İçişleri Bakanlığı, araçlardaki multimedya ekranlara yönelik cezaları yönetmelik değişene kadar durdurdu ve 27 Şubat’tan beri kesilen cezaların iptal edileceğini açıkladı.

Türkiye genelinde milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren multimedya ekran ve görüntü cihazı kullanımına dair cezai yaptırımlarda flaş bir değişikliğe gidildi. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, sürücülerin görüş alanında bulunan ekranlarla ilgili uygulanan cezalar geçici bir süreliğine askıya alınırken, halihazırda kesilmiş olan cezaların akıbeti de netleşti.
Cezaların Durumu: 27 Şubat 2026 tarihinden itibaren multimedya ekran kullanımı nedeniyle kesilen tüm cezalar iptal edilecek.
Yönetmelik Bekleniyor: Uygulama, İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanacak yeni yönetmelik yürürlüğe girene kadar tamamen durduruldu.
Müzik Sistemleri: Sonradan eklenen yüksek sesli müzik sistemlerine yönelik sıkı denetimler 1 Nisan’dan itibaren cezai işlemle devam edecek.
Trafikte seyir halindeyken sürücünün dikkatini dağıtabilecek unsurlara yönelik getirilen yasal düzenlemeler, son günlerde araç sahipleri arasında büyük bir belirsizliğe yol açmıştı. 27 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7574 sayılı kanun, özellikle araç içi eğlence sistemleri ve sonradan eklenen ekranlara yönelik katı kurallar içeriyordu. Ancak İçişleri Bakanlığı, sahadaki uygulamada yaşanan karmaşıklığı gidermek ve standart bir denetim mekanizması oluşturmak amacıyla düğmeye bastı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu kanun maddesinin “sürücünün görüş ve kullanım alanı içinde bulunan görüntü cihazlarını” kapsadığı hatırlatıldı. Ancak bu tanımın genişliği, fabrikasyon çıkışlı navigasyon ekranları ile sonradan takılan multimedya sistemleri arasındaki ayrımın net yapılamamasına neden olmuştu. Bu belirsizliği ortadan kaldırmak isteyen bakanlık, yönetmelik çalışması tamamlanana kadar denetim memurlarına “ceza kesilmemesi” talimatını gönderdi.
Haberin en çok dikkat çeken noktalarından biri, geriye dönük iptal kararı oldu. Bakanlık, 27 Şubat 2026 tarihinden bugüne kadar bu kapsamda düzenlenen tüm trafik idari para cezası tutanaklarının iptal edileceğini duyurdu. Bu durum, son birkaç hafta içinde multimedya ekranı nedeniyle ceza makbuzuyla karşılaşan binlerce sürücü için büyük bir mali rahatlama anlamına geliyor.
Yönetmelik hazırlık sürecinde, hangi ekranların “güvenli sürüşü engellediği”, hangilerinin ise “yardımcı ekipman” sayılacağı tek tek maddelerle belirlenecek. Özellikle Tesla tipi dikey ekranlar, göğüs üzerine sonradan monte edilen tabletler ve dikiz aynasına entegre edilen geri görüş kameralı ekranların hukuki statüsü bu yeni yönetmelikle netlik kazanacak.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Ekran cezaları durdurulmuş olsa da, araçlarda yapılan modifikasyonların bir diğer ayağı olan ses sistemleri için süreç farklı işliyor. Bakanlık, araçlara sonradan dahil edilen ve çevre kirliliğine yol açan yüksek desibel kapasiteli müzik sistemlerine karşı taviz vermeyecek.
1 Nisan’a kadar olan süreç “rehberlik ve bilgilendirme dönemi” olarak ilan edildi. Bu tarihe kadar trafik polisleri, standart dışı ses sistemi kullanan sürücüleri durdurarak cezai işlem uygulamak yerine sözlü uyarıda bulunacak ve sistemlerin mevzuata uygun hale getirilmesini isteyecek. Ancak 1 Nisan’dan itibaren, bu sistemlerin kullanımına devam eden araçlara ağır cezai yaptırımlar uygulanacak ve gerekli durumlarda araçlar trafikten men edilebilecek.
İçişleri Bakanlığı’nın multimedya ekranlar konusunda attığı bu geri adım, aslında daha kapsamlı ve teknik bir altyapı oluşturma isteğinden kaynaklanıyor. 7574 sayılı kanun metninde yer alan “sürücünün görüş alanını kısıtlayan cihazlar” ibaresi, trafik polislerinin denetimlerinde yoruma dayalı kararlar vermesine neden olabiliyordu. Yeni hazırlanacak olan yönetmelik ile bu subjektif değerlendirmelerin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, yeni düzenlemede ekranın boyutu değil, yerleşimi ve fonksiyonu esas alınacak. Örneğin, ön konsolun üzerine (torpido üstüne) sonradan monte edilen ve sürücünün ön camdan yolu görmesini engelleyen büyük ekranlı tabletlerin yasak kapsamına girmesi bekleniyor. Buna karşılık, aracın orijinal multimedya yuvasına tam oturan ve görüş açısını kapatmayan “double-din” tipi cihazların, sürüş güvenliğini bozmadığı sürece kullanımına izin verilmesi planlanıyor. Ayrıca, sürüş esnasında video oynatma özelliğinin (VIM – Video in Motion) yazılımsal olarak engellenmesi gibi teknik zorunlulukların da gündeme gelmesi muhtemel.
Multimedya ekranlar için bir “bekleme süreci” başlamış olsa da, araç içi modifikasyonların bir diğer popüler ayağı olan ses sistemleri için takvim netleşti. Bakanlık, 1 Nisan 2026 tarihini bir dönüm noktası olarak belirledi. Mart ayı boyunca sürecek olan bilgilendirme faaliyetleri kapsamında, trafik ekipleri durdurdukları modifiyeli araçlarda ses ölçümleri yapacak ancak ceza kesmeyecek. Bu süreçte sürücülere, sistemlerinin yasal desibel sınırları içinde olup olmadığına dair teknik “rehberlik” sunulacak.
Ancak Nisan ayının ilk günüyle birlikte bu tolerans dönemi sona erecek. Özellikle çevreyi rahatsız edecek düzeyde yüksek ses çıkaran, bagaj hacmini tamamen kaplayan devasa subwoofer ve amfi düzeneklerine sahip araçlar, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca ağır para cezalarıyla karşılaşacak. Hatta standart dışı teknik değişikliklerin ruhsata işlenmemiş olması durumunda araçların trafikten men edilmesi dahi söz konusu olabilecek.
Alınan bu “cezaları durdurma” kararı, otomotiv aksesuar sektöründe de yankı buldu. Multimedya sistemleri satışı ve montajı yapan işletmeler, belirsizlik nedeniyle durma noktasına gelen satışların, net bir yönetmelikle yeniden canlanmasını bekliyor. Sürücüler ise navigasyon gibi hayati kolaylıklar sağlayan bu cihazların tamamen yasaklanması yerine, belirli güvenlik standartlarına (örneğin sadece park halindeyken görüntü verme özelliği gibi) bağlanarak serbest bırakılmasını talep ediyor.
İçişleri Bakanlığı’nın teknolojik gelişmeleri ve modern araç tasarımlarını göz önüne alarak hazırlayacağı yönetmeliğin, hem trafik güvenliğini maksimize etmesi hem de kullanıcı konforunu gözetmesi bekleniyor. Bu süreçte sürücülerin, sosyal medyada dolaşan bilgi kirliliğine itibar etmemesi ve resmi Gazete ile bakanlık duyurularını takip etmesi kritik önem taşıyor.