Sadece iki parça basma, bir hayatın kararmasına yetti. Manisalı Ayşe Nine’nin tırpanla kesilen ellerinden dökülen yaşanmışlıklar, kadına şiddetin en acı yüzünü bir kez daha hatırlatıyor.

Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde yaşayan ve geçtiğimiz yıllarda ebediyete uğurladığımız Ayşe Gökkaya’nın hikayesi, sadece bir rüya değil; insanlığın gördüğü en korkunç kâbuslardan biriydi. Bir düğün hediyesi yüzünden ellerini tırpanla kaybeden Ayşe Nine’nin yaşam mücadelesi, kadına şiddetin ne kadar kör ve vicdansız olabileceğini tüm dünyaya bir kez daha kanıtlıyor.
Her şey bundan yaklaşık 77 yıl önce, Manisa’nın bereketli topraklarında başladı. Henüz 8 aylık evli olan gencecik Ayşe, köylerinde adet olduğu üzere bir yakınının düğününe “göstermelik hediye” götürdü. İkişer metrelik iki parça basma… O dönemlerde Anadolu’nun pek çok yerinde yaygın olan bu gelenek, düğünde sandığın boş görünmemesi için yapılır, tören bitince hediye geri alınırdı. Ancak bu masum gelenek, Ayşe’nin eşi için bir cinnet sebebine dönüşecekti.
Düğün sonrası eve dönen öfkeli koca, “Sen bizi rezil ettin!” diyerek genç kadını zorla tarlaya götürdü. Ayşe Nine o günü anlatırken, “Hava çok soğuktu, içime bir ürperti düştü. Bana kötü bir şey yapacağını hissetmiştim,” diyordu. O gün tarlada sadece buğdaylar değil, bir kadının geleceği ve hayalleri de tırpanla biçildi.
Gözü dönmüş cani, Ayşe’ye o korkunç soruyu sordu: “Hediyeyi hangi elinle verdin?” Ayşe, korkuyla “Sağ elimle” dediği an, tırpanın keskin ucu bileğini bir saniyede ayırdı. O anki acıyla ve yaşadığı dehşetin büyüklüğüyle Ayşe Nine, sol elini de canisine uzatarak; “Bunu da kes, tek başına bu ne işe yarayacak!” dedi. Sol eli de aynı akıbetle toprağa düştü.
Bu vahşetin ardından cani koca hapse atıldı, Ayşe ise aylarca hastanede ölümle pençeleşti. Henüz bir çocuk sahibi bile olamadan evliliği bitti, ancak elleriyle birlikte hayata olan güveni de yarım kaldı.
Ayşe Nine bir daha hiç evlenmedi. Bilekleriyle hayata tutunmayı, kendi yemeğini yapmayı, hatta iğneye iplik takmayı bile öğrendi. Protez el tekliflerini “Ben bu acıyla yaşamayı öğrendim” diyerek reddetti.
Takvimler 1973 yılını gösterdiğinde, ellerini tırpanla kesen eski eşi hapisten çıkıp köye geri döndü. Ancak kaderin Ayşe için başka bir planı vardı. Cezaevinden çıkan adam, köye döndüğü gün Ayşe Nine’nin yeğeni tarafından tüfekle vurularak öldürüldü. Ayşe Nine için o gün bir defter kapandı ama bileklerindeki izler ölene dek sızlamaya devam etti.
Ayşe Nine, vefatından kısa süre önce kendisine mikrofon uzatanlara şu vasiyeti bırakmıştı:
“Benim hayatım anlamsız bir olay yüzünden değişti. Ellerimi kaybettim ama hayata küsmedim. Erkeklere sesleniyorum; eşinize karşı kibar olun, kadınlara şiddet uygulamayın. Benim hayatım çileyle geçti, başka Ayşeler yanmasın.”
Bugün Ayşe Nine artık aramızda değil, ancak onun tırpanla kesilen ellerinin hikayesi, kadına yönelik şiddete karşı en gür seslerden biri olmaya devam ediyor. Mekanı cennet olsun.