Belçika’da sigara yasağında hoşgörü dönemi bitti! Park, okul ve hastane çevrelerinde sigara içmenin cezası 8 bin Euro’ya kadar çıkıyor. 2027’de teraslar da yasaklanacak. İşte yeni kurallar.

Avrupa’nın kalbi Belçika’da, tütün ürünleri tüketenler için çember giderek daralıyor ve kurallar artık çok daha sert bir hal alıyor. Uzun süredir gündemde olan ve kamu sağlığını korumayı amaçlayan kısıtlamalarda “alışma süreci” resmen sona erdi. Hükümetin geçtiğimiz yıl başlattığı ancak vatandaşların uyum sağlaması için esnek tuttuğu denetimlerde, artık hoşgörü dönemi kapandı. Özellikle parklar, okul önleri ve hastane çevrelerinde sigara içmenin bedeli, dudak uçuklatan rakamlara ulaşabilir.
Ceza Miktarları: Kuralları ihlal edenlere kesilecek cezalar 208 Euro’dan başlıyor, ihlalin boyutuna göre tam 8.000 Euro’ya kadar çıkabiliyor.
10 Metre Kuralı: Okul, hastane ve kütüphane gibi hassas binaların giriş ve çıkışlarında 10 metrelik bir “sigarasız hava sahası” oluşturulması zorunlu kılındı.
İşletme Sorumluluğu: Gerekli uyarı levhalarını asmayan işletmeler de cezalardan nasibini alacak; kuralları uygulayan işletmelerde ise ceza doğrudan içene kesilecek.
Belçika hükümeti, halk sağlığını tehdit eden tütün kullanımıyla mücadele kapsamında geçtiğimiz yıl yürürlüğe koyduğu Belçika sigara yasağı düzenlemelerinde vites yükseltti. 2025 yılı boyunca yetkililer, kamuya açık alanlarda sigara içen vatandaşlara daha çok rehberlik edip, uyarıda bulunmayı tercih etmişti. Bu süreç, bir nevi adaptasyon ve bilgilendirme yılı olarak değerlendirilmişti. Ancak 2026 takvim yapraklarının çevrilmesiyle birlikte, sokaklardaki denetimlerin rengi tamamen değişti.

Federal yetkililer tarafından yapılan açıklamalara göre, artık “bilmiyordum” veya “fark etmedim” mazeretleri geçerli olmayacak. Denetim ekipleri, yasaklı bölgelerde sigara içildiğini tespit ettikleri anda, herhangi bir ön ihtar yapmaksızın doğrudan cezai işlem uygulayabilecekler. Bu durum, hem yerel halk hem de ülkeyi ziyaret eden turistler için kuralların ne kadar ciddiye alınması gerektiğini gözler önüne seriyor. Hükümetin buradaki temel amacı, caydırıcılığı en üst seviyeye çıkararak, özellikle çocukların ve hastaların pasif içicilikten zarar görmesini engellemek.
Yeni düzenlemenin en hassas ve üzerinde en çok durulan noktası şüphesiz çocukların bulunduğu alanlar. Yapılan düzenlemelerle birlikte, çocukların oyun oynadığı, eğitim gördüğü veya vakit geçirdiği alanlar tam anlamıyla koruma altına alındı. Lunaparklar, hayvanat bahçeleri, çocuk oyun alanları ve spor sahaları, sigara dumanının kesinlikle yasaklandığı bölgeler ilan edildi. Bu alanlarda sigara içmek, sadece bir kural ihlali değil, toplum sağlığına karşı işlenmiş ciddi bir suç olarak değerlendiriliyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Sadece oyun alanlarının içi değil, çevreleri de bu yasağın kapsamına giriyor. Özellikle ebeveynlerin çocuklarını beklediği okul önleri, kreş girişleri, kütüphaneler ve hastane kapıları için getirilen “10 metre kuralı” büyük önem taşıyor. Artık bir hastane kapısının hemen önünde veya bir okulun bahçe duvarına yaslanarak sigara içmek mümkün olmayacak. Vatandaşların, bu binaların girişlerine en az 10 metre mesafede durmaları gerekecek. Bu kurala uymayanlar, kameralar veya denetim ekipleri tarafından tespit edildiklerinde ağır yaptırımlarla karşılaşacaklar.

Yasağın en çok konuşulan ve belki de en caydırıcı tarafı, belirlenen para cezalarının yüksekliği. Belçika basınına yansıyan detaylara göre, cezalar standart bir tarifeden ziyade, ihlalin niteliğine ve tekrarına göre değişkenlik gösteriyor. Basit bir ihlalde bile vatandaşlar en az 208 Euro gibi ciddi bir ödemeyle karşı karşıya kalacak. Ancak durumun ciddiyetine, ihlalin yapıldığı yere ve kişinin tavrına göre bu rakam katlanarak artabiliyor ve üst sınır olan 8.000 Euro’ya kadar ulaşabiliyor.
Federal Halk Sağlığı Servisi, Belçika sigara yasağı uygulamasının başarısı için sadece kolluk kuvvetlerine değil, işletme sahiplerine de büyük bir sorumluluk yükledi. Yeni dönemde kafe, restoran, eğlence parkı veya hastane yönetimleri, kendi alanlarında yasağın uygulanıp uygulanmadığından bizzat sorumlu tutuluyor. Yetkililer, işletmelerin “Ben görmedim” deme lüksünün olmadığını açıkça belirtiyor.
Burada sistem oldukça net bir mekanizmayla işliyor: İşletme sahibinin birincil görevi, müşterilerini ve ziyaretçilerini bilgilendirmek. Eğer bir mekanda veya yasaklı alanda gerekli “Sigara İçilmez” uyarı levhaları, piktogramlar veya bilgilendirme yazıları asılmamışsa, kesilecek cezanın muhatabı doğrudan işletme sahibi oluyor. Bu durumda denetimciler, vatandaşın bilgilendirilmediğini varsayarak faturayı kuruma kesiyor. Ancak, işletme tüm yasal sorumluluklarını yerine getirmiş, uyarı levhalarını görünür yerlere asmışsa ve buna rağmen bir vatandaş kural ihlali yapıyorsa, o zaman 8 bin Euro’ya varan o ağır ceza doğrudan sigara içen kişiye tebliğ ediliyor. Bu sistem, işletmecileri bir nevi “kendi mekanının denetçisi” olmaya zorluyor.
Belçika’da sosyal hayatın vazgeçilmez bir parçası olan kafe ve restoran terasları için de geri sayım başladı. Hükümetin tütünle mücadele eylem planı, sadece bugünü değil, önümüzdeki yılları da kapsayan geniş bir takvime yayılmış durumda. Şu an için açık alanlarda belirli kısıtlamalar olsa da, tiryakiler için asıl büyük kısıtlama 2027 yılında devreye girecek.
Planlamaya göre 2027 yılından itibaren, restoran ve kafelerin açık hava teraslarında sigara içmek tamamen tarih olacak. Belçika sokak kültürünün önemli bir parçası olan “terasta kahve ve sigara” alışkanlığı, bu tarihten itibaren yasak kapsamına alınıyor. Üstelik bu yasak sadece geleneksel tütün ürünlerini kapsamıyor; elektronik sigaralar ve ısıtılmış tütün ürünleri de aynı kategoride değerlendirilecek. Yani duman çıkaran veya buhar yayan her türlü cihaz, 2027 itibarıyla yeme-içme mekanlarının açık alanlarından da sürgün edilecek. Bu hamle, hükümetin “dumansız hava sahasını” sadece kapalı alanlarla sınırlı tutmayıp, sosyal yaşamın her karesine yayma kararlılığını gösteriyor.
Brüksel’den Anvers’e kadar ülkenin dört bir yanında yankılanan bu sert tedbirler, toplumda farklı seslerin yükselmesine neden oldu. Sigara kullanmayanlar, astım hastaları ve çocuklu aileler, kararları büyük bir memnuniyetle karşılıyor. Özellikle parklarda ve duraklarda maruz kaldıkları pasif içicilikten kurtulacak olmaları, bu kesim tarafından “geç kalmış ama yerinde bir karar” olarak yorumlanıyor. Temiz hava hakkının korunması gerektiğini savunan sivil toplum kuruluşları da hükümetin arkasında duruyor.
Ancak madalyonun diğer yüzünde işletmecilerin derin endişeleri var. Özellikle kafe ve bar sahipleri, yüksek para cezalarının işletmeleri zor durumda bırakabileceğini belirtiyor. Müşteriyle karşı karşıya gelmekten çekinen esnaf, denetim rolünün kendilerine verilmesinden rahatsız. Ayrıca 2027’de gelecek olan teras yasağının, turizmi ve yeme-içme sektörünü ekonomik olarak baltalayabileceği yönünde eleştiriler de yüksek sesle dile getiriliyor. İşletmeciler, “Müşteri kaçırma” korkusu ile “Ağır ceza ödeme” korkusu arasında sıkışmış durumda.
Tüm bu tartışmaların gölgesinde Belçika Sağlık Bakanlığı, rotasından sapmıyor. Bakanlığın nihai hedefi, sadece ceza kesmek değil, sigara kullanım oranlarını istatistiksel olarak aşağıya çekmek. Yapılan araştırmalar, yasakların kapsamı genişledikçe sigarayı bırakma eğiliminin arttığını gösteriyor. Yetkililer, yeni yasalarla birlikte sigarasız bir yaşam ortamı standardı oluşturmayı ve gelecek nesilleri tütün bağımlılığından tamamen uzak tutmayı amaçlıyor. Belçika sigara yasağı, aslında Avrupa genelinde yaygınlaşan “Tütünsüz Nesil” projesinin en sert ve somut adımlarından biri olarak tarihe geçmeye hazırlanıyor.
Kaynak : arti33.com