CHP lideri Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında 452 milyon TL değerinde mal varlığı iddiasında bulundu. İstanbul ve Ankara’daki lüks villalardan dairelere uzanan 16 taşınmazlık listeyi paylaşan Özel, şeffaflık çağrısı yaptı.

Siyaset gündemi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik ortaya attığı çarpıcı mal varlığı iddialarıyla sarsıldı. Ankara’da “Turpun Küçüğü” başlığıyla düzenlenen ve geniş yankı uyandıran basın toplantısında Özel, Bakan Gürlek’in kamu görevinden elde ettiği gelirle açıklanması mümkün olmayan devasa bir gayrimenkul portföyüne sahip olduğunu öne sürdü. Elindeki belgeleri kamuoyuyla paylaşan Özel, toplam değeri 452 milyon TL’yi bulan taşınmazların listesini tek tek sıraladı.
Toplam Servet İddiası: Bakan Gürlek’e ait olduğu öne sürülen 12 taşınmaz ve son dönemde satılan 4 gayrimenkulün toplam değeri 452 milyon TL olarak hesaplandı.
Lokasyonlar: İddia edilen mülklerin İstanbul, Ankara, İzmir ve Çanakkale gibi metropol ve stratejik bölgelerde yoğunlaştığı belirtildi.
Şeffaflık Çağrısı: Özgür Özel, söz konusu varlıkların tapu kayıtları üzerinden incelenmesi gerektiğini vurgulayarak Bakan Gürlek’i şeffaf bir açıklama yapmaya davet etti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel merkezinde düzenlediği toplantıda, Türkiye’nin adalet mekanizmasının en tepesindeki isimlerden biri olan Adalet Bakanı Akın Gürlek’e dair hazırladıkları dosyayı açtı. Özel’in açıklamalarına göre, Gürlek’in halihazırda mülkiyetinde bulunduğu iddia edilen 12 farklı taşınmazın piyasa değeri yaklaşık 325 milyon TL seviyesinde. Buna ek olarak, yakın zamanda elden çıkarıldığı öne sürülen 4 ayrı mülkün toplam satış bedelinin ise 126 milyon TL’yi bulduğu savunuldu.
Toplantıda belgeler eşliğinde konuşan Özel, bu varlık birikiminin standart bir devlet memuru veya üst düzey yargı mensubu maaşıyla elde edilmesinin matematiksel olarak imkansız olduğunu savundu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bir kamu görevlisinin on yıllarca çalışsa dahi ulaşamayacağı bu büyüklükteki bir portföy, kamu vicdanında derin yaralar açmaktadır” ifadelerini kullanarak, mülklerin edinim süreçlerinin sorgulanması gerektiğini belirtti.
Özel’in paylaştığı listede, İstanbul’un en prestijli bölgelerinden Ankara’nın yükselen değerlerine kadar pek çok farklı noktada konut ve arsalar yer alıyor. İddiaya konu olan listenin detayları şu şekilde paylaşıldı:
Özgür Özel, bu taşınmazların sadece bir kısmının “buzdağının görünen yüzü” olduğunu iddia ederek, mülklerin alım tarihlerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıklanması gerektiğini yineledi.
Özel’in basın toplantısındaki en dikkat çekici kısımlardan biri de son dönemde gerçekleştiği iddia edilen satışlar oldu. CHP liderinin iddiasına göre, Halkalı Tema İstanbul’daki 43,5 milyonluk konut ve Üsküdar Altunizade’deki 47,5 milyonluk daire gibi yüksek değerli mülkler yakın zamanda elden çıkarıldı. Özel, bu satışların zamanlamasına dikkat çekerek, “Neden bu mülkler hızlıca satıldı? Bu bir nakde dönüş hamlesi mi yoksa iz kaybettirme çabası mı?” sorularını yöneltti.
Dosyada yer alan satış listesinin toplamda 126 milyon TL’yi bulması, iddiaların boyutunu daha da büyüttü. Özel, sadece taşınmazların değerini değil, aynı zamanda Bakan Gürlek’in lüks yaşam tarzına, kendisine tahsis edilen araç imkanlarına ve yüksek maliyetli harcama kalemlerine dair duyumları da paylaştı. Bu durumun şeffaf bir toplumda kabul edilemez olduğunu savunan Özel, “Adalet dağıtan bir makamın sahibi, önce kendi şeffaflığını kanıtlamalıdır” dedi.
CHP lideri Özgür Özel, basın toplantısının soru-cevap kısmında iddialarını daha da sertleştirerek, Türkiye’deki yargı mensuplarının ve kabine üyelerinin aldığı maaşlar üzerinden bir kıyaslama yaptı. Özel, en üst düzey devlet memuru maaşıyla dahi, geçim masrafları hariç tutulsa bile 452 milyon TL’lik bir birikime ulaşılabilmesi için birkaç insan ömrünün gerektiğini savundu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Burada bahsettiğimiz rakamlar, Türkiye’deki ortalama bir memur maaşının binlerce katı. Bu portföyün nasıl oluştuğu, hangi tasarrufla bir araya getirildiği ve alım tarihlerindeki ödeme kalemlerinin dökümü mutlaka açıklanmalıdır” şeklinde konuştu.
Özel ayrıca, mülklerin lokasyon seçimlerine de dikkat çekti. İstanbul’un orman sınırındaki lüks villalardan, Ankara’nın en prestijli projelerine kadar uzanan bu listenin tesadüflerle açıklanamayacağını öne sürdü. Muhalefet lideri, bu mülklerin bir kısmının üçüncü şahıslar veya yakın akrabalar üzerinden değil, doğrudan resmi kayıtlarla ilişkili olduğunu iddia ederek, bağımsız yargıyı ve şeffaflık savunucularını göreve çağırdı.
Basın toplantısında gündeme getirilen tek başlık gayrimenkuller değildi. Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in görev süresi boyunca kullandığı kamu imkânlarına ve lüks yaşam tarzına ilişkin iddiaları da dosyasına ekledi. Bakanlığa ait araç tahsislerinden, yüksek maliyetli konaklama ve yaşam giderlerine kadar pek çok unsurun kamu kaynaklarıyla ilişkisini sorgulayan Özel, “Adalet gibi kutsal bir makamın, lüks ve şatafatla anılması, halkın yargıya olan güvenini sarsmaktadır” dedi.
Bu iddialar, sosyal medyada ve siyasi kulislerde de geniş yankı buldu. Özel, Gürlek’in geçmişteki yargı kararlarına da atıfta bulunarak, “Hukukun üstünlüğü ilkesi yerine, mülkiyetin üstünlüğü ilkesinin mi geçtiğini merak ediyoruz” ifadelerini kullandı. Toplantı salonundaki ekranlara yansıtılan tapu verileri ve piyasa analiz raporları, iddiaların ciddiyetini vurgulamak amacıyla katılımcı basın mensuplarına sunuldu.
Özgür Özel, konuşmasının son bölümünde Adalet Bakanı Akın Gürlek’e doğrudan bir çağrıda bulunarak, “Eğer bu belgeler yanlışsa, eğer bu mülkler sizin değilse çıkın kamuoyunun önüne şeffafça açıklayın” dedi. Özel, Bakan Gürlek’in sadece yazılı bir açıklama yapmasını yeterli bulmayacağını, tüm medyanın sorularını yanıtlayabileceği canlı bir basın toplantısı düzenlemesi gerektiğini savundu. Muhalefet, bu dosyanın peşini bırakmayacaklarını ve konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine de taşıyacaklarını belirtti.
Söz konusu ağır iddiaların ardından gözler Adalet Bakanlığı’na ve Akın Gürlek cephesine çevrildi. Haberimizin yayına hazırlandığı saatlerde, Bakanlık kanadından veya Akın Gürlek’in şahsi sosyal medya hesaplarından iddiaları yalanlayan veya doğrulayan bir resmi açıklama henüz gelmedi. Ankara kulislerinde, bu iddiaların siyasi etkilerinin önümüzdeki günlerde daha da derinleşeceği konuşuluyor. Özellikle yargı reformu ve şeffaflık tartışmalarının yapıldığı bir dönemde, bu büyüklükteki bir “mal varlığı dosyası” siyasetteki harareti artıracak gibi görünüyor.
Kaynak: BHA