Ankara’da sosyal medya üzerinden tanıştıkları kişileri tuzağa düşürüp tehdit ile fahiş hesap ödeten 7 kişilik şebeke çökeritldi. Operasyonun detayları ve mağdurların ifadeleri haberimizde.

Ankara’da sosyal medya platformları üzerinden tanıştıkları kişileri anlaşmalı oldukları restoranlara davet ederek, tehdit ve baskıyla fahiş hesap ödeten 7 kişilik dolandırıcılık şebekesi, emniyet güçlerinin düzenlediği başarılı operasyonla çökertildi. Mağdurları ağlarına düşürmek için “randevu” yöntemini kullanan şebeke üyeleri, adli makamlara sevk edildi.
Suç Yöntemi: Şebeke üyesi kadınların sosyal medyadan tanıştığı kişileri önceden belirlenen mekana götürerek yüksek faturalar çıkarılması sağlandı.
Tehdit ve Gasp: Hesaba itiraz eden mağdurlar, işletme çalışanları tarafından fiziksel ve sözlü tehditlerle ödeme yapmaya zorlandı.
Gözaltı Sayısı: Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen baskınlarda 2’si kadın toplam 7 şüpheli yakalandı.
Ankara genelinde son dönemde artış gösteren ve “fahiş hesap” dolandırıcılığı olarak bilinen yöntemle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Sosyal medya uygulamaları üzerinden hedef seçtikleri kişileri duygusal yakınlık kurma vaadiyle kandıran şebekenin, kurguladıkları sistemli oyun Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin titiz takibiyle deşifre edildi.
Şebekenin çalışma prensibi, dijital dünyadaki anonimliği istismar etmeye dayanıyordu. Şebeke üyesi olan 2 kadın, popüler arkadaşlık ve sosyal medya uygulamaları üzerinden mağdurlarla iletişime geçiyordu. Güven kazandıktan sonra mağdurları buluşma bahanesiyle önceden anlaştıkları bir restorana davet eden kadınlar, burada planın ikinci aşamasını devreye sokuyordu. Mağdurun henüz masaya oturmasıyla birlikte, talebi olmaksızın en pahalı alkollü ve alkolsüz içecekler servis ediliyor, masaya zorla çiçekler bırakılarak hesap kabarık hale getiriliyordu.
Mağdurun sipariş etmediği ürünlerle dolu masaya gelen astronomik rakamlı hesaba itiraz etmesi durumunda, mekanın “güvenlik” veya “garson” kılığına bürünmüş diğer şebeke üyeleri devreye giriyordu. Fahiş hesap miktarını ödemek istemeyen kişiler, işletme çalışanları tarafından darp edilme veya rezil edilme tehdidiyle karşı karşıya bırakılıyordu. Birçok mağdurun, o anki korku ve panikle banka kartlarından veya yanlarındaki nakit parayla ödeme yapmak zorunda kaldığı öğrenildi.
Emniyet birimlerine gelen peş peşe ihbarlar, polis ekiplerini harekete geçirdi. Teknik ve fiziki takip sonucunda, kadınlarla ortak hareket eden 5 işletme çalışanının kimlikleri tek tek belirlendi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonla, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve nitelikli dolandırıcılık şüphesiyle 7 kişi kıskıvrak yakalandı. Gözaltı işlemlerinin ardından şüpheliler, emniyetteki sorgularının tamamlanmasıyla birlikte adliyeye sevk edildi.
Emniyet yetkilileri, özellikle genç ve yalnız yaşayan erkekleri hedef alan bu tür şebekelerin, sosyal medyada sahte ve çekici profiller oluşturarak kurbanlarını seçtiğini hatırlattı. Dolandırıcılık şebekelerinin en büyük silahının mağdurların “toplum içinde küçük düşme korkusu” olduğunu belirten uzmanlar, bu tür bir durumla karşılaşan vatandaşların hiç vakit kaybetmeden en yakın polis merkezine veya 112 Acil Çağrı Merkezi‘ne başvurması gerektiğini vurguladı.
Ankara’daki bu operasyonun, kentteki benzer işletmeler üzerinde caydırıcı bir etki yaratması bekleniyor. Polis, bu yöntemle mağdur edilen ancak şikayetçi olmaktan çekinen başka kişilerin olup olmadığını belirlemek için soruşturmayı derinleştiriyor. Şüpheli şahısların banka hesap hareketleri ve sosyal medya yazışmaları inceleme altına alınırken, suçtan elde edilen gelirin miktarı da araştırılıyor.
BÖLÜM 1: YAYINLANACAK HABER METNİ (DEVAM)
Ankara’da gerçekleştirilen bu geniş kapsamlı operasyonun ardından, adli makamlara sevk edilen 7 şüpheli hakkında hazırlanan fezlekede çarpıcı detaylar yer alıyor. Hukukçular, sosyal medya üzerinden kurulan bu tür tuzakların sadece basit bir dolandırıcılık faaliyeti olmadığını, işin içine tehdit ve zorlama girdiği andan itibaren suçun renginin değiştiğini belirtiyor. Mağdurların iradesi dışında masaya getirilen ürünler ve sonrasında uygulanan psikolojik baskı, Türk Ceza Kanunu kapsamında nitelikli yağma (gasp) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının unsurlarını taşıyor.
Şebekenin kullandığı “fahiş hesap” yöntemi, aslında organize bir suç şebekesinin işleyişini yansıtıyor. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki uzmanlar, bu tür mekanların genellikle ruhsatsız veya tabela değişikliği yaparak izlerini kaybettirmeye çalıştığını tespit etti. Gözaltına alınan işletme çalışanlarının, mağdurların kredi kartı şifrelerini zorla öğrenmeye çalıştığı veya hesap ödenene kadar mekandan çıkışlarına izin vermediği iddiaları da soruşturma dosyasına eklendi. Bu durum, şüphelilerin alacağı ceza miktarının alt sınırını ciddi oranda yükseltiyor.
Siber suçlarla mücadele uzmanları, bu operasyonun ardından vatandaşlara yönelik bir dizi hayati uyarıda bulundu. Sosyal medya uygulamaları üzerinden tanışılan kişilerle yapılacak ilk buluşmanın, taraflardan birinin “ısrarla” istediği bir mekanda değil, her iki tarafın da bildiği, kamuya açık ve kurumsal işletmelerde gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, şebeke üyesi kadınların mağdurları özellikle “loş ışıklı, menü fiyatlarının masada bulunmadığı ve arka sokaklarda kalan” mekanlara yönlendirdiği belirlendi.
Mağduriyet yaşamamak adına dijital dünyada şu önlemlerin alınması tavsiye ediliyor:
Dolandırıcılık şebekeleri, kurbanlarını seçerken genellikle sosyal medya profillerini analiz ederek “yalnız” veya “şehir dışından gelmiş” kişileri önceliklendiriyor. Fahiş hesap tuzağına düşürülen kişilerin büyük bir kısmı, yaşadıkları durumu çevrelerine anlatmaktan çekindikleri veya “rezil olma” korkusu taşıdıkları için şikayetçi olmuyor. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğü, bu sessizliğin şebekeleri daha da cesaretlendirdiğini belirterek, her türlü şüpheli durumda adli birimlere başvurulması çağrısını yeniliyor.
Ankara’daki bu son operasyon, benzer yöntemleri kullanan diğer suç odaklarına karşı da büyük bir darbe niteliği taşıyor. İşletme ruhsatlarının iptali ve mekanın mühürlenmesi gibi idari yaptırımların yanı sıra, şüphelilerin mal varlıklarına el konulması süreci de titizlikle takip ediliyor. Şüpheli şahısların emniyetteki ifadelerinde birbirlerini suçladıkları ve suçlamaları reddettikleri öğrenilse de, teknik takip kayıtları ve mağdur teşhisleri dosyadaki en güçlü deliller olarak yerini koruyor.
Bu tür olaylar, sadece bireysel birer suç vakası değil, aynı zamanda şehrin turizm ve eğlence hayatına da zarar veren unsurlardır. Başkent Ankara’nın imajını zedeleyen bu “hesap terörü”ne karşı yürütülen kararlı mücadele, dürüst işletmeciler tarafından da destekleniyor. Tüketici dernekleri, fahiş hesapla karşılaşan bir tüketicinin, o anki baskı altında ödeme yapmış olsa bile, dekont ve fatura ile birlikte Tüketici Hakem Heyeti‘ne başvurarak parasını geri alma şansının olduğunu hatırlatıyor.
Gelecekte bu tür “aşk tuzağı” veya “randevu dolandırıcılığı” vakalarının önüne geçmek için emniyet birimlerinin denetimleri artarak devam edecek. Ankara Emniyeti, sivil ekiplerle gece hayatının yoğun olduğu bölgelerde düzenli kontroller gerçekleştirerek, menü-fiyat uyumsuzluğu ve zorla satış gibi usulsüzlükleri denetlemeyi sürdürecek. Vatandaşların duyarlılığı ve emniyetin kararlılığı, bu tür şebekelerin Ankara sokaklarında barınmasına izin vermeyecek.
Kaynak: BHA