Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, OGM ile kritik bir zirve gerçekleştirdi. Bakan Yumaklı, orman varlığını artırmak için bütüncül bir stratejiyle yola devam edeceklerini duyurdu.

Küresel iklim krizinin etkilerini her geçen gün daha sert hissettiğimiz, kuraklık ve orman yangınları riskinin tüm dünyada bir numaralı gündem maddesi olduğu bu kritik dönemde, Türkiye’nin “Yeşil Vatan” savunması her şeyden daha fazla önem taşıyor. Doğal kaynakların sürdürülebilirliği ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir ülke bırakma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Tarım ve Orman Bakanlığı, stratejik hamlelerine bir yenisini daha ekledi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ormancılık faaliyetlerinin amiral gemisi olan Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ile kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirerek, teşkilatın yeni dönem yol haritasını masaya yatırdı.
Stratejik Zirve: Bakan Yumaklı ve OGM kurmayları, orman varlığını artırmak için bir araya geldi.
Bütüncül Yaklaşım: Çalışmaların sadece ağaç dikmekle sınırlı kalmayıp, ekosistemi koruyan geniş bir vizyonla süreceği vurgulandı.
Gelecek Vizyonu: “Yarınlarımızı koruyan” stratejilerle, yeşil vatan savunmasının kararlılıkla devam edeceği mesajı verildi.
Başkent Ankara’da gerçekleştirilen ve ormancılık sektörünün nabzını tutan bu kritik toplantı, sadece bir bürokratik işlem değil, aynı zamanda Türkiye’nin akciğerlerinin geleceği için atılan stratejik bir adım niteliğindeydi. Bakan İbrahim Yumaklı başkanlığında toplanan OGM heyeti, geride bırakılan dönemin muhasebesini yaparken, önümüzdeki süreçte atılacak adımları da en ince detayına kadar planladı.
Bakan Yumaklı’nın toplantı sonrası yaptığı açıklamalar, devletin ormanlara bakış açısının sadece “odun hammaddesi” veya “piknik alanı” olmaktan çok öte, stratejik bir milli güvenlik meselesi olarak görüldüğünü kanıtlar nitelikteydi. Yumaklı, kurumun enerjisini ve sahadaki gücünü, doğayı koruma refleksiyle birleştirdiklerini belirterek, OGM ile yapılan istişarelerin verimliliğine dikkat çekti. Toplantıda, yangınla mücadele stratejilerinden ağaçlandırma seferberliklerine, orman köylüsünün kalkındırılmasından ekoturizme kadar geniş bir yelpazenin ele alındığı tahmin ediliyor.

Bakan Yumaklı’nın mesajındaki en dikkat çekici ifade şüphesiz “bütüncül yaklaşım” vurgusuydu. Peki, ormancılıkta bütüncül yaklaşım neyi ifade ediyor? Uzmanlara göre bu kavram; ormanların sadece ağaç topluluğu olarak değil; toprağı, suyu, yaban hayatını ve o ormandan geçimini sağlayan insanı da içine alan devasa bir ekosistem olarak yönetilmesini simgeliyor.
Yumaklı’nın “Orman varlığımızı güçlendiren, doğayı ve yarınlarımızı koruyan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” sözleri, Bakanlığın vizyonunu özetliyor. Bu vizyon, bir yandan mevcut ormanların yangın, zararlı böcekler ve kaçak kesim gibi tehditlere karşı son teknolojiyle korunmasını hedeflerken, diğer yandan da bozuk orman alanlarının rehabilite edilerek ekonomiye ve doğaya kazandırılmasını kapsıyor. Yani sadece bugünü kurtaran değil, 50 yıl, 100 yıl sonrasının Türkiye’sini planlayan bir akıl devrede.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Değerlendirme toplantısının satır aralarında okunan bir diğer önemli mesaj ise “kararlılık” oldu. Özellikle son yıllarda Akdeniz havzasını etkisi altına alan büyük orman yangınları, OGM’nin yükünü ve sorumluluğunu katbekat artırmıştı. Bakan Yumaklı’nın verdiği bu mesaj, devletin yangınla mücadele kapasitesini artırma konusundaki iradesinin zayıflamadan devam edeceğini gösteriyor.
İnsansız Hava Araçları (İHA), yangın söndürme uçakları, yapay zeka destekli gözetleme kuleleri ve termal kameralar… Tüm bu teknolojik yatırımlar, Bakan Yumaklı’nın bahsettiği “kararlı” duruşun sahadaki somut karşılıklarıdır. OGM’nin teknik kapasitesinin masaya yatırıldığı bu toplantı, önümüzdeki yaz sezonuna çok daha hazırlıklı ve güçlü girileceğinin sinyallerini veriyor.

Bakan Yumaklı’nın bahsettiği “bütüncül yaklaşım” stratejisinin en hayati ayaklarından biri de hiç şüphesiz orman köylüsünün kalkındırılmasıdır. Türkiye’de ormanların korunması, sadece tel örgülerle çevirip bekçi dikmekle mümkün değildir; o ormanın içinde ve kıyısında yaşayan vatandaşın refah seviyesinin artırılmasıyla doğrudan ilişkilidir. Toplantıda ele alınan başlıklar arasında, orman köylüsünü destekleyen ORKÖY projelerinin çeşitlendirilmesi ve hibe desteklerinin artırılması da yer aldı.
Orman Genel Müdürlüğü, son yıllarda sadece kereste üretimiyle değil, “odun dışı orman ürünleri” olarak adlandırılan defne, kekik, mantar ve bal üretimi gibi alanlarda da köylüye devasa kapılar aralıyor. Bakanlığın yeni vizyonu, ormanı vatandaşa yasaklayan değil, ormandan sürdürülebilir bir şekilde gelir elde etmesini sağlayan bir “Yeşil Ekonomi” modelini benimsiyor. Bu sayede, orman köylüsü yaşadığı coğrafyanın koruyucusu haline geliyor. Bakan Yumaklı’nın kararlılık vurgusu, kırsal kalkınmanın lokomotifi olan bu projelerin 2026 yılında da hız kesmeden devam edeceğinin garantisi niteliğinde.
Dünya genelinde yaşanan iklim değişikliği, mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıklar ve ani sel felaketleri, ormanların değerini bir kez daha ortaya koydu. Bakan İbrahim Yumaklı’nın OGM ile yaptığı zirve, aslında Türkiye’nin iklim krizine karşı savunma hattını güçlendirme toplantısıydı. Bilim insanları, atmosferdeki karbonu emen en büyük “yutak alanların” ormanlar olduğunu her fırsatta dile getiriyor.
Bakanlığın çalışmaları, var olan ormanları korumanın ötesinde, karbon ayak izimizi silmek için yeni orman alanları oluşturmayı da kapsıyor. Özellikle sanayi bölgelerinin etrafında oluşturulan yeşil kuşaklar ve şehir ormanları, bu stratejinin bir parçası. Yumaklı’nın “doğayı koruyan” ifadesi, gelecek nesillerin daha temiz bir hava soluması ve daha dengeli bir iklimde yaşaması için verilen mücadelenin kodlarını taşıyor. OGM’nin sahadaki mücadelesi, aslında çocuklarımızın geleceği için verilen bir varoluş mücadelesidir.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Ankara’daki bu üst düzey toplantının yansımaları, şüphesiz Trakyalife okurlarının yaşadığı, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı Trakya bölgesinde de hissedilecek. Istranca (Yıldız) Dağları’nın eşsiz longoz ormanlarından Ganos Dağları’na, Gelibolu’nun tarihi çamlıklarından Koru Dağları’na kadar bölgemiz, ülkenin en kıymetli orman varlıklarından bazılarına ev sahipliği yapıyor.
Sanayileşmenin yoğun olduğu bölgemizde, ormanlarımız adeta bir nefes borusu işlevi görüyor. Bakan Yumaklı’nın çizdiği vizyon çerçevesinde, Trakya’daki orman işletme müdürlüklerinin de yangın önleme ve ağaçlandırma faaliyetlerine ağırlık vermesi bekleniyor. Özellikle yaz aylarında artan insan trafiği ve sanayi baskısı düşünüldüğünde, OGM’nin kararlı duruşu Trakya’nın “zümrüt yeşili” dokusunun korunması için hayati önem taşıyor. Bölge halkı olarak beklentimiz, bu bütüncül yaklaşımın Trakya’nın su kaynaklarını besleyen orman havzalarında tavizsiz bir şekilde uygulanmasıdır.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın OGM yönetimiyle gerçekleştirdiği bu stratejik toplantıdan çıkan sonuç bildirisi aslında çok net: “Orman vatandır ve vatan savunması taviz kabul etmez.” Teknolojinin son imkanlarıyla donatılmış, personeliyle, aracıyla ve stratejisiyle hazır bir teşkilat, Türkiye’nin yeşil geleceğinin teminatıdır.
Bir fidanı toprakla buluşturmanın, bin yıllık bir medeniyet inşa etmekle eşdeğer olduğu bu topraklarda, Bakanlığın çalışmaları sadece bugünü değil, yarınları da aydınlatıyor. Yumaklı’nın “yarınlarımızı koruyan” ifadesi, bu toprakların çocuklarına bırakılacak en değerli mirasın beton binalar değil, gölgesinde serinleyecekleri ulu çınarlar ve gür ormanlar olduğunun bir kez daha altını çiziyor. Devletin zirvesindeki bu kararlılık, sivil toplumun ve vatandaşların da desteğiyle birleştiğinde, Türkiye’nin “Yeşil Vatan” hedefi hayal olmaktan çıkıp yemyeşil bir gerçeğe dönüşecektir.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı