlerin yanında olduklarını ifade etti.
Terörle Mücadele ve Maliyet: Terörün Türkiye’ye ekonomik maliyetinin 2 trilyon doları aştığını açıklayan Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” hedefi için kararlılık mesajı verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen iftar programında milletvekilleriyle bir araya gelerek, Türkiye’nin iç ve dış siyasetine dair hayati mesajlar verdi. Ramazan ayının manevi ikliminde gerçekleşen buluşmada Erdoğan, uluslararası sistemin içinde bulunduğu kaotik durumu sert bir dille eleştirdi. Küresel kurumların etkisizleştiği, güç dengelerinin bozulduğu ve diplomasinin geleneksel nezaketini kaybettiği bir “eksen kayması” yaşandığını belirten Erdoğan, dünyanın kaba kuvvetin hüküm sürdüğü karanlık bir döneme sürüklendiği uyarısında bulundu.
Cumhurbaşkanı, komşu coğrafyalarda yükselen tansiyona dikkat çekerek, özellikle İran’a yönelik saldırılarla başlayan sürecin dünya barışını tehdit ettiğini savundu. Modern dünyanın kurucu prensipleri olan “egemen eşitlik” ve “diplomatik çözüm” ilkelerinin, bizzat bu sistemi kuranlar tarafından birer “yenen puta” dönüştürüldüğünü ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin bu karmaşa içinde sessiz kalmayacağını vurguladı.
Dış politikada sıkça tartışılan “tarafsızlık” kavramına yeni bir boyut getiren Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin mazlumların ahı ve zulmün karanlığı karşısında tarafsız kalmasının mümkün olmadığını dile getirdi. Erdoğan, Türkiye’nin safının “hakkın ve hakikatin yanı” olduğunu belirterek, haydutların, soykırımcıların ve öldürenlerin karşısında; insanı yaşatmanın ve barışı tesis etmenin tarafında olduklarını net bir biçimde ortaya koydu.
Özellikle yakın çevrede füzelerin uçuştuğu, bölgesel çatışmaların körüklendiği bu hassas konjonktürde, 86 milyon vatandaşın güvenliğini her şeyin üstünde tuttuklarını hatırlatan Erdoğan, bu süreçte basiretli, soğukkanlı ve dirayetli bir duruş sergilemeye devam edeceklerini söyledi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Haberin en dikkat çekici kısımlarından biri de terörle mücadelede gelinen nokta ve bu meselenin Türkiye’ye faturası oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asırdır devam eden terör musibetinin Türkiye’ye maliyetinin 2 trilyon doları aştığını ilk kez bu kadar net bir rakamla ifade etti. Bu muazzam kaynağın teröre değil de kalkınmaya harcanması durumunda Türkiye’nin bugün çok daha farklı bir ekonomik seviyede olacağını vurgulayan Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun en büyük köşe taşının “terörsüz bir Türkiye” olduğunu söyledi.
Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını başarıyla tamamladığını ve nihai raporun kabul edildiğini müjdeleyen Cumhurbaşkanı, bu fırsatın heba edilmesine izin vermeyeceklerini belirtti. Şehitlerin ruhlarını incitmeden, kardeşlik hukuku içinde bu meseleyi kalıcı olarak çözmekte kararlı olduklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) sadece bir yasama organı değil, aynı zamanda millî dertlere derman aranan en yüksek irade makamı olduğunun altını çizdi. 23 Nisan 1920’den bu yana, en zorlu dönemlerde dahi Meclis’in çözüm üretme kabiliyetini koruduğunu hatırlatan Erdoğan, günümüzde de demokratik olgunluğun her türlü sorunu aşmaya yeteceğini belirtti. Özellikle “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun yürüttüğü çalışmaların, terörsüz bir Türkiye hedefi için tarihî bir zemin hazırladığını ifade etti.
Bu sürecin bir partinin veya ittifakın değil, topyekûn milletin meselesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, Meclis çatısı altındaki tüm siyasi partilere sorumluluk çağrısında bulundu. Türkiye’nin ayağına dolanan yarım asırlık bu prangadan kurtulması için gerekli olan özgüven ve cesaretin sergilenmesi gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı, meşru ve makul zeminde yürütülecek her türlü girişimin destekçisi olacaklarını kaydetti.
Erdoğan’ın konuşmasındaki en duygusal ve etkili vurgulardan biri de Türkiye’nin sınırlarının ötesindeki nüfuzuna dair yaptığı tespit oldu. “Türkiye Türkiye’den büyüktür sıradan bir söz değildir” diyen Erdoğan, bu ifadenin bir milletin öz bilinci, aşkı ve tarihî mirası olduğunu söyledi. İstiklal Harbimizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ya istiklal ya ölüm” davasını selamlayan Cumhurbaşkanı, bu vatanın sarsılmaz bir kale olduğunu ve dünyanın bu ağırlığın altında kalıp çökeceği bir “farz-ı muhal” (varsayım) üzerinden millî bir duruş sergiledi.
Geleneksel diplomasi anlayışının terk edildiği ve “güçlünün haklı olduğu” bir dönemece girildiğini yineleyen Erdoğan, Türkiye’nin ordu, ekonomi, savunma sanayii ve diplomasi alanında güçlenmesinin bir tercih değil, mecburiyet olduğunu ifade etti. Fırtınalı sularda seyreden bir gemiye benzettiği dünya sisteminde, Türkiye’nin güvenli liman olmaya devam edeceğinin mesajını verdi.
Konuşmasının son bölümünde, Türkiye’nin bu ağır yüklerinden kurtulduğu takdirde dünya sahnesinde çok daha hızlı bir yükseliş göstereceğini müjdeleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle terörün ekonomik ve sosyal maliyetlerinin sona ermesiyle birlikte “Türkiye Yüzyılı”nın gerçek anlamda başlayacağını belirtti. Şehit yakınlarının ve gazilerin onurunu her şeyin üzerinde tuttuklarını, çözüm arayışlarında bu hassasiyetten asla taviz verilmeyeceğini yineledi.
Vatandaşlık ve kardeşlik hukuku içinde, her bir bireyin kılına zarar gelmeden inşa edilecek olan bu huzur ikliminin, Türkiye’yi bölgesel bir istikrar adası haline getireceğini söyleyen Erdoğan, tüm milletvekillerinden bu sürece müspet katkı beklediğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı