Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile bir araya gelerek 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nın detaylarını görüştü. Altyapı, dijitalleşme ve kalkınma hedefleri masaya yatırıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ve hükümet ortaklarıyla bir araya gelerek, iki ülke arasındaki sarsılmaz bağları güçlendirecek stratejik bir görüşme gerçekleştirdi. Ankara ve Lefkoşa hattındaki iş birliğini yeni bir boyuta taşıyan bu buluşmada, adanın kalkınma hamlesinden ekonomik sürdürülebilirliğe kadar pek çok hayati konu masaya yatırıldı. Görüşmenin odağında, KKTC ekonomisinin çehresini değiştirecek olan 2026 yılı planlamaları yer aldı.
Stratejik Anlaşma Yolda: 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nın önümüzdeki günlerde imzalanması planlanıyor.
Geniş Kapsamlı Kalkınma: Altyapı, dijitalleşme, eğitim ve üretim projeleri iş birliğinin ana sütunlarını oluşturuyor.
Tam Destek Mesajı: Türkiye, her koşulda ve platformda Kıbrıs Türk halkının ve KKTC’nin yanında olmaya devam edecek.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabı ve resmi kanallar aracılığıyla yaptığı açıklamada, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve hükümetin diğer ortaklarıyla yapılan görüşmenin son derece verimli geçtiğini vurguladı. Bu zirve, sadece diplomatik bir nezaket ziyareti değil, aynı zamanda KKTC kalkınma projeleri için somut bir yol haritasının çizildiği teknik bir çalışma toplantısı niteliği taşıyor. Yılmaz, Türkiye’nin tecrübesini ve imkanlarını KKTC’nin her bir ferdine ulaştırmak konusundaki kararlılıklarını yineledi.
Görüşmenin en dikkat çekici yanlarından biri, altyapıdan dijitalleşmeye kadar uzanan geniş hizmet yelpazesi oldu. Özellikle kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi ve bürokrasinin azaltılması yönünde atılan adımların, adadaki yatırım iklimini iyileştirmesi bekleniyor. Cevdet Yılmaz, ekonomik yapının daha rekabetçi bir hale gelmesinin, KKTC’nin kendi ayakları üzerinde duran, üreten ve refahını tabana yayan bir yapıya kavuşması için elzem olduğunu belirtti.
Milyonlarca Kıbrıs Türkü’nün gözü kulağı, imzalanması beklenen yeni dönem anlaşmasında. Cevdet Yılmaz, önümüzdeki günlerde resmiyet kazanacak olan 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nın detaylarına dair önemli ipuçları verdi. Bu anlaşmanın, önceki yıllardan farklı olarak daha kapsayıcı ve toplumun tüm kesimlerine dokunan bir nitelikte olması hedefleniyor. KKTC kalkınma projeleri finansmanının temelini oluşturacak olan bu metin, sadece bütçe disiplini değil, aynı zamanda doğrudan refah artırıcı yatırımları da içeriyor.
Anlaşmanın temel amaçlarından biri, KKTC ekonomisini sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak. Bu kapsamda, üretim odaklı bir modelin desteklenmesi ve adanın turizm ile eğitim dışındaki sektörlerde de (tarım, bilişim, hafif sanayi) rekabet gücü kazanması planlanıyor. Yılmaz, “Tüm kesimleri kapsayan bir nitelikte olmasını amaçlıyoruz” diyerek, bu sürecin işçiden işverene, çiftçiden öğrenciye kadar herkesi kucaklayacağının sinyalini verdi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Zirvede ele alınan projeler arasında eğitim sektörü ve yerel üretim kapasitesinin artırılması öncelikli başlıklar arasında yer aldı. KKTC’nin bir “üniversiteler adası” kimliğinin korunması ancak bunun yanı sıra sanayi ve tarımda da katma değerli üretimin artırılması gerektiği vurgulandı. Cevdet Yılmaz ve Ünal Üstel, Türk girişimcilerin adadaki üretim potansiyelini değerlendirmesi ve yerel istihdama katkı sağlaması için yeni teşvik mekanizmaları üzerinde durdu.
Görüşmenin en somut başlıklarından biri olan altyapı projeleri, KKTC’nin fiziksel gelişimini doğrudan etkileyen unsurlar olarak ele alındı. KKTC kalkınma projeleri kapsamında, karayolları ağının modernizasyonundan enerji arz güvenliğine kadar pek çok hayati konu masaya yatırıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin devasa yatırımlarla desteklediği su temin projesinin ardından, enerjide de benzer bir güvenliğin tesis edilmesi için çalışmaların hız kazandığını belirtti.
Özellikle enterkonnekte sistem (deniz altından elektrik kablosu) projesine dair teknik hazırlıklar ve fizibilite çalışmalarındaki son durumun da gündeme geldiği zirvede, adanın enerji maliyetlerinin düşürülmesinin yerel üretici üzerindeki yükü hafifleteceği vurgulandı. Altyapı yatırımlarının sadece yollarla sınırlı kalmayıp, limanların ve havalimanlarının kapasite artırımlarını da içermesi, KKTC’nin bölgesel bir ticaret merkezi olma vizyonunu destekliyor.
Dijital dönüşüm, Ankara ve Lefkoşa hükümetlerinin ortak ajandasında en üst sıralarda yer alıyor. Görüşmede, KKTC’de e-devlet altyapısının yaygınlaştırılması ve kamu hizmetlerinin vatandaşlara daha hızlı, şeffaf ve erişilebilir şekilde sunulması noktasında kaydedilen ilerlemeler değerlendirildi. Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin dijital dönüşüm tecrübesini (Türksat ve BTK gibi kurumlar aracılığıyla) KKTC’ye aktarmaya devam edeceklerini ifade etti.
Dijitalleşme hamlesi sadece kamu yönetimiyle sınırlı kalmayıp, ekonominin kayıt altına alınması ve vergi adaletinin sağlanması noktasında da kritik bir rol oynayacak. Yeni imzalanacak anlaşma ile dijital altyapı projelerine ayrılan payın artırılması, KKTC’nin teknoloji odaklı bir ekonomik model geliştirmesine zemin hazırlayacak.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Cevdet Yılmaz’ın üzerinde en çok durduğu kavram “rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı” oldu. KKTC ekonomisinin dış yardımlara olan bağımlılığını kademeli olarak azaltacak olan bu model, yerel kaynakların daha etkin kullanılmasını şart koşuyor. 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nın ruhunu oluşturacak olan bu sürdürülebilirlik ilkesi, adanın öz kaynaklarını harekete geçirmeyi hedefliyor.
Üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik teşvikler, özellikle yerel üreticinin dış pazarlara açılması ve ihracat potansiyelinin geliştirilmesi üzerine kurgulanıyor. Yılmaz ve Üstel, KKTC’nin dünya ile olan ekonomik entegrasyonunun engellenemeyeceğini ve Türk ürünlerinin küresel standartlarda rekabet edebilmesi için her türlü teknik desteğin sağlanacağını teyit ettiler.
Görüşmenin siyasi boyutunda ise Türkiye’nin sarsılmaz desteği bir kez daha vurgulandı. Cevdet Yılmaz, her koşulda ve uluslararası her platformda Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının savunucusu olacaklarını belirtti. KKTC’nin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi yönündeki kararlılık, iktisadi iş birliğiyle perçinleniyor.
Ekonomik olarak güçlü bir KKTC’nin, masada da daha güçlü bir el anlamına geldiği gerçeğinden hareketle, iki hükümet arasındaki eşgüdümün artırılması kararlaştırıldı. Başbakan Ünal Üstel ve hükümet ortakları, Türkiye’nin sunduğu bu vizyonel desteğin, adadaki siyasi ve ekonomik istikrarın teminatı olduğunu dile getirdiler.
Zirvede ele alınan projelerin nihai hedefi, ekonomik büyümenin meyvelerini toplumun en geniş kesimlerine yaymak olarak belirlendi. KKTC kalkınma projeleri sadece devasa inşaat projelerinden ibaret kalmayıp; sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi, sağlık altyapısının modernizasyonu ve dezavantajlı grupların desteklenmesini de kapsıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, hazırlanan 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nın “tüm kesimleri kapsayan” niteliğinin, toplumsal huzurun anahtarı olduğunu ifade etti.
Eğitim alanındaki iş birliği kapsamında, mesleki eğitimin piyasa ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirilmesi ve genç istihdamının artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin tecrübe paylaşımıyla, KKTC’de iş gücü niteliğinin yükseltilmesi ve adanın bir “bilgi ekonomisi” merkezine dönüşmesi için gerekli yasal ve yapısal reformların takvimi de bu görüşmede netleştirildi.
Toplantının sonunda Cevdet Yılmaz’ın verdiği en net mesaj, Türkiye’nin KKTC’ye olan bağlılığıydı. “Her koşulda ve her platformda yanınızdayız” sözü, sadece bir söylemden öte, imzalanacak olan mali protokollerle ete kemiğe bürünüyor. Başbakan Ünal Üstel ve hükümet ortakları, Türkiye’nin bu güçlü iradesinin adadaki güven ortamını pekiştirdiğini belirterek, önümüzdeki günlerde imzalanacak anlaşmanın KKTC için bir sıçrama tahtası olacağını dile getirdiler.
Sonuç olarak; Ankara ve Lefkoşa arasındaki bu üst düzey temaslar, 2026 yılının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için büyük bir değişim ve gelişim yılı olacağını müjdeliyor. Altyapıdan dijitalleşmeye, eğitimden üretime kadar her alanda atılan imzalar, Kıbrıs Türk halkının refahını kalıcı kılmayı ve Doğu Akdeniz’de parlayan bir KKTC inşa etmeyi hedefliyor.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı