Bodrum Belediyesi, 69 ton Bodrum Mandalini satın alarak Türkiye’nin 81 iline ulaştırıyor. Başkan Tamer Mandalinci, “Üretici bize güvensin, desteğimiz sürecek” diyerek üreticiye garanti verdi.

Ege’nin incisi Bodrum, sadece turkuaz koyları, beyaz badanalı evleri ve dünya standartlarındaki turizm potansiyeliyle değil, kendine has aromasıyla damaklarda eşsiz bir tat bırakan tarımsal zenginlikleriyle de adından söz ettirmeye devam ediyor. Yıllardır bölgenin en önemli simgelerinden biri olan ve kokusuyla tüm yarımadayı saran coğrafi işaretli Bodrum Mandalini, yerel yönetimlerin vizyoner hamleleriyle artık sadece bölge halkının değil, tüm Türkiye’nin sofralarını şenlendiriyor.
Özel Paketleme: Bodrum Mandalinleri, 5 ve 10 kilogramlık özel kutularda, kişiye özel notlarla hazırlanarak kargolanıyor.
Dev Sevkiyat: Mersin’e yapılan 50 tonluk toplu sevkiyat ile ürünün pazar payı ve bilinirliği artırılıyor.
Üreticiye Destek: Turgutreis, Bitez ve Müskebi gibi merkezlerden 34 üreticiden toplam 69 ton ürün satın alındı.
Bodrum Belediyesi ve Belediye A.Ş. arasında kurulan güçlü iş birliği, tarımsal kalkınma modellerine örnek olacak nitelikte bir başarı hikayesine dönüşüyor. Geçmiş yıllarda dalında kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalan, üreticisini üzen ve ekonomik değeri yeterince anlaşılamayan Bodrum Mandalini, geliştirilen yeni satış ve dağıtım stratejileri sayesinde hak ettiği değeri görmeye başladı. Belediye ekiplerinin titizlikle yürüttüğü bu operasyon, yerel üreticinin alın terini korurken, tüketicileri de en doğal ve taze ürüne, aracı olmadan ulaştırmayı hedefliyor.
Yapılan kapsamlı çalışmalar neticesinde, mandalinalar sadece bir meyve olarak değil, Bodrum’un bir selamı olarak paketleniyor. Özenle seçilen, dalından taze toplanan ürünler, 5 ve 10 kilogramlık özel tasarım kutulara yerleştiriliyor. Bu kutuların en dikkat çeken özelliği ise üzerinde taşıdığı ruh; paketler, alıcılarına özel mesajlarla iletiliyor. Anlaşmalı kargo firmaları aracılığıyla Edirne’den Kars’a, Sinop’tan Hatay’a kadar Türkiye’nin 81 iline gönderilen bu lezzet paketleri, internet üzerinden kolayca sipariş edilebiliyor. Operasyon merkezinde ise hummalı bir çalışma var; gelen siparişleri yetiştirmek için ekipler aralıksız çalışıyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Proje sadece bireysel satışlarla sınırlı kalmıyor; toptan sevkiyatlarla da üreticinin elindeki ürünün hızla değerlendirilmesi sağlanıyor. Bodrum Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün koordine ettiği dev bir organizasyonla, narenciyenin başkenti sayılabilecek Mersin’e dahi 50 ton Bodrum Mandalini sevk edildi. Bu durum, Bodrum ürününün kalitesinin ve rekabet gücünün ne denli yüksek olduğunu kanıtlar nitelikte.
Bahçelievler, Turgutreis, Müskebi, Dereköy ve Bitez gibi mandalina bahçeleriyle ünlü mahallelerde üretim yapan 18 farklı üreticiden temin edilen bu 50 tonluk ürün, belediye ekiplerinin lojistik desteğiyle tırlara yüklenerek yola çıkarıldı. Üreticinin bahçesinde çürümesin diye verilen bu mücadele, hem yerel ekonomiye can suyu oluyor hem de Bodrum’un tarımsal potansiyelinin turizm kadar güçlü olduğunu gösteriyor.
Bodrum’un bereketli topraklarında başlayan “turuncu hasat” dönemi, sadece bir tarımsal faaliyet olmanın ötesinde, tam anlamıyla bir yerel dayanışma seferberliğine dönüşmüş durumda. Belediye ekipleri, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bahçelere giriyor, üreticinin binbir emekle yetiştirdiği ürünlerin dalında kalmaması için yoğun bir lojistik operasyon yürütüyor. Bu kapsamlı çalışmaya bizzat katılan ve sahada üreticilerle omuz omuza veren Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, sürecin her aşamasını yakından takip ediyor.
Rakamlara yansıyan başarı tablosu ise projenin ne denli verimli işlediğini kanıtlıyor. Hasat döneminde şu ana kadar toplam 34 farklı üreticinin kapısı çalındı. Turgutreis’ten Bitez’e, Müskebi’den Dereköy’e kadar yarımadanın farklı noktalarından toplanan ürünlerin sevkiyatı için araçlar toplamda 63 sefer gerçekleştirdi. Bu hummalı çalışma sonucunda, üreticinin elinde kalma riski taşıyan tam 69 ton Bodrum Mandalini belediye tarafından satın alınarak ekonomiye kazandırıldı. Bu alımlar, tüccarın düşük fiyat teklifleri veya pazar bulamama endişesiyle boğuşan çiftçi için can simidi oldu.
Bodrum Belediyesi’nin tarımsal kalkınma vizyonu, sadece ürün olgunlaştığında devreye giren anlık bir reaksiyon değil; sezonun başına yayılan planlı bir stratejiyi kapsıyor. Hasadın henüz başında, meyveler yeşilken başlayan alım süreci, ürün turuncuya döndüğünde de artarak devam ediyor. Bu “sürdürülebilir tarım” politikası, bahçelerin betonlaşmaya yenik düşmesini engellemek ve üretimi teşvik etmek adına hayati bir önem taşıyor.
Başkan Tamer Mandalinci, projenin sadece bugünü değil, Bodrum’un tarımsal geleceğini de kurtarmayı hedeflediğini belirttiği açıklamasında, üreticiye verdikleri güven mesajını yineledi. Yeşil mandalina döneminde 72 üreticiden tonlarca alım yapıldığını hatırlatan Mandalinci, bu desteğin mevsimsel döngü boyunca kesintisiz sürdüğüne dikkat çekti. Amaç, Bodrum üreticisinin “Ürünüm satılır mı?” kaygısı gütmeden, sadece kaliteli üretime odaklanmasını sağlamak.
Bodrum’un sadece turizmle değil, tarımsal değerleriyle de anılması gerektiğini her fırsatta vurgulayan Başkan Mandalinci, yürütülen çalışmaların artan bir ivmeyle devam edeceğini müjdeledi. Belediyenin bir “tüccar” mantığıyla değil, “garantör” kimliğiyle sahada olduğunu belirten Mandalinci, şu ifadeleri kullandı:
“Tarımsal Hizmetler Müdürlüğümüz ve Belediye A.Ş. iş birliğiyle yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında; 72 üreticimizden tonlarca Yeşil Bodrum Mandalini alımı gerçekleştirmiştik. Şimdi de geliştirdiğimiz yeni proje ve stratejilerle Türkiye’nin dört bir yanındaki tüketicileri Bodrum Mandaliniyle buluşturuyoruz. Yapılan çalışmalarla birlikte her yıl yükselen bir ivmemiz var. Bodrum Mandalini üreticileri bize güvensin, ürününe sahip çıksın; biz de tüm ekip arkadaşlarımla birlikte onlara destek olmaya devam edeceğiz.”
Bu proje, Bodrum’un hızla değişen demografik ve fiziksel yapısı içinde “yeşil dokuyu” koruma mücadelesinin de bir parçası olarak görülüyor. Mandalina bahçelerinin korunması, sadece ekonomik bir getiri sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda Bodrum’un mikroklimasını, estetiğini ve kültürel hafızasını da canlı tutuyor. Belediye A.Ş. ve Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün ortaklaşa yürüttüğü bu operasyon, yerel yönetimlerin tarımı destekleme konusunda ne kadar etkili bir aktör olabileceğini tüm Türkiye’ye gösteriyor.
Tüketiciler, satın aldıkları her bir paketle sadece lezzetli bir meyve yemiş olmuyor; aynı zamanda Bodrum’un asırlık mandalina bahçelerinin yaşamasına, üreticinin toprağına küsmeden üretime devam etmesine katkı sağlıyor. Türkiye’nin dört bir yanına yayılan bu turuncu lezzet, Bodrum’un sadece yazın değil, kışın da ne kadar üretken ve canlı bir kent olduğunun en somut kanıtı olarak evlere giriyor.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı