Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Ukrayna Başbakan Yardımcısı Taras Kaçka ile görüştü. Tsahkna, Rusya’nın sivil altyapıya yönelik saldırılarını “kasıtlı terör” olarak nitelendirerek AB’ye 20. yaptırım paketi çağrısında bulundu.

Estonya’nın başkenti Tallinn, Ukrayna ile dayanışma adına kritik bir diplomasi trafiğine ev sahipliği yaptı. Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Ukrayna Başbakan Yardımcısı Taras Kaçka ile bir araya gelerek Rusya-Ukrayna savaşındaki son durumu ve Avrupa’nın bu süreçteki sorumluluklarını ele aldı. Görüşme sonrası yapılan açıklamalarda, Rusya’nın kış şartlarını bir silah olarak kullanması “kasitli bir terör” olarak nitelendirilirken, Avrupa Birliği’ne (AB) 20. yaptırım paketini ivedilikle hayata geçirme çağrısı yapıldı.
Kritik Altyapı Saldırıları: Rusya’nın dondurucu kış şartlarında elektrik, su ve ısınma hatlarını hedef alması “insani terör” olarak tanımlandı.
20. Yaptırım Paketi: Estonya, Rusya’nın ekonomik ve siyasi izolasyonunu derinleştirecek yeni ve en sert yaptırım paketinin hemen çıkarılmasını talep etti.
AB Reformları: Savaşın dördüncü yılına girilirken Ukrayna’nın savunma hattında sergilediği direnç ve AB reformlarındaki kararlılığı takdirle karşılandı.
Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Ukrayna Başbakan Yardımcısı Taras Kaçka ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı basın açıklamasında, Ukrayna’nın sadece kendi topraklarını değil, tüm Avrupa kıtasının demokratik değerlerini ve güvenliğini savunduğunu vurguladı. Estonya Ukrayna dayanışması çerçevesinde yürütülen görüşmelerde, savaşın dördüncü yılına girilmesine rağmen Ukrayna halkının ve ordusunun sergilediği olağanüstü direncin altı çizildi.
Bakan Tsahkna, Ukrayna’nın bir yandan sahada Rus saldırganlığına karşı göğüs gererken, diğer yandan Avrupa Birliği üyeliği yolunda gereken demokratik ve yapısal reformları hız kesmeden sürdürmesini “mucizevi bir güç gösterisi” olarak tanımladı. Ancak bu direncin sürebilmesi için Batı dünyasının, özellikle de Avrupa Birliği’nin daha somut ve sert adımlar atması gerektiğini belirterek, Brüksel’e yönelik baskı mesajlarını yineledi.
Görüşmenin en sarsıcı başlığı, Rusya’nın Ukrayna’nın sivil altyapısına yönelik stratejik saldırıları oldu. Bakan Tsahkna, Rus ordusunun özellikle kış aylarında sıcaklığın sıfırın altına düştüğü bölgelerde kasıtlı olarak enerji tesislerini, su arıtma istasyonlarını ve ısıtma merkezlerini hedef aldığını ifade etti. Bu saldırıların askeri bir amaçtan ziyade sivil halkı yıldırmaya ve insani bir felaket yaratmaya yönelik olduğunu savunan Tsahkna, şu ifadeleri kullandı:
“Rusya, sivillere ve kritik altyapıya yönelik acımasız saldırılarını sürdürüyor; kışın ortasında elektrik, ısınma ve suyu hedef alıyor. Bu, Ukrayna halkına karşı kasıtlı bir terördür.”
Bu saldırıların uluslararası hukuk nezdinde birer savaş suçu teşkil ettiğini belirten Eston Bakan, Rusya’nın bu eylemleriyle Ukrayna halkının yaşama iradesini kırmayı hedeflediğini ancak Ukrayna’nın bu “kış terörü” karşısında daha da kenetlendiğini gözlemlediklerini aktardı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Estonya, Rusya üzerindeki ekonomik baskının henüz maksimum seviyeye ulaşmadığı görüşünü savunuyor. Bakan Tsahkna, Ukrayna Başbakan Yardımcısı Kaçka ile yaptığı görüşmede, Avrupa Birliği’nin vakit kaybetmeden 20. yaptırım paketini hazırlaması ve onaylaması gerektiğini belirtti. Estonya’nın önerdiği bu yeni paketin, Rusya’nın savaş makinesini besleyen finansal damarları tamamen kurutmayı amaçladığı öğrenildi.
Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Rusya’nın sadece ekonomik olarak izole edilmesinin yeterli olmayacağını, hukuki sürecin de aynı sertlikte işletilmesi gerektiğini savundu. Görüşmede, Rusya’nın Ukrayna topraklarında işlediği iddia edilen savaş suçları ve “saldırı suçu” için özel bir uluslararası mahkeme kurulması fikri bir kez daha teyit edildi. Tsahkna, adaletin yerini bulmadığı her günün, benzer saldırgan emelleri olan diğer yapılar için cesaret verici olduğunu hatırlattı.
Estonya Ukrayna dayanışması, bu noktada sadece silah yardımıyla değil, aynı zamanda uluslararası hukuk platformlarında Ukrayna’nın sesi olmakla da kendini gösteriyor. Bakan Tsahkna, Rus siyasi ve askeri liderliğinin hesap verebilirliğinin sağlanmasının, gelecekteki küresel güvenlik mimarisinin inşası için bir ön koşul olduğunu belirtti.
Ukrayna Başbakan Yardımcısı Taras Kaçka, görüşmede Ukrayna’nın sadece bir savaş sahası değil, aynı zamanda kararlı bir reform merkezi olduğunu anlattı. Estonya tarafı, Ukrayna’nın yolsuzlukla mücadele, yargı bağımsızlığı ve kamu yönetimi şeffaflığı konularında, tepesinden füzeler geçerken bile geri adım atmamasını “tarihi bir başarı” olarak nitelendirdi.
Estonya, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin hızlandırılması gerektiğini savunurken; bu sürecin hem Ukrayna halkı için bir moral kaynağı hem de Rusya’ya verilmiş en güçlü “stratejik cevap” olacağını vurguladı. Tsahkna, “Ukrayna’nın geleceği Avrupa ailesinin tam merkezindedir” diyerek Tallinn’in desteğini bir kez daha resmileştirdi.
Rusya’nın “kış terörü” olarak adlandırılan altyapı saldırılarına karşı Estonya, Ukrayna’ya teknik ekipman ve jeneratör desteğini artırma sözü verdi. Elektrik şebekelerinin onarımı ve su sistemlerinin korunması için Eston uzmanların Ukraynalı meslektaşlarıyla dijital ve fiziksel platformlarda sürekli bilgi paylaşımında bulunduğu aktarıldı.
Özellikle siber güvenlik alanındaki tecrübesiyle bilinen Estonya, Ukrayna’nın kritik altyapı tesislerine yönelik dijital saldırılara karşı da bir savunma kalkanı oluşturulmasına yardımcı oluyor. Bakan Tsahkna, fiziksel bombaların siber saldırılarla desteklendiği bu “hibrit savaş” döneminde, savunmanın her alanda koordineli olması gerektiğini ifade etti.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Tsahkna’nın üzerinde durduğu “tam izolasyon” kavramı, Rusya’nın sadece batı pazarlarından değil, uluslararası spor, kültür ve bilim organizasyonlarından da tamamen dışlanmasını kapsıyor. Estonya, Rusya’nın bu saldırgan tutumu devam ettiği sürece uluslararası toplumda “normal bir devlet” muamelesi görmesinin mümkün olmadığını savunuyor.
Ukrayna Başbakan Yardımcısı Taras Kaçka ise Estonya’nın bu ilkeli duruşunun diğer AB ülkelerine de örnek olması gerektiğini belirterek, Estonya halkına ve hükümetine sağladıkları sarsılmaz destek için teşekkür etti. Görüşmenin sonunda, iki ülkenin diplomatik misyonlarının 20. yaptırım paketinin içeriğini olgunlaştırmak üzere Brüksel’de ortak bir çalışma yürüteceği açıklandı.
Tallinn’deki bu kritik buluşma, Avrupa Birliği’nin önümüzdeki haftalarda gerçekleştireceği dış ilişkiler konseyi toplantısı öncesinde bir ön hazırlık niteliği taşıyor. Estonya Ukrayna dayanışması, hazırlanan raporlar ve yaptırım önerileriyle birlikte Brüksel’deki masaya taşınacak. Bakan Margus Tsahkna, Rusya’nın kış ortasında gerçekleştirdiği altyapı saldırılarının, Avrupa kamuoyunda “yorulma” belirtisi gösteren kesimler için bir uyarı fişeği olması gerektiğini savunuyor.
Tsahkna, “Eğer bugün Rusya’nın bu vahşetini durduracak adımları atmazsak, yarın maliyet çok daha ağır olacak. 20. yaptırım paketi sadece Ukrayna’yı korumak için değil, Avrupa’nın kendi sınırlarını ve değerlerini korumak için de elzemdir” diyerek stratejik bir perspektif çizdi. Ukrayna Başbakan Yardımcısı Kaçka da Tallinn’den aldığı bu güçlü destekle, diğer Baltık ve İskandinav ülkeleriyle temaslarını sıklaştırmak üzere Estonya’dan ayrıldı.
Rusya’nın sivilleri hedef alan stratejisi, uluslararası toplumda Ukrayna’ya yönelik yardım iştahını yeniden canlandırıyor. Estonya’nın öncülük ettiği “tam hesap verebilirlik” ve “sert izolasyon” politikası, Ukrayna’nın cephedeki askeri başarısını diplomatik zaferlerle taçlandırmayı hedefliyor. 12 Şubat 2026 tarihli bu görüşme, Avrupa tarihinin en zorlu kışlarından birinde, demokrasinin otoriterliğe karşı verdiği mücadelenin sarsılmaz bir halkası olarak kayıtlara geçti.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı