Merhaba! TrakyaLife.com.tr okurlarını mutfağa koşturacak, iştahları kabartırken tadı da mest edecek o efsanevi Abagannuş Yemeğini yapıyoruz.

Mutfağın en kadim, en mütevazı ama bir o kadar da aristokrat sebzesi nedir diye sorsak, şüphesiz cevap patlıcan olurdu. Ancak patlıcanın her hali bizi bu kadar heyecanlandırmaz. Söz konusu olan, ateşle dans eden, dumanın o isli aromasını iliklerine kadar çeken, sarımsak ve zeytinyağı ile buluştuğunda bir sanat eserine dönüşen Abagannuş tarifi ise akan sular durur.
Bugün TrakyaLife mutfağında, sınırları aşan, Mezopotamya’nın bereketli topraklarından çıkıp Trakya’nın cömert sofralarına konuk olan bu eşsiz mezeyi tüm detaylarıyla masaya yatırıyoruz. Eğer siz de misafirlerinizi parmak ısırtacak bir lezzetle ağırlamak istiyorsanız, doğru yerdesiniz.

Gastronomi dünyasında en çok karıştırılan konulardan biri, bu iki kardeş mezeyi birbirinden ayırmaktır. Birçok kişi Abagannuş tarifi ararken aslında Babagannuş ile karşılaşır. Oysa aradaki fark, bir gurmenin damağını ayırt edecek kadar belirgindir.
Babagannuş, genellikle tahin ile hazırlanan, daha kremsi ve pürüzsüz bir dokuya sahip olan Orta Doğu kökenli bir mezeyken; bizim asıl konuğumuz olan Abagannuş, patlıcanın yanına közlenmiş biber ve domatesin eşlik ettiği, tahinsiz, sebze ağırlıklı ve daha “dişe gelir” bir dokudadır.
Kelime anlamı olarak “Baba” (Baba/Peder) ve “Gannuş” (Nazlı/Şımartılmış) kelimelerinin birleşiminden gelen bu isim, rivayete göre babasını çok seven bir kızın, yaşlı babası çiğnemekte zorlanmasın diye patlıcanları közleyip yumuşatarak ona sunmasıyla doğmuştur. İşte bu sevgi dolu başlangıç, bugün bizim sofralarımızın en şık eşlikçisi haline gelmiştir.
Peki, bir Hatay efsanesi olan bu lezzetin TrakyaLife.com.tr sayfalarında ne işi var? Gastronomi, sınırları sevmez; sadece damak tadındaki benzerlikleri takip eder. Trakya mutfağının vazgeçilmezi olan, közlenmiş patlıcan, biber ve domatesin sarımsaklı sirke veya yağla buluştuğu Mamzana, aslında Abagannuş’un batıdaki öz kardeşidir.
Trakya insanı, bahçesindeki patlıcanı közlemeyi, onu Edirne’nin meşhur tava ciğerinin yanına veya Tekirdağ köftesinin refakatçisi olarak sunmayı çok sever. Biz bu yazıda, Güney’in o baharatlı ve isli dokusunu, Trakya’nın taze zeytinyağları ve keskin sarımsaklarıyla birleştirerek “hibrit” bir mükemmellik yakalayacağız.
İnternette binlerce Abagannuş tarifi bulabilirsiniz. Ancak çoğu tarif, patlıcanı fırına atıp geçmenizi söyler. Biz ise size “ateşin ruhunu” anlatacağız. Gerçek bir gurme bilir ki; patlıcan fırında “pişer”, ateşte ise “olur”. Biz bu rehberde sadece malzemeleri alt alta dizmiyoruz; sebzenin seçiminden ateşin derecesine, bıçak darbesinden dinlendirme süresine kadar hiçbir yerde bulamayacağınız profesyonel sırları paylaşıyoruz.
Bu yazı sonunda, sadece bir tarif öğrenmiş olmayacaksınız; aynı zamanda bir patlıcanı nasıl “ustalıkla” dize getireceğinizi, misafirlerinize sunduğunuz o tabağın arkasındaki bin yıllık hikayeyi anlatma yetisini de kazanacaksınız. Hazırsanız, ocağın altını açalım (veya mangalı körükleyelim) ve en iyi Abagannuş tarifi için malzeme seçimine geçelim.
Bir yemeğin lezzeti, içindeki en zayıf malzemenin kalitesi kadardır. Abagannuş tarifi söz konusu olduğunda ise hata payımız yok; çünkü bu meze, malzemelerin çıplak ve saf halini sunar. Soslarla kusurları örtemezsiniz. İşte Trakya’nın bereketli topraklarından Hatay’ın isli mutfağına uzanan o kusursuz malzeme seçim rehberi:

Patlıcan, bu mezenin gövdesidir. Peki, en iyi Abagannuş tarifi için hangi patlıcanı seçmelisiniz?
Abagannuş’u sadece bir patlıcan ezmesi olmaktan çıkaran, içindeki kırmızı dokunuşlardır.
Mezenin parlamasını sağlayan, aromaları birbirine bağlayan o son dokunuştur.
Malzemelerimiz tamamsa, şimdi onları ateşle imtihan etme vaktidir. Birçok kişi “patlıcanı fırına atarım, olur biter” der. Ama biz TrakyaLife okurlarına sıradanlığı değil, zirveyi vadediyoruz.
Gerçek bir Abagannuş tarifi is tadı (smoky flavor) olmadan eksiktir. Fırın, patlıcanı sadece haşlar gibi pişirir. Oysa bizim ihtiyacımız olan, kabuğun yanarak içindeki ete o dumanlı ruhu vermesidir.
Patlıcanlar közlendikten sonra genellikle yapılan en büyük hata, onları musluğun altında yıkamaktır. Asla yapmayın! Suyla temas eden közlenmiş patlıcan, o canım is kokusunu kaybeder ve sünger gibi su çeker.
Abagannuş bir püre değildir, bir salatadır. Bu yüzden mutfak robotu veya blender bu tarifin en büyük düşmanıdır. Robot, sebzeleri öldürür ve suyunu çıkarır. En iyi Abagannuş tarifi keskin bir şef bıçağı veya zırh ile sebzelerin minik küpler (brunoise) halinde doğranmasıyla elde edilir. Her çatalda patlıcanın dokusunu, biberin tatlılığını ve domatesin ferahlığını ayrı ayrı hissetmelisiniz.

Bu bölüm, sıradan bir yemek yapma sürecinden ziyade, her malzemenin hakkını vererek bir denge kurma sanatıdır. İşte adım adım, püf noktalarıyla o efsanevi hazırlık süreci:
Hazırladığınız Abagannuş tarifi, sadece bir meze değil, masanın yıldızıdır. Onu hak ettiği şıklıkla sunmalısınız.
Trakya mutfağı et odaklıdır ve bu meze, ağır et yemeklerinin en ferahlatıcı yancısıdır.
Abagannuş, yapıldıktan 1-2 saat sonra aromaların iyice oturmasıyla çok daha lezzetli olur. Buzdolabında hava almayan bir kapta 2 gün saklanabilir. Ancak servis etmeden 15 dakika önce oda sıcaklığına çıkarmanız, zeytinyağının donukluğunu çözmek ve aromaları canlandırmak için kritiktir.
Okuyucuların aklına takılabilecek tüm detayları, bir uzman edasıyla yanıtlıyoruz. Bu bölüm, sayfa etkileşimini artırmak için kritiktir.
En çok sorulan soru budur. Abagannuş tarifi, közlenmiş sebzelerin (patlıcan, biber, domates) zeytinyağı, sarımsak ve nar ekşisiyle harmanlanmasıyla yapılır; sebze ağırlıklıdır. Babagannuş ise genellikle sadece patlıcan ve tahin (bazen yoğurt) ile hazırlanan, daha kremsi bir yapıya sahip olan Orta Doğu kökenli bir mezedir.
Teknik olarak evet, ama lezzet olarak hayır. Gerçek bir Abagannuş tarifi o an közlenmiş sebzenin isli sıcaklığını ister. Dondurulmuş patlıcanda o karakteristik duman kokusu kaybolur ve dokusu fazlasıyla yumuşar. Eğer vaktiniz darsa “közlenmiş hazır patlıcan” yerine, döküm tavada hızlıca patlıcanları közlemeyi deneyin.
Patlıcanları közledikten sonra kabuklarını soyarken elinizi hafifçe limonlu suya batırabilirsiniz. Ancak en önemli sır, sebzeleri doğradıktan hemen sonra sosuyla (özellikle asidik olan limon ve sirke/nar ekşisiyle) buluşturmaktır. Oksijenle temas kesildiğinde kararma durur.
Kesinlikle! Bu meze, düşük kalorili sebzelerden oluşur. İçindeki zeytinyağı miktarını kontrol altında tuttuğunuz sürece, yüksek lifli ve vitamin deposu bir öğündür. Abagannuş tarifi glutensiz ve vegan beslenmeye %100 uygundur.
Trakya’nın verimli tarlalarından gelen malzemeleri, Hatay’ın o binlerce yıllık ateşiyle buluşturduğumuz bu yolculuğun sonuna geldik. İyi bir Abagannuş tarifi, sadece mideyi değil, ruhu da doyurur. Közlenen her patlıcan, ezilen her sarımsak tanesi bu toprağın hikayesini anlatır. Şimdi sıra sizde; mutfağa girin, ocağın altını açın ve misafirlerinize bir tabak dolusu “isli mutluluk” sunun.
Afiyet olsun, TrakyaLife sofralarınız her daim bereketli olsun!